Pehlivanlar diyarı Deliorman (video)

Bulgaristan'ın Türk bölgelerinden biri olan Deliorman yıllardır pehlivanlar diyarı olarak anılıyor. Havası ve suyuyla efsane güreşçiler yetiştiren bölgede bugün de genç sporcular için çeşitli turnuvalar düzenleniyor. Deliorman'ı bugüne dek iki büyük güreşçi yetiştirdi.

Pehlivanlar diyarı Deliorman (video)

Bir yanda mindere çıkıp grekoromen güreşi yapan ilk Türk pehlivan Koca Yusuf, diğer yanda dünya güreş tarihinin en iri ve en kuvvetli pehlivanlarından Filiz Nurullah. İsimlerini dünya güreş tarihine altın harflerle yazdıran cihan pehlivanları Deliorman'da doğdu. Burası, doğa ve tarihin buluştuğu, Bulgaristan'ın Türk bölgesi.

Meşe, gürgen ve kızılcık ağaçlarının kapladığı bölge, geçit vermez ormanlarla örtülü. Aşağı Tuna ovasında yer alan Deliorman'ın adı Osmanlı'dan bugüne miras. Başta Razgrad ve Şumnu olmak üzere Deliorman bölgesi, Filiz Nurullah, Hergeleci İbrahim, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Katrancı Mehmet ve Kel Aliço gibi efsane güreşçiler yetiştirdi. Deliorman tarih boyunca pehlivanlar diyarı olarak anıldı.

Deliorman'ın yetiştirdiği pehlivanlardan dünyaya nam salansa Koca Yusuf'tu. 1857'de Şumnu'ya bağlı Karalar köyünde doğdu. 1884'de Kırkpınar'da baş pehlivan oldu. Ardından müsabakalar için 1894'de Avrupa'ya, 1898'de Amerika’ya gitti ve minderde sırtı hiç yere gelmedi. Müsakabalara çıkarken mayoyla güreşmesi teklifini kabul etmedi. Kendi geliştirdiği kispet benzeri uzun bir şortla güreşti. Müsabakalarda, rakiplerini kısa sürede acı içinde mindere bıraktı. "Bir Türk gibi kuvvetli" tabiri onunla yeniden Batı’da söylenmeye başladı.

Avrupa gazeteleri övgü dolu ifadelerle bahsetmişlerdi Koca Yusuf'tan. Le Journal, "Her gece Yusuf'u yenebilmek için onlarca pehlivan mindere çıkıyor, çok kısa zamanda arka arkaya yenilerek minderi terkediyorlar" derken, Le Figaro, "Güreşçilerin hiçbiri Sultan'ın Aslanı'nın karşısına çıkmaya cesaret edemiyor" demişti. New York World, "Yusuf karşısına çıkacak Amerikalı bulamıyor" ifadelerine yer verirken, The New York Times, "Madison Square Garden'daki maç çok çabuk bitti" demiş, Chicago Tribüne ise, "Türk için çok kolaydı" sözleriyle müsabaka haberlerini yayınlamışlardı.

Koca Yusuf'u yenebilen tek isimse Kavalalı Çolak Mümin'di. Minderde destan yazan Koca Yusuf'un nasıl öldüğü tam olarak bilinmiyor. Gemi kazası sonrası Atlas Okyanusu'nun derinliklerinde hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Kimi söylentilere göre İtalyan denizcilerle çatışmalara girdiği ya da müsabakalarda kazandığı 8 bin altını beline bağladığı, filikaya binmek için atladığında okyanusa gömüldüğü düşünülüyor.

Deliorman'ın yetiştirdiği bir diğer büyük pehlivansa Filiz Nurullah. Dünya güreş tarihinin en iri ve en kuvvetli pehlivanlarından olan güreşçi Koca Yusuf'la komşu köylerde doğdu ve sadece ona yenildi.

