Tunus'un şaheser kapıları fotoğraflarda kaldı

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Tunus'un surlarındaki 19 kapı, tarihi dokunun önemli bir parçasını teşkil ediyor. Yusuf Sami Kamadan yazdı.

Tunus'un şaheser kapıları fotoğraflarda kaldı

 

 

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Tunus, iki surdan meydana gelen bir şehirdi. Güvenlik için yapılan surlara giriş ve çıkış ise 19 kapıdan sağlanıyordu. Bugüne ulaşan kapılar Tunus'un tarihi dokusunun önemli bir parçası.

Ortaçağ’da kurulan şehirlerin en önemli özelliklerinden biri, şehrin sur içerisinde inşa edilmesiydi. Sur içindeki şehirlere farklı yerlerdeki kapılarından giriş ve çıkışlar sağlanıyordu. Şehre girişi sağlayan kapılar çift kanatlı iken, daha küçük mekânlara geçişi sağlayan kapılar ise tek kanatlıydı.

19 kapıdan 5 tanesi ayakta

Tunus Kültür Eserleri Uzmanı Abdulsettar Ammamu, ülkedeki surlar hakkında şunları söyledi: "Tunus, diğer İslam şehirlerinde benzer örneklerini gördüğümüz iki surdan meydana gelen bir şehirdi. Bunlardan biri dış sur, bir diğeri ise bunun içinde yer alan iç sur. Bu surlar, giriş ve çıkışı sağlamak üzere toplam 19 kapıya sahipti.

Fakat şimdilerde bunlardan günümüze sadece 5 kapı kaldı. Bu kapılar genel itibariyle Hafsi ve Osmanlı döneminde yapılmış olmakla beraber, Bal Kapısı gibi Fransa döneminde giriş ve çıkışları sağlamak amacıyla yapılanlar da var."

Kapılar akşamları kapanırdı

Sur içinde yaşayan halkın güvenliğini sağlamak için yapılan kapılar, akşamları belirli bir saatte ve Cuma ile Bayram namazları vakitlerinde kapatılıyordu. 1838'de Ahmed Bey zamanında şehrin korunması için ordu tahsis edilince, kapıların kapanmasına gerek duyulmadı.

Hafsiler zamanında önce, "Medine" denilen şehri çevreleyen ilk sur inşa edildi. İnşa edilen surların 7 kapısı vardı. Şehrin ana kapısı kabul edilen Bâbülbahr ise, tersanenin bulunduğu yere açılıyordu.

İlerleyen yıllarda bir başka Hafsî Sultanı 1317'de Medine’yi ve sonradan oluşan iki mahalleyi içine alacak ikinci suru yaptırdı. Yapıldığı tarihlerde altı kapısı bulunan sura, Osmanlı döneminde dört kapı daha eklendi.

Sur için “asrın övüncü” dendi

Yapım tarihi bilinmeyen Bâbülbahr, bugünkü görünümüne Osmanlı Valisi Ahmed Paşa tarafından 1847 yılında yaptırılan tadilatla kavuştu. Altı beyitten oluşan onarım kitabesinin son kısmında şu ifadeler yer alıyor:

"Tunus’ta yapılan bu eser, her tarafta anılmakta ve ondan övgüyle bahsedilmektedir. Bu eserin yapımı tamamlanınca, güzelliği ve şahaneliği asrın övünç kaynağı haline geldi. Gelecek zaman bu görüşü destekleyecektir.”

Geriye siyah beyaz fotoğraflar kaldı

Zamanla şehrin nüfusunun artması ile yerleşimler sur dışına yayıldı. Bu da surların yıkılması ve kapıların ortadan kalkması tehlikesini gündeme getirdi. Tunus’un Fransız sömürgesi altında olduğu 1888'de çizilen bir gravürde 16 kapı yer alırken, günümüze sadece birkaçı ulaşabildi.

Tunus Kültür Bakanlığı tarafından korunan yapıların çoğu onarılsa da, Bâbüsâdûn’da olduğu gibi kapılar tarihi dokusunu kaybetmiş durumda. Bir zamanlar Tunus'u çevreleyen ancak bugüne ulaşmayan kapılardan geriye ise, sadece siyah beyaz fotoğraflar kaldı.

 

 

Yusuf Sami Kamadan yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Ocak 2014, 17:16
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13