Şehirlerin merkezi tarihi meydanlar (video)

Bulundukları şehirlerin sembolü olan ve şehrin adeta ikinci ismi olan tarihi meydanlar vardır. Şehrin teneffüs alanı olan farklı ülkelerdeki meydanları gezdik. Meydanlarda, heykeller ve fıskıyelerle ve saat kuleleri vazgeçilmez unsurlar.

Şehirlerin merkezi tarihi meydanlar (video)

Tiran'da İskender Bey meydanı

Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlar'daki hakimiyetinin ardından değişim yaşayan şehirlerden biri de Tiran'dı. 1920'de Tiran Arnavutluk'un başkenti ilan edildi. O tarihte Tiran'ın nüfusu, resmi kayıtlara göre 24,407 kişiydi.

Tiran'ın başkent ilan edilmesinin ardından yeni evler yapıldı, yeni meydanlar kurulmaya başlandı. 1930'lu yıllarda İskender Bey meydanında bulunan üç camiden biri yıkıldı. Geri kalan iki caminin avlusundaki mezarlıklar ve şadırvanlar yok edildi, yerine meydan inşa edildi.

1931'de ünlü İtalyan mimar Florestano De Fausto, Tiran meydan planını tasarladı. Merkezde bulunan binalar ve evler yıkıldı, yerine 6 bakanlık binası yapıldı. Mimar Fausto 'modern' bir meydan düzenlemesi yaparak, 1937'de Tiran meydanını oluşturdu. 1945'den sonra meydanda çok sayıda bina Enver Hoca'nın talimatıyla komünist devrimi yansıtması için başka bir görünüme büründü ve bu dönemde meydanda Osmanlı mirasından sadece saat kulesi ve Ethem Bey Camii kaldı.

İkinci Dünya savaşı sonrası Enver Hoca yönetimi meydanı tekrar düzenledi ve bir tarihi camiyi daha yıkarak opera binası ve sanat galerisi inşa ettirdi. Böylece meydan, bugünkü görüntüsüne kavuştu. Meydanda yer alan fiskiye de yerini Enver Hoca heykeline bıraktı.

Tarihçi Eduard Caka o günleri şu sözlerle anlattı: “Komünist rejimle birlikte şehir genişlemeye başladı. Ancak değişik bir kültür ve mimariyle. İtalyan mimarisinin yerini bu sefer de komünist mimari aldı. Mesela İskender Bey meydanında bulunan opera binası bunların bir örneği. Bugünkü meydan 40 bin metrekare üzerine kuruldu. 1968'de meydanın adı İskender Bey meydanı oldu. İskender Bey meydanı 1991'de tekrar bir değişime uğradı ve Enver Hoca heykeli yıkıldı. Yerine atın üzerinde şahlanan Arnavutlar'ın kahramanı kabul edilen İskender Bey'in heykeli dikildi. İskender Bey meydanının önemi mimarisi değildir. Çünkü sadece yüz yıl içerisinde beş veya altı defa mimari yapısı değiştirilmiştir. Meydanın önemi aslında adı ve Tiran'da bulunmasıdır. Artık kapalı komünist rejimde yaşamadığımız için de bugün burası bütün Arnavutlar'ın kalbidir. Sadece Arnavutluk'un merkezi değil, aynı zamanda bütün Arnavutlar'ın meydanını sembolize eder.”

Meydan çevresinde bugün Ethem Bey Camii, Ethem Bey tarafından yaptırılan saat kulesi, İtalyan dönemden kalan bakanlık binaları yer alıyor. Arnavutlar'ın en uğrak merkezlerinden biri olan İskender Bey Meydanı, gece ışıklandırmalarıyla da ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor. Osmanlı'dan miras cami ve saat kulesinin heybeti de Balkanlar'ın en büyük meydanlarından birine ayrı bir anlam kazandırıyor.

