Rusça, Ruslar için bile öğrenmesi zor bir dil (video)

Yunanca, Arnavutça, Rusça, Kırgızca ve Güney Afrikalıların dili Afrikaans nasıl diller? Öğrenilmeleri kolay mı? Bu dillerin tarihsel gelişimi bu haberimizde...

Rusça, Ruslar için bile öğrenmesi zor bir dil (video)

Yunanca nasıl bir dil?

Dilimize geçen "alfabe" sözcüğü, Yunanca'daki ilk iki harf olan "alfa" ile "beta"nın birleşiminden meydana geliyor. Yunan dili, antik dönemden bugüne değişime uğrasa da, pek çok bilime terim kazandırmış bir dil. Avrupa Birliği'nin 23 resmi dili arasında da yer alan Yunanca bugün dünya üzerinde yaklaşık 13 milyon kişi tarafından konuşuluyor.

Aristo'nun, Plato'nun, Sokrat'ın konuştuğu, fizikten kimyaya, geometriden tıbba birçok alanda sözcükleri karşımıza çıkan Yunan dili binlerce yıldır ayakta. Her ne kadar antik Yunan döneminden beri kullanılan dil, bugün kullanılan modern Yunancadan bir hayli farklı olsa da aynı köke sahip.

Hint Avrupa dillerine ait olan Yunanca'nın milattan önce 15. yüzyıla dayanan yazılı eserleri mevcut. Bugün anadil olarak Yunanistan coğrafyası ve Güney Kıbrıs'ın yanısıra Türkiye, Arnavutluk, Ermenistan, İtalya, Macaristan, Romanya, Ukrayna gibi bir çok ülkede ise azınlıkların anadili olarak varlık gösteriyor. Avrupa Birliği'nin 23 resmi dili arasında da yer alan Yunanca bugün dünya üzerinde yaklaşık 13 milyon kişi tarafından konuşuluyor. Bugün hem akademik nedenlerle, hem de göç gibi yaşamsal nedenlerle binlerce yabancı Yunanca öğrenmeye çalışıyor.

Filolog Nikos Rumbis, Yunanca'yla ilgili şu şekilde konuştu: “Yunan dili yabancılar için zor bir dil. Dilbilgisi ve cümle yapısı da bir hayli zor. Zor olmasının nedenlerinden biri de çok zengin bir kelime hazinesine sahip olması ve her bir kelimenin bulunduğu yere göre birden çok anlama sahip olması. Yabancı birinin Yunanca öğrenebilmesi için planlı, programlı ve istekli bir şekilde ciddi bir çaba harcaması gerekiyor.”

Bilim ve felsefe dünyasına çok sayıda kelime kazandıran Yunanca bugün yüzlerce Türkçe kelimeyi de barındırıyor. Osmanlı zamanından miras kalan ortak geçmiş her iki dilde kullanılan 3 bine yakın ortak kelimeyi de beraberinde getiriyor.

Milattan önce 9. yüzyılda kullanılmaya başlanan ve soldan sağa doğru yazılan Yunan alfabesinin bugün kullanılan hali yedisi sesli olmak üzere toplam 24 harften oluşuyor. Bazı harflerin yanyana gelmesi ile yeni sesler oluşuyor. Bazı harfler ise önünde veya arkasında bulunan diğer harfe göre okunuşunu değiştiriyor. İki tane o, iki tane e, ve beş tane i sesi veren harf ve harf bileşeninin bulunması özellikle sesli harflerin imlasının öğrenilmesini zorlaştırıyor. Bugün öğrenilmesi en zor diller arasında yer alan Yunancanın yabancılara öğretilmesi için özel dershanelerin yanısıra, Yunanistan'daki birçok üniversitede özel bölümler yer alıyor.

Arnavutça nasıl bir dil?

Arnavutça ya da Arnavutlar'ın adlandırdığı gibi Cuha Şçipe, dünya üzerinde yaklaşık 10 milyon kişi tarafından konuşulan, Hint-Avrupa ailesine mensup bir dil. Arnavutça, başta Arnavutluk ve Kosova olmak üzere, Makedonya, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ’ın bazı bölgelerindeki yerleşik halk tarafından konuşuluyor.

