Osman Paşa'nın izinde Plevne (video)

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da önemli tarihi miraslar bıraktığı Plevne Osman Paşa'nın savunması ile tarihe geçmişti. Ülkenin önemli kentlerinden biri olan Plevne, Osmanlı Rus savaşına dair anıt ve tarihi yapılara da ev sahipliği yapıyor.

Osman Paşa'nın izinde Plevne (video)

Osmanlı döneminde Niğbolu’ya bağlı küçük bir şehir olan Plevne, bugün Bulgaristan’ın en kalabalık yedinci şehri. Balkanlar'da önemini koruyan 103 bin nüfuslu şehir, Varna ve Rusçuk’tan sonra kuzey Bulgaristan’ın en büyük idari ve iktisadi merkezi.

Osmanlı'nın Avrupa’daki sınır bölgesinde yer alan Plevne, 93 Harbi'nde Gazi Osman Paşa'nın dillere destan savunmasıyla tarihe geçti. Plevne'de Osmanlı- Rus savaşına dair birçok anıt ve tarihi yapıya rastlamak mümkün. Şehir merkezinde bütün ihtişamıyla yükselen Askeri Tarih Müzesi binası da bunlardan biri. Ayrıca merkezde, neredeyse her meydanda Rus generallerine adanan heykeller bulunuyor.

Plevne savunmasının şahitlerinden biri, restore edilen ve Osman Paşa’nın geçtiği tarihi köprü. 10 Aralık 1877 tarihinde Vit Nehri üzerindeki tarihi köprünün üzerinden geçen Osman Paşa, az ilerideki tepede yenilgiyi ilan eder. Bununla, tam beş ay cesurca süren Plevne savunması sona ermiş olur.

Plevne'yi ziyaret edenlere rehberlik yapan Mariya Lilova, Osman Paşa'nın teslim oluşunu şu ifadelerle anlattı: “Köprüden geçtikten sonra, ileride ahşap bir kulübede Osman Paşa, Sultan'dan hediye aldığı kılıcını uzatarak, teslimiyetini ilan eder. O sırada yaralıdır. Daha sonra Osman Paşa oturmuş bir vaziyette ve doktoru onun ayağını sarıyorken resmedilmiştir. Paşa'nın uzattığı kılıcı Rus general Ganetski teslim alır.”

Gazi Osman Paşa’nın teslimiyetinden bir gün sonra Plevne’ye gelen Rus imparatoru İkinci Aleksandır'ın Osmanlı paşasıyla buluştuğu ev günümüzde müze olarak hizmet veriyor. 11 Aralık 1877 yılında Rus İmparatoru 2. Aleksandır bundan bir gün önce esir düşen Osman Paşa’yı bu eve çağırır ve burada çatışmalar boyunca gösterdiği cesaret, askeri yetenek ve komutanlığından dolayı kılıcını ona iade eder. Müzeyi çevreleyen Skobelev parkında 6.500 Rus askerin toplu mezarı askeri anıt olarak ayakta duruyor. Savaştan kalan toplar ve çeşitli aletler, parkta sergileniyor.

Bulgaristan’ın yüz ulusal turistik yerinden biri

1877 yılında Gazi Osman Paşa'nın beş ay süren Plevne savunması günümüzde Plevne Panorama Müzesi'nde de yaşatılıyor. Osmanlı-Rus savaşı sırasındaki cephelerden birinde bulunan müze, hem mimarisi hem de içindekilerle ziyaretçilerini etkiliyor.

Müze, Osman Paşa’nın Rus kuvvetleriyle cesurca savaştığı Plevne tepesindeki savaş alanında konumlandırılmış. Müzesi, hem Bulgar, hem Osmanlı, Türk ve Rus tarihine ışık tutuyor. Tuna Ovası’nın merkezinde yer alan kentteki 1877 Plevne Destanı Panorama Müzesi, 1977'de Bulgaristan’ın kurtuluşunun 100. yıldönümünde açıldı. Moskova’daki Borodin Panoraması örnek alınarak hazırlanan panorama Bulgaristan’ın yüz ulusal turistik yerinden biri.

Müzede 11 Eylül 1877 yılındaki çatışmalar aynı şekilde birebir yansıtılmış. Panoramada çatışmaların geçtiği yer gerçek manzaranın aynısı. Şehre 500 uzaklıktaki tepe Türk askerlerinin cephesiydi. Panoramanın resimler ve objeler de gerçeğe benzer olayları aktarıyor. Halkın bağışlarıyla kurulan müzenin sanat projesi Rus ressam Nikolay Oveçkin’e ait. Müzedeki tablolar, ikisi Plevneli, diğerleri Rus olmak üzere on ressam tarafından çizilmiş. Panoramada bulunan resimlerden biri Rus General Skobelev’in İsa Aga ve Kovanlık tepelerinde Osmanlı'ya taaruzlarını konu alıyor. Tablolardan birinde vadiden geçen Ruslar görülüyor. General Skobelev beyaz atı ve beyaz kostümüyle dönemin en popüler Rus generali olmuş. O dönem 34 yaşında olan Skobelev, bu savaşta 6 bin 500 askerini kaybetmiş.

Tarihe geçen Plevne kuşatmasına ışık tutan müzede, Osman Paşa'nın izini sürmek mümkün. 1877 Plevne Destanı Panoraması 2000'de Savaş Alanlarında Yapılmış Panoramalar Birliği ve Uluslararası Müzeler Birliğine üye oldu. Müze açıldığı günden bu yana 22 milyon ziyaretçiyi ağırladı.

Ruh ve sinir hastalıkları hastanesine çevrilen cami

Beş asır Osmanlı hâkimiyetinde kalan Plevne’de inşa edilen 17 camiden günümüze yalnızca biri ulaştı. 1850'de İsmail Boldoğlu adlı hayırsever Müslüman tarafından yaptırılan Çifte Kahveler Camii, komünizm döneminde ibadete kapatıldı. Devlet tarafından “Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine” çevrilen cami, 1992'ten sonra yeniden ibadete açıldı.

Çifte Kahveler Camii imamı ve Plevne Bölge Müftülüğü görevlisi Nutfi Dayıoğlu, tarihin aksine bugün Plevne'de azınlık olduklarını ifade etti. Dayıoğlu şu şekilde konuştu: “Osmanlı döneminde Müslümanların çoğunlukla yaşadığı bir şehir. Ancak günümüzde Müslümanlar bu şehirde bir azınlıktır. Çifte Kahveler Camii politik reformlardan sonra bir hayli hasara uğramış, ondan sonra yeniden restore edilmiş. Ne yazık ki restore edildiğinde o zamanki Osmanlı hatları, yazıları badanayla kapatılmış.”

 



Sevda Dükkancı haber verdi

Yayın Tarihi: 26 Şubat 2015 Perşembe 12:26 Güncelleme Tarihi: 26 Şubat 2015, 14:13
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26