O ülkelerde bir gün nasıl geçiyor? (video)

İnsanoğlu farklı coğrafyalarda günlük mesleğinin, meşguliyetinin dışındaki vakitlerini muhtelif şekillerde değerlendiriyor. Kimi ülkelerde vakit geçirilen yerler kapalı mekanlar. Kimi ülkelerin vatandaşları ise doğayla iç içe olmayı tercih ediyor.

O ülkelerde bir gün nasıl geçiyor? (video)

İnsanoğlu farklı coğrafyalarda günlük rutin meşguliyetinin dışındaki vakitlerini muhtelif şekillerde değerlendiriyor. Kimi ülkelerde vakit geçirilen yerler kapalı mekanlar. Kimi ülkelerin vatandaşları ise doğayla iç içe olmayı tercih ediyor.

Makedonyalıların bir günü

Makedonya'nın başkenti Üsküp'ün nüfusunun büyük çoğunluğunu gençler oluşturuyor. Kültür ve sanatın merkezi olan şehir, hareketli bir hayata sahip… Devletin en büyük işveren konumunda olduğu Makedonya’da halkın önemli bölümü mesai bitimi olan akşam 5’ten sonra geniş bir zamana sahip.

Özellikle başkent Üsküp, gerek devletin merkezi olması, gerekse ülkenin en büyük üniversitesinin burada bulunması nedeniyle genç ve dinamik bir nüfusa evsahipliği yapıyor. Böylesine yoğun bir genç kitle söz konusu olunca eğlence de kaçınılmaz oluyor. 

İşte bu yüzdendir ki, başkent Üsküp’ün her bir yanı cafe ve restoranlarla dolu. Ders arasında, mesai bitiminde ya da öğle paydosunda Üsküplüler’in büyuük bölümü vaktini bu mekanlarda geçiriyor.

Haftasonu aileyle geçirilen zamanın en önemli adresiyse şehir parkı. Kimi yürüyüş yapıyor, kimi düzenlenen açık hava etkinliklerine katılıyor, kimiyse kitabını sakin bir ortamda okumak için burayı tercih ediyor. Ancak havalar ısınıncaya kadar boş vaktini okuyarak geçirmek ağırlayan en önemli mekanlar kütüphaneler. Bunun için de birçok alternatif mevcut.

Tarihi Türk Çarşısı’ndaki Çarşı Kütüphanesi de bunlardan biri. Ancak kütüphanenin farklı bir konsepti var. Hem kafe hem de kütüphane olarak hizmet veriyor. Yani bir taraftan çayınızı, kahvenizi yudumlarken, diğer taraftan kitabınızı okuyabiliyorsunuz. Çarşı Kütüphanesi kapılarını dört yıl önce açtı. Kütüphaneye ilgi ise her geçen gün artıyor. Hem kafe hem de kütüphane ortamı sunan mekanda, çeşitli kültürel etkinlikler düzenleniyor.

İşletmenin sahibi Vegim Selimi, düzenledikleri etkinlikler ve kitap-kafeyle ilgili şu ifadeleri  kullandı: “Burayı açmak, kardeşimle benim ortak fikrimizdi. Çarşıda insanların çayını-kahvesini içerken kitap okuyabileceği, sohbet edebileceği, güzel zaman geçirebileceği bir mekan açmak istedik. Her başlangıç zordur. Başta insanlar böyle bir yerin varlığından habersizdi. Ama ilgi özellikle gençler arasında her geçen gün büyüyor. Zaten bizim de en büyük hedefimiz, gençlerin zamanı boşa geçirmelerini engelleyip, okumaya ve kültürel etkinliklere olan ilgilerini arttırmaktı. Bu doğrultuda kitap tanıtımları, sergiler, şiir dinletileri gibi etkinlikler de düzenliyoruz.”