Arnavutların konuştuğu bu dile farklı dillerin de katkısı var. Arnavutçaya, Roma ve Osmanlı yönetimi boyunca Yunanca, Türkçe ve Arapça kelimeler girdi. Ancak Orta Çağ boyunca Venedik yönetiminde olan bölgenin dili Latincenin etkisinde kaldı. Arnavutça'dan ilk kez bahsedilen esere ise Hırvatistan’ın Dubrovnik şehrinde rastlandı. 11'inci yüzyılda kaleme alınan Latince eserde "Arnavutça'nın dağlarda yankılandığını duydum" şeklinde bir ibare mevcut.

Arnavut dilbilimci Prof. Dr. Rahim Ombashi, Arnavutça ile ilgili şu ifadeleri kullandı: "Dünyanın bütün önemli eserleri Arnavutça'da mevcut. Akademik çalışmalar da aynı şekilde çevrilmiştir. Arnavut dili dünya dilleri arasında yer alıyor. Başka bir gerçeklikse, Arnavut dili hiçbir zaman milliyetçi bir tutum sergilememiş, diğer bütün dillerle etkileşim yaşamıştır. Böylelikle de zenginleşmiştir.”

Arnavutça alfabe ilk olarak Con Buzuku tarafından 16. yüzyılda yazıldı. Peter Bogdani ve Lek Matringa tarafından 17. yüzyılda bu alfabe düzenlendi, dilbilgisi ve imla kuralları konuldu. 1800’lü yıllarda Osmanlı döneminde yaşamış olan Arnavut yazar Şemseddin Sami Fraşeri de kardeşi Abdül Fraşeri ile Arnavut alfabesini tekrar düzenledi. Günümüz Arnavut alfabesiyse 9 ünlü ve 27 ünsüz olmak üzere toplam 36 harfe sahip.

Rahim Ombashi, Arnavut diliyle ilgili yapılan dilbilim çalışmalarından şu ifadelerle bahsetti: "Dilbilimcilerimizin yoğun çalışmaları ve emekleri sonrasında Arnavutça lehçeleri birleştirilip, günümüzde de konuşulan edebi dili ortaya çıkarmıştır. Bu da yeniden doğuş olarak adlandırılan ve Manastır’da yapılan kongrede, ki buna alfabe kongresi de denir, gerçekleştirilmiştir. Bu sadece alfabe değil, ayrıca Arnavutluk’un siyasi, ekonomik, sanatsal ve kültürel gelişimine de etkili olmuştur. 53 adet farklı alfabe birleştirilmiştir. 16. yüzyıldaki alfabe de etkili olmuştur."

İlk Arnavutça sözlük 1635'de yazıldı. Dilin başlıca iki lehçesi ve üç ağızı var. Kuzey Arnavutluk'ta geg lehçesi konuşulurken, Güney Arnavutluk'ta tosk lehçesi hakim. Bugün Balkan coğrafyasında hem Arnavutça, hem de Arnavutça'dan çevrilen sayısız eser bulunuyor.

Eserlerin yanı sıra Arnavut yazarlar, dünya çapında haklı üne de sahip. Romanları 30 dile çevrilen İsmail Kadare de çağdaş dönemin en tanınmış Arnavut yazarları arasında yer alıyor. Bugün eserleri, Arnavut dilinin temsilcisi olarak gösteriliyor.

Rusça nasıl bir dil?

Dokuzuncu yüzyılın ortalarında başladığı kabul edilen Rusça'da temel değişiklikler Rus prensliklerinin siyasi sahada güç kazanmasıyla belirdi. Uzun süre Slav alfabesi için üretilmiş farklı bir sistemi kullanan Ruslar, onuncu yüzyıldan itibaren Kiril alfabesini kullanmaya başladı. Zamanla tüm Rus coğrafyasında yayılan Kiril alfabesi bugün hâlâ eski Sovyet ülkelerinin büyük bir çoğunluğu tarafından kullanılıyor. Ülkedeki tüm uyarı levhâlârının ve bilgilendirici anonsların bu alfabeyle gerçekleştirildiği gözönüne alındığında, Rusya turistler için kolay bir ülke olmaktan çıkıyor.

Rus filolog Olga Puşkina, epey zor bir dil olan Rusça ile ilgili şu sözleri sarfetti: “Rusça sadece yabancılar için değil, Ruslar için de zor. Bunun temelinde verilen eğitimin yanısıra vatandaşların diline önem vermemesi yatıyor. Sahip olduğunuz dili kitap okuyarak, tiyatroya giderek, hatta yazarak canlı tutabilirsiniz.. Ne yazık ki bu sadece bizim değil, bütün toplumların baş etmesi gereken bir dert.”

