Özay Gönlüm'de gördüm, ben de yaptım (video)

Bulgaristan’ın Karalar köyünde yaşayan saz ustaları mütevazı atölyelerinde yaptıkları sazları hem ülkenin dört bir yanına gönderiyor, hem de bu topraklarda Türk kültürünü yaşatıyor.

Özay Gönlüm'de gördüm, ben de yaptım (video)

Yaklaşık 40 yıldır ustalıkla işliyor ağaçları; onlardan tekne, göğüs ve sap bir bir ortaya çıkıyor. Telleri de eklenince bu kez parmaklarıyla, sesiyle hem saza hem türkülere hayat veriyor. Bulgaristan'ın türküler diyarı Dulovo'daki Türk köyü Karalar'da yaşayan saz ustası Erol Ekiz, Anadolu ve Balkan türkülerini geleceğe taşımak için mücadele ediyor.

Saz sevgisinin çocukluğundan geldiğini kaydeden Erol usta, babasının çok güzel saz çaldığını ve kendisine de babasının öğrettiğini söyledi. Erol usta, bugün bir yandan mütevazı atölyesinde sazlar yapıp ülkenin dört bir tarafına gönderiyor, bir yandan da genç parmakların sazın tellerinden kopmaması için uğraşıyor. 1989'a kadar siyasi nedenlerle sazın yapımına vakıf olamadığını kaydeden Erol usta, kendi başına öğrendiği inceliklerle bugün cura, divan, kısa bağlama gibi çok sayıda türü yapabiliyor.

Özay Gönlüm'de gördüm, ben de yaptım

Erol Ekiz, 18 yıldır da Dulovo belediyesine bağlı kültür evinde müzik sorumlusu. Bugüne kadar yüzlerce öğrenci yetiştiren Erol usta, bölgede Türk kültürünü yaşatan isimlerden. Erol ustayla aynı evi paylaşan bir saz ustası daha var: Cafer Falcı. Ancak onun bin bir emekle hayat verdikleri biraz farklı. Minyatür saz ustası olan Falcı, bu merakının nereden geldiğini şöyle anlatıyor: “1995’te bizim köyde çanak anten ilk defa geldiğinde biz başladık TRT’ye bakmaya. O zaman Özay Gönlüm’ün bir programı vardı, o cebinden çıkardı şu kadar bir saz. Benim o zaman ilgimi çekti bu. Ben ertesi gün böyle bir saz yaptım. Ondan sonra dedim biraz küçülteyim ben onu, kısalta kısalta, şu duruma getirdim, daha küçükleri var, en sonunda iki saz yaptım kulaklarıma küpe olarak.”

Aslında çiftçi olan Falcı’nın topraktan nasır tutan elleri ünü ülke sınırları aşan hediyelik eşyalara can veriyor artık. Saz, kemençe ve gitarlar her ne kadar ufak olsa da bütün özelliklere sahip. Cafer Falcı, “Bu aynen normal saz gibi, içini oyuyorum, kalpak koyuyorum bunlara; telleri, yine saz teli, çivileri var, hepsi ağaçtan. Üstelik çalar saz.” diyor.

Bir usta çalmasını bilmiyorsa, müzik aleti yapamaz” diyen Cafer Falcı plastik su borusunu bir kavala dönüştürmeyi bile başarmış. Saz ustaları sayesinde Türklerin yaşadığı Karalar köyünden türküler eksik olmuyor.

 



Sevda Dükkancı haber verdi

Yayın Tarihi: 26 Eylül 2014 Cuma 10:48 Güncelleme Tarihi: 26 Eylül 2014, 10:48
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26