Tunus kapılarındaki 3 tokmağın sırrı (video)

Köklü kültürlerin ve farklı medeniyetlerin buluştuğu Tunus'un sokakları renkli ve işlemeli kapılarla dolu. Kapılarda ilgi çeken bir unsur farklı boylarda üç tokmağın bulunması. Bu tokmak ev ahalisine aç ayrı ziyaretçiyi haber veriyor. Yusuf Sami Kamadan yazdı.

Tunus kapılarındaki 3 tokmağın sırrı (video)

 

 

Tarihi 7. yüzyıla uzanan Tunus şehri, eski medeniyetlerin enkazı üzerine kurulsa da; İslam kültürüyle eski kültürü ustalıkla kaynaştırıp kendine has bir üslup çıkarmayı başardı. Bu zenginlik bugün mimari eserler başta olmak üzere şehirde pek çok alanda kendini gösteriyor.

Tunusluların evlerine açılan kapılar da bu kültür mozaiğinin en güzel örneklerinden. Şekilleri, desenleri ve boyutlarıyla her biri farklı bir dokuya sahip olan kapılar, bambaşka hikâyeler anlatıyor.

Herkes eğilerek geçsin diye

Tunus kapıları genellikle dikdörtgen veya kavisli yapıları ile dikkat çekiyor. Bazı kapılarda ise büyük kapının bir kanadı, içerisinde bir başka kapıyı meydana getiriyor. Tunus'ta rastlanan kapılar arasında “huha” denilen kapı türü, Endülüs’ün ilk valisi olan Abdülaziz bin Musa’nın eşi İspanya kraliçelerinden Egolin tarafından tasarlandığı söyleniyor.

Rivayete göre kibirli biri olarak bilinen Egolin, yaşadığı sarayın kapısını bu şekilde yaparak kocası dâhil içeriye giren herkesin boyun eğmesini amaçlamıştı. Toplumdaki statüye göre şekil ve renklerin değişiklik gösterdiği ev kapılarında, kapı tokmaklarının da farklı işlevleri vardı.

3 farklı tokmak

Tunus'taki kapıların üzerinde 3 tokmak bulunuyordu. Bunlardan sağdaki beylere, soldaki hanımlara ve küçük olan da çocuklara özel tokmaklardı. Bu tokmakların her biri çalındığı zaman içerden farklı tonlarda duyuluyor, buna göre kapının kim tarafından çalındığı, kapıyı açacak kişi tarafından önceden seziliyordu ve buna göre düzen alınıyordu.

Sarı, mavi ve kahverengi kapılar, evlerin dış kapıları olarak kullanılırken, ahır ve depo gibi yerlerin kapısı gri veya açık maviye boyanıyordu. Cami kapılarında genel olarak sarı tercih edilirken, kilise ve havraların kapıları kırmızı ve yeşil renk tercih ediliyordu.

Altın çağını Osmanlı’da yaşadı

Farklı motiflerin işlendiği bu kapılar altın çağını Osmanlı'ya bağlı Hüseyni Dönemi’nde yaşadı. Roma, Endülüs ve Osmanlı buluşmasından ortaya çıkan özel Tunus kapıları zamanla farklı ülkelere de yayıldı. Fransa işgaliyle modern evlerin artması her ne kadar köklü kültürü unuttursa da, kadim Tunus şehrinde ihtişamlı kapıları hala görmek mümkün.

 

 

Yusuf Sami Kamadan yazdı

Güncelleme Tarihi: 12 Mart 2014, 16:14
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13