Birleşmiş Milletlerin resmi dillerinden biri olan Rusça, dünya üzerindeki toplam nüfus arasında en yaygın kullanılan yedinci lisan. Filolog Puşkina'ya göre, bir insanın temel Rusçayı öğrenmesi için en az üç yıl gerekiyor. Yazma hususunda başarı için çok daha uzun bir zamanı göze almak gerektiğini ifade eden Puşkina, sözlerine şu şekilde devam etti: "2-3 yıl içerisinde Rusçanın temel kaidelerine hakim olabilirsiniz. Ama Kiril alfabesinde yazmak için daha uzun bir zaman gerekiyor. Adeta bir çocuk gibi yeniden yazmaya başlayacaksınız. Aslında bunun da kolaylaştırıcı teknikleri var. Ama ne dersek diyelim çocukluğunu, hatta gençliğini Latin ya da Arap alfabesiyle geçiren biri için belli bir yaştan sonra Kiril alfabesiyle tanışmak hem okuma hem de yazma açısından oldukça sıkıntılı."

33 harften oluşan Kiril alfabesi kadar yabancıları zorlayan vurgu kalıpları da eğitmenleri zaman zaman çaresiz bırakabıliyor. Aynı yazıldığı halde vurgularla farklı anlamlar yüklenen Rusça kelimeler, mizah ve siyaset dünyasında zaman geçirenler için önemli imkanlar sunuyor.

Kırgızca nasıl bir dil?

Kırgızca, Türk dilleri ana grubu içinde Kırgız-Kıpçak dilleri grubuna ait bir dil. Halen Kırgızistan Cumhuriyeti’nin resmi dili olan Kırgızca, yaklaşık 5 milyon kişi tarafından konuşuluyor. Kırgızca, Çin, Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan, Karakalpakistan, Afganistan, Rusya ve Türkiye’deki Pamir Kırgızları'nın da ana dili. 2009'da Kırgızistan’da yapılan araştırmada, Kırgızca'yı kendi ana dili olarak gösterenlerin sayısı 3 milyon 830 bin 556. Ayrıca, 271 bin 187 kişi Kırgız dilini ikinci dil olarak biliyor. Buna göre, Kırgızistan'ın nüfusunun yüzde 76’sı Kırgız dili konuşuyor.

Kırgız dili, eski, orta ve yeni Kırgızca olarak 3’e ayrılıyor. Eski Kırgız dili, bazı bilim adamlarına göre, milattan önce 3. yüzyıldan milattan sonra 10-11’inci yüzyıllara kadar kullanıldı. Ancak, bazı bilim adamları bu dilin Orhun-Yenisey yazıtlarına kadar da var olduğunu savunuyor.

Orta Kırgızca ise 10’uncu yüzyıldan 18. yüzyıla kadar konuşulan Kırgızca'yı tarif ediyor. Dilbilimcilere göre, Orta Kırgızca dönemi Moğolların saldırısı sonrası Altay’da yaşayan Kırgızlar'ın Orta Asya bölgesine göçerek İslam dinini kabul etmesine denk geliyor.

Kırgız dilinde 10’uncu yüzyıldan itibaren İslam dininin etkisiyle Farsça ve Arapça sözcükler de kullanılmaya başladı. Kullanılan alfabe de Arap harf temelli bir alfabe halini aldı. Çin’de yaşayan Kırgızlar halen bu alfabeyi kullanıyor.

Osmona Ali Sıdık Uulu, çalışmalarını Arap alfabesiyle yazıya dökenlerden biri. Kasım Tınıstanov, İşenaalı Arabayev, Belek Soltonoyev ve diğer öncü Kırgız bilim adamları da çalışmalarını ilk önce Arap alfabesinde verirken sonradan latin ve kiril alfabesi kullanmaya başladı. Çağdaş Kırgızca ise son yüzyıllarda, Ala Too’daki Kırgız dilinin Enesay’dakinden ayrılmasından sonra kendi başına gelişti. 19’uncu yüzyılda, Moldo Kılıç, Moldo Niyaz ve Togolok Moldo gibi yazarlar yapıtlarını, çağdaş Kırgız dilinde yazdı.