Paris’e Koca Yusuf’la beraber gitse de, 'insanüstü' olduğu gerekçesiyle, turnuvalarda Filiz Nurullah'a yer verilmedi. 2 metre 18 santimetre boyundaki Filiz Nurullah tam 175 kiloydu. 1900'de Paris'te altın kemer turnuvasına katıldı. Bu turnuvada şampiyon olduktan sonra ABD'ye ve İngiltere'ye gitti. Hayatı başarılarla dolu olan Filiz Nurullah 1912’de İstanbul’da vefat etti.

Neredeyse her evde bir güreşci yetişiyor

Filiz Nurullah, Koca Yusuf gibi sayısız pehlivan çıkaran Deliorman bölgesi günümüzde spor okullarıyla genç güreşçiler yetiştirmeye devam ediyor. Deliorman bölgesinde adı güreşle anılan köylerden biri Yusufhanlar. Köyde her yıl genç yeteneklerin er meydanında boy gösterdiği Güreş Turnuvası düzenleniyor. Bu yıl gerçekleşen turnuvaya da çok sayıda sporcu katıldı. Turnuva farklı etkinliklerle adeta bir şölen havasındaydı.

Er meydanda güreşe gönül veren gençler mücadele ederken, etraflarında her yaştan izleyici bulunuyor. Güreş turnuvasının olmazsa olması ise davul ve zurna eşliğinde çalınan havalar. Yusufhanlar köyü bu yıl da gerçekleşen müsabakaları bayram havasında takip ederken, er meydanı manilerle yankılandı. Müsabakadan önce güreşçiler tanıtılıyor ve ardından kıyasıya bir mücadele başlıyor. Kazanan da oldu kaybeden de. Ancak spor ruhu unutulmadı.

Dünyaya nam salan pehlivanlar yetiştiren Deliorman bölgesinde güreş bir aile geleneği. Güreşi bırakanlar, evlatlarını ve torunlarını bu köklü Türk sporuyla tanıştırıyor. Güreş antrenörü Niyazi Pehlivan Deliorman'daki güreş faaliyetlerini ve kendsinin güreş hayatını şu cümlelerle anlattı: "1967 yılında güreşe başladım ve 78'e kadar devam ettim. Şimdi iki torunum var güreşiyor. Bir çocuğum da güreş hakemi ve Razgrad'da hocalık yapıyor. Onlar devam ediyor benden sonra. Onlara bıraktım bu sporu. Bizim buralardan, Deliorman'dan çok iyi pehlivanlar çıkar. Bu Yusufhanlar köyüne de pehlivan yatağı derler. Çok iyi pehlivanlar çıktı. Refat Pehlivan, Osman Pehlivan, Cemil Pehlivan, Şaban İsmailov vardı. Onlar şimdi Türkiye'deler."

4 yıldır Şumnu'da antrenörlük yapan Ruşen Ali ise, 1982'den bu yana güreştiğini ve bunun yanısıra 4 senedir hocalık yaptığını söylerken, güreş müsabakaları ve eğitiminin bir dönem devam etmediğini, son yıllarda yeniden başladıklarını vurguladı.

Pehlivanlar diyarı olarak anılan Deliorman'da neredeyse her evde bir güreşci yetişiyor. Deliorman'daki antrenörlerden Nuri Cemal ise,"Ben de kendım güreşçilik okulunu bitirdim. Ne yazık ki '89 olaylarında zordu. Bulgarlar gidiyordu, biz gidemiyorduk, derece alamadım. Ama çok şükür antrenörlük yaptım bizim köylerde." ifadelerini kullandı. Nuri Cemal'in oğlu Hayat Nuri ise bugün milli takımın sporcusu. Hayat Nuri, Bulgaristan güreş şampiyonasına hazırlanıyor.

 

 



Sevda Dükkancı haber verdi

Yayın Tarihi: 05 Temmuz 2014 Cumartesi 12:27 Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2014, 12:27
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26