Erbil'de meydanlar

Kuzey Irak'ta bulunan Erbil şehrinde, kalenin eteklerinde uzanan şehir meydanı şehrin en önemli meydanlarından biri. Meydanın bir yanında yüzlerce yıllık tarihe sahip Kayseri çarşısı, diğer yanda 6 bin yıllık geçmişi ile Ortadoğu'nun en önemli tarihi eserlerinden Erbil kalesi bulunuyor.

Koşturmadan yorulanların soluklanıp dinlendiği en önemli mekan olan meydan, ayrıca Erbil'i ziyaret edenlerin de ilk durağı. Meydanı gezen Kerküklü bir vatandaş Erbil Meydanı hakkında ifadeleri kullandı: “Ben Kerküklü'yüm. Akrabalarımla Erbil'e gezmek için geldim. Burası çok güzel. Gerçekten insan burada gelip oturmaktan zevk alıyor, içi açılıyor. Hava güzel, meydandaki park temiz. Ama insanlarımızın da biraz dikkat etmesi gerekiyor. Burada çevreyi temiz tutmaya özen gösterirse, park da daha güzelleşir.”

Şehir meydanı özellikle son 10 yılda büyük bir değişim geçirdi. Yaklaşık beş yıl önce meydanın doğu kısmına bir saat kulesi inşa edildi. Londra'daki Big Ben saat kulesinden esinlenilerek inşa edilen bu kulenin altında bir de çarşı yer alıyor. Meydana tepeden bakan bu saat kulesi ise şimdiden Erbil'in simgelerinden biri haline gelmiş durumda.

Öte yandan meydanda yeşillendirme çalışmaları da yapıldı, geniş bir havuz inşa edildi. Ancak ülkede yaşanan güvenlik sorunu bu meydana da yansıdı. DAİŞ ile mücadele Erbil'de hayatın her alanını etkiledi. Bunu şehir meydanına geldiğimizde de görüyoruz. Normalde bu meydan hayli kalabalık olurdu. İşten çıkan insanlar öğle aralarında bu meydanda otururdu. Ancak bu kez geldiğimizde meydanın çok daha tenha olduğunu gördük.

Meydana gelenlerin azalması, buradaki sokak satıcılarının işlerini de etkiledi. Güvercinlere yem satan bir esnaf, geçen senelere göre düşen satışlardan şu cümlelerle yakındı: “İşlerimiz çok zayıf. Geçen senelere kıyasla hele neredeyse hiç yok. DAİŞ saldırmadan önce çok iyiydi. Ama şimdi bir iş yok. Biz burada kuşlara yem satıyoruz. Böyle geçinmeye çalışıyoruz.”

Güvercinlerin her daim bulunduğu, seyyar satıcıların çay ve meyve suyu sattığı meydanın etrafında geleneksel çayhaneler de bulunuyor. Bu mekanlarda bulunanlar, Erbil’in tarihi mirasına karşı içeceklerinin keyfini çıkarıyor.

Prizren'de şadırvan meydanı

Şadırvan Meydanı, Kosova'nın tarihi şehri Prizren'in simgesi. Zemini Osmanlı kaldırımlarıyla döşeli meydanın dört bir yanı Osmanlı mimarisinin seçkin örnekleri ile bezeli. Meydan Osmanlı dönemine ait eski Türk çarşısı olarak da biliniyor. Şadırvan meydanının içindeki Eski Türk Çarşısı günün her vakti dopdolu. El işi gömlekler, yöresel kumaşlar ve kıyafetlerin satıldığı dükkanlar çarşı boyunca sıralanıyor.

Zaman içerisinde tarihi dükkanların bir kısmı yok olsa da çarşı halen kentin en hareketli noktaları arasında yer alıyor. Şadırvan Meydanı Prizren'in iki yakasını da birbirine bağlıyor. Meydanın bir yakası eski mahallelere açılırken, diğer yakasında kafeler sokağı bulunuyor. Prizenlilerin buluşma adresi olan meydanda gençler de korzo atıyor. Şadırvan Meydanı'nda volta atmanın bir diğer adı olan korzo, Prizrenliler için önemli bir gelenek sayılıyor.