Türk Çarşısı’nın merkezinde yer alan mekan, hem otantik bir ortamda ailesiyle birlikte güzel vakit geçirmek hem de çocuklarını kitap sevgisini aşılamak isteyen ebeveynlerin de gözdesi. Hemen her alanda kitabın bulunduğu kütüphanedeki yayınlar büyük ölçüde Arnavutça. Kafenin kütüphane kısmı gençler için bir başvuru kaynağı. Üsküplü öğrenciler, kütüphanede araştırdıkları konular hakkında bilgilere de ulaşabiliyor.

Arnavutlar’ın bir günü

Arnavutluk'ta insanların günlük yaşam aktivitelerinin ayrılmaz bir parçası da kahve tüketmek. Hal böyle olunca başta başkent Tiran olmak üzere ülkenin tüm şehirlerinde yaşayanların en çok uğrak yeri de kafeler oluyor. Tiran'da her 6 dükkandan biri kafe olarak hizmet veriyor. Neredeyse günün her saati dolu olan bu adreslerde kahve fiyatları da oldukça düşük. Örneğin bol köpüklü bir Türk kahvesi içmek isteyen Tiranlılar’ın 1 buçuk lira ödemesi yeterli.

Arnavutlar’ın  günlük yaşam aktivitelerini geçirdiği bir diğer adres ise parklar. Ancak bu parkları diğerlerinden farklı kılansa müdavimleri. Arnavutluk'un başkenti Tiran'ın parklarında vakit geçiren emekliler satranç domino taşlarıyla sohbet ederek boş zamanlarını değerlendiriyorlar.

Günleri arkadaşlarıyla birlikte geçiren bir Arnavut, bu yaptıkları sohbetler ve oynadıkları oyunlar hakkında şu şekilde konuştu: “Güneşli günlerde parklarda bir araya geliyoruz. Bir kısmımız inşaat, maden mühendisi. Tren makinisti arkadaşımız bile var burada. Evde sıkıntıdan patlayacağımıza parklara gelip oyun oynuyoruz. Aslında Tiran'da bu gelenek her zaman vardı. Sadece Tiran'da değil Arnavutluk'un başka şehirlerinde de bizim gibi emeklilerin buluşma yerleri olan parklar var. Domino oynamayı da çok seviyorum. Ancak arkadaşlar beni oyuna almadılar, çünkü buluşmaya biraz geç kaldım.”

Oyuna dahil olamayan emekli Tiranlılar da seyirci olarak arkadaşlarına katılıyor. Kimileri oyun kazanmanın mutluluğunu yaşarken, kimi de şansızlıktan dert yanıyor? Tiran'da günlük yaşam aktivitelerini parklarda oyun oynarak geçiren emekliler, ülke kültürüne de renk katıyor.

Yunanistan'da bir gün

Yılın büyük bir bölümünde güneşin sıcaklığını hisseden, denizin iyot kokusunu yeşille birleştiren bir coğrafyada kurulu Atina. Tarihin doğal güzelliklere içiçe geçtiği kentte mesaiden, sorumluluklardan arta kalan zamanları değerlendirmek için birçok seçenek var. Kuşkusuz tarihi alanlar ve müzeleri gezmek bu aktivitelerin başında geliyor. Öte yandan, doğa ile içiçe geçirilecek zamanlar yediden yetmişe herkesi mutlu ediyor. 

Hafta sonu dinlenmek deyince akla ilk gelen kuşkusuz kenti çevreleyen sahil şeridi oluyor. Güzel havanın da etkisiyle kış aylarında bile sahiller dolup taşıyor. Sağlıklı ve uzun yaşamın sırrını kış dahil, dört mevsim yüzmekte bulanlar şehrin hemen göbeğindeki sahillerde kulaç atıyor. Yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, temiz havayı ciğerlerine solumak isteyenlerin adresi de deniz kenarı oluyor.

Ufukta yelkenliler mavi sularda ilerlerken sahilde de spor yapanlar, çocuklarının ellerinden tutup gezenler, kahvelerini yudumlayanlar manzaranın tadını çıkarıyor. Kimileri ise ile bu dingin manzarayı ölümsüzleştirmek için hafta sonları fotoğraf makineleri sahilin yolunu tutuyor. