Osmanlı coğrafyası kahve tiryakisi (video)

Köklerinin Habeşistan'a dayandığı söylenen kahve, dünyanın her yerinde sıcak içeceklerin en gözdelerinden biri. Türk kahvesi ise, Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altında yaşamış tüm topraklarda halen en gözde pişirme usülü. Hamza Türkyılmaz yazdı.

Osmanlı coğrafyası kahve tiryakisi (video)

 

 

Kökleri Habeşistan’a dek uzanan kahve, önce Yemen'e ardından da Osmanlı’nın merkezi İstanbul'a ulaştı. Osmanlı’nın hâkim olduğu ülkelerde hızla yayılan kahve, özellikle Balkanlar'da bir Osmanlı geleneği olarak anılmaya başladı. Avrupa'ya dek ulaşan kahveyi Avrupalılar, sömürgeleştirdikleri bölgelerde yetiştirerek, bütün dünyaya yayılmasını sağladı. Bugün dünyanın sudan sonra en çok tüketilen içeceği olan kahve, yetiştirildiği bölgeye göre farklı isimler alıyor.

Cezve demek Türk kahvesi demek

Dünyanın pek çok ülkesinde tüketilen kahvenin, pişirilme şekilleri de farklılık arz ediyor. Buhar ve filtreden geçirilerek de pişirilen kahve, Osmanlı coğrafyasında kömür ateşinde cezve ile pişiriliyor. Cezve ile kahve pişirmek, sadece Osmanlılar tarafından kullanıldığından, 16. yüzyıldan itibaren bu yöntemle yapılan kahve, Avrupalılar tarafından “Türk kahvesi” ismiyle anılmaya başladı.

16. yüzyılda İstanbul'da iki tüccarın açtığı dükkân ile başlayan kahvenin serüveni, zaman içinde bütün şehre ve imparatorluğa yayıldı. Kahvehaneler, üst düzey bürokratlardan küçük tüccarlara kadar halkın toplanma mekânı oldu. Fikir alışverişlerinin yapıldığı, kitapların okunduğu kahvehaneler daha sonra kıraathane adıyla tanındı.

Yunanlıları kahveyle Osmanlı tanıştırdı

Yunanistan da Türk kahvesinin sıklıkla yudumlandığı bir ülke. Uzun yıllar Türk kahvesi adıyla ikram edilen bu içecek, hala geleneksel yöntemlerle pişiriliyor. Yunanistan'ın dört bir yanındaki kahvehanelerde beyaz fincanlarda sunulan Türk kahvesi en çok tüketilen kahve. Yunanistan kahve kültürü ile Osmanlı döneminde tanıştı. Balkanlar ve Batı Avrupa'nın büyük kısmında olduğu gibi, Yunanistan'da da filtresiz yapılan kahveye Türk kahvesi deniyor. İlişkiler 1955'te bozulanca, Türk kahvesinin ismi değişerek “Yunan kahvesi” oldu. Fakat yapım şekli ve lezzeti hala 1955 tarihinden önceki gibi.

Yunanistan'da ayrıca közde pişmiş, köpüklü Türk kahvesinin de yudumlanabiliyor. Bugün hala, Yunanistan'ın dört bir yanında köpüklü Türk kahvesine rastlamak mümkün. Hatta çoğu yerde kahve, geleneksel yöntemlerle yapılıyor. Ortadoğu'ya ait olduğu düşünülen kumda, ağır ateşte pişirme yöntemi de kimi yerlerde hala yaşatılıyor.

Bosna’da kahve içmenin ritüelleri var

Sokaklarından kahve kokusunun eksik olmadığı ülkelerden bir diğeri de Bosna Hersek. Ülkede sıklıkla içilen kahvenin lezzeti, Türk kahvesinden farklı değil. Hatta Bosna’da kahveye “Türk kahvesi” diyenler de var. Bosna da, Yunanistan gibi, kahveyle Osmanlı döneminde tanışmış olsa da, zamanla Bosna'nın ulusal değerlerinden biri oldu.

Bosna'da, “Türk kahvesi” dediğinizde de, “Boşnak kahvesi” dediğinizde ikram edilen kahve aynı. Boşnak kahvesini içmenin adeta kendine has bir ritüeli var. Boşnak kahvesi içmekle ilgili en önemli noktalardan biri ise, kahvenin ardından ikram edilen lokumdan yemek.  Bosna Hersek’de yapılan kahvelerin bir diğer farkı ise, kahvelerin telvesinin çok az olması. 

Kosova’da Osmanlı’yı yaşatıyor

Kosova'da, evlerde ve kafelerde ikram edilen Türk kahvesi, ülkede Osmanlı'yı yaşatan simgelerden biri olarak görülüyor. Balkan coğrafyasında olduğu gibi Türk kahvesi, Kosova'da da sosyal hayatın önemli bir parçası.

Ülkenin farklı bölgelerinde, “Turska kafa” ya da “kafe Turke” olarak adlandırılan Türk kahvesi, vazgeçilmez lezzetlerin başında geliyor. Osmanlı'yı anımsatan simgelerden biri olarak görülen Türk kahvesi, Kosova'da maden suyu ve ya gazozla servis ediliyor.

Önce kahve ikram ediliyor

Makedonyalıların Türk kahvesi ile tanışması da, Osmanlı'nın bu toprakları fethine dayanıyor. Aile ziyaretlerinde yapılan ikramların baş tacı konumundaki Türk kahvesi, Anadolu'nun birçok bölgesinden farklı olarak ziyaretin sonunda değil, başında ikram ediliyor.Misafiri karşılama âdeti haline gelen kahve, geleneğe uygun olarak bir bardak suyla birlikte ikram ediliyor.

Bugün ülke genelinde, neredeyse tüm kafe ve restoranların menülerini süsleyen Türk kahvesi, ülkede en çok tüketilen içeceklerinden biri. Yapım aşamasında hiçbir fark olmasa da, sunumuna burada çok dikkat ediliyor. Lokum ya da baklavanın eşlik ettiği Türk kahvesi, otantik fincanlarda sunuluyor. Makedonyalılar için günün ilk öğünü, dost meclisinin olmazsa olmazı, bir fincan kahve. 

Beyaz fincanlarda sunuluyor

Hazırlanışı, tadı ve keyfi ile ortak kültürü simgeleyen Türk kahvesi, Balkan coğrafyasının tümünde olduğu gibi Arnavutluk'ta da yemek kültürünün bir parçası. Başkent Tiran’ın neredeyse hemen her sokağında bulunan kafelerde halkın kahveye olan ilgisini görmek mümkün. Türk kahvesi beyaz renkli ve ince fincanlarda servis ediliyor. Köpüğü ve kıvamı böylece daha ön plana çıkmış oluyor.

Kahve Sofya’da ortak kültürün ifadesi

Osmanlı'nın Bulgaristan'a armağan ettiği lezzetlerden olan Türk kahvesi, bugün de yaşatılan kültürel miraslardan biri. 18 ve 19. yüzyılda ülkenin dört bir yanındaki kahvehaneler ise, farklı politik akımların yayıldığı mekânlar olarak görev yapıyordu.

Tarih boyunca önemli sosyal ve kültürel fonksiyona sahip olan kahvehaneler aynı zamanda gazete okunan, fikirlerin tartışıldığı ilk yerler oldu. Sosyal görevini halen sürdüren kahvehaneler, hem bir geleneğin, hem de bir kültürün ifadesi. Kahvehaneler bugün yerini kafelere bıraksa da, lokumla ikram edilen Türk kahvesinin tadı hiç değişmedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Hamza Türkyılmaz yazdı

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2014, 16:03
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13