Meydandaki tarihi eserler de geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Meydanın güneybatısında Sırp Ortodoks Kilisesi, diğer kolundaysa Kosova'nın en yüksek kubbeli camii olan Sinan Paşa Camii yükseliyor. Prizren'in gözbebeği Şadırvan Meydanı yüzyıllara meydan okumaya devam ediyor.

Üsküp'te Makedonya meydanı

700 binin üzerindeki nüfusuyla Makedonya'nın en kalabalık şehri olan Üsküp, yurtiçinden ve yurt dışından her gün binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Bir çok bölge başkentinde olduğu gibi Üsküp'te de meydan şehrin sembollerinden biri. Tarihten bu yana Üsküp'ün merkezi olan alanda kurulu meydan, Makedonya'nın vitrini olarak addediliyor ve ülkeyle aynı ismi taşıyor.

Tarihi taş köprünün çıkışında yer alan meydan, şehir ticaret merkezi, şehir parkı ve eski tren garına uzanan Makedonya caddesinin kesiştiği noktada bulunuyor. Hükümetin beş yıldır devam eden projesi dahilinde Makedonya Meydanı da bambaşka bir çehreye büründü. Bu kapsamda meydana Makedon halk kahramanlarının büstleri yerleştirildi, önemli devlet kurumları inşa edildi.

Meydana bakan tarihi binaların dış görünümü ise aslına uygun olarak restore ediliyor. Ancak söz konusu projenin en dikkat çeken parçası, meydanın tam ortasına yerleştirilen Büyük İskender heykeli. Büyük İskender heykelinin yapımı İtalya'da tamamlandı. 13 metrelik metrelik heykelin fıskıyelerle süslü kaidesinin uzunluğu ise 15 metre. At üzerindeki Büyük İskender heykelinin altında her biri üçer metre yüksekliğinde sekiz asker ve sekiz aslan figürü yer alıyor. Kaidenin süslemeleri ise bronz ve mermer rolyeflerle mozaiklerden oluşuyor.

Makedonya'nın 20. bağımsızlık yıldönümü vesilesiyle 2011 yılında meydana yerleştirilen Büyük İskender heykeli, kenti gezmeye gelen turistlerin de büyük ilgisini çekiyor. Makedonya'nın yirmi yıllık bağımsızlık tarihinde en büyük değişimini son beş yıldır yaşayan Üsküp Meydanı, zafer takı olarak da adlandırılan Makedonya kapısına da ev sahipliği yapıyor.

Kent meydanının girişinde yükselen kapı, Büyük İskender'den başlayarak Makedonya'nın bağımsızlığını kazandığı 1991 yılına kadarki tarihten kesitler içeriyor ve ülkenin bağımsızlık sembolü olarak da nitelendiriliyor.

Beyaz mermerden inşa edilen yapının üzerinde, rolyefler ve Makedon gençliğini sembolize eden bronz heykeller yer alıyor. Meydanın diğer tarafında, bir zamanlar Vardar'ın tek süsü konumunda olan taş köprüye bugün bir çok küçük köprü de eşlik ediyor.

Vardar Nehri'nin bir dönem ışıksız ve karanlık kıyıları, bugün devasa yapıların ışıklarıyla parıldıyor. Meydana son eklenen zemin fıskıyesi ise, son günlerde Üsküplüler'in en büyük ilgi odağı. Fıskıyenin üzerindeki led ışıklar, akşam saatlerinde şehir meydanında renk cümbüşü yaratıyor. Yaklaşık iki ay önce açılan dikdörtgen formdaki fıskıye, tarihi taş köprü ile Büyük İskender heykelinin arasında yer alıyor.

Havanın kararmasıyla birlikte rengarenk bir atmosfere bürünen Üsküp Meydanı'ndaki yeni fıskıye, özellikle çocukların en büyük eğlencesi konumunda.



Gencar Tatar, Simla Yerlikaya, Gülay Krasniç ve Esra Hasip haber verdi

Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2015, 15:18
banner12
YORUM EKLE

banner19