Yeni Kırgız dili 1916'daki devrimden sonra gelişmeye başladı. Önce Arap, sonra Latin ve Kiril alfabelerini temel alan edebiyat dili, ulusal sanat ve kültür merkezlerinin açılmaya başlamasıyla Kırgızca da bugünkü biçimini aldı.

Kırgızca yazı dilinde, 1928’e kadar Arap, 1927-1940 yılları arası Latin ve 1940’tan bu yana da Kiril alfabesi kullanılıyor. Kiril alfabesini oluşturan 33 harfe, ö, ü, geniz sesi veren kuyruklu n harfleri eklenerek 36 harfli Kırgız alfabesi oluşturuldu. 14’ü ünlü 36 harf ve 39 ses bulunan Kırgız dili, 23 Eylül 1989 yılında devlet dili olarak kabul edildi.

Afrikaans nasıl bir dil?

Afrikaans, Güney Afrika'da 13 milyon kişi tarafından konuşulan bir dil. 1994 öncesinde ülkenin resmi dili iken Apartheid sonrası bu dilin önemi, İngilizce'nin yaygın olarak kullanılmasıyla azalmaya başladı. Namibya, Botswan ve Zimbabwe’de de konuşulan Afrikkans dilinin kökeni Flemenkçeye dayanıyor. Bu dil ilk defa 1700’lerde ülkeye gelen Hollandalı yerleşimciler tarafından getirildi ve zamanla bazı değişimlere uğrayarak bugünkü Afrikaans diline dönüştü. Güney Afrika’da yaşayan beyazlara Afrikaner dendiği için bu dile de Afrikaans denildi.

Western Cape Üniversitesi Afrikaans Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Steward Van Wyk, Afrikaans diliyle ilgili şu şekilde konuştu: “Afrikaans dilini buraya ilk kez Hollanda’dan gelen denizciler getirdi. Avrupa'dan gelen beyaz yerleşimciler Batı Cape eyaletine yerleşti ve yerlilerle ilişki kurdu. 1700'lü yıllarda bu bölge Hollandalılar'ın kolonisi haline geldi. Hollandalılar, Malay ve Cava adalarından kölelerini de getirdi. Bu Müslüman kölelere kendi dillerinde konuşmayı yasakladılar ve zamanla yerli halkın da dillerini kullanmalarına izin vermediler. Böylelikle burada Afrikaans denilen yeni bir dil doğdu ve bu dil ilk yerleşimci Portekizliler, yerli Koi Sanlılar ve Malay Müslüman kölelerin ortaklaşa konuştuğu bir dile dönüşerek Güney Afrika’nın dili haline geldi.”

Bugün konuşulan Afrikaans dilinde Malayca, Portekizce, İspanyolca, Fransızca, Almanca hatta Arapça’nın izleri var. Aynı zamanda yerli Koi ve San topluluklarının dillerinin etkisiyle Koisan diline ait kelimelere de rastlanıyor.

Afrikaans dili, beyaz, melez, siyah ve Malay olmak üzere dört farklı aksanla konuşuluyor ve latin alfabesi ile yazılıyor. Alfabeyse 6 ünlü 20 ünsüz harften oluşuyor. Güney Afrika’da bugün bir çok eser Afrikaans dilinde kaleme alınıyor. Bu dilde yazılan ilk İncil 1700’lerin başında ilk Kur'an-ı Kerim tercümesiyse 19 yüzyıla ait. Şiirlerini Afrikaans dilinde yazan şair Breyten Breytenbach da dilin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.

Güney Afrika’nın Batı Cape eyaletinde Afrikaans dili anıtı ve Afrikaans müzesi bulunuyor. Cape Town, Pearli Stallenbosh gibi halen Afrikanerlerin yaşadığı şehir ve kasabalarda ise Afrikans dili festivaleri yapılıyor. Bu festivallerde Afrikaans dilinde yazılmış kitaplar, oyunlar sergileniyor, Afrikaans dilinde konferanslar ve edebiyat söyleşileri yapılıyor.

 

Derya Özcan, Gencay Tatar, Barış Mutlu, Uğur Özen ve İbrahim Tığlı haber verdi

Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2015, 13:49
banner12
YORUM EKLE

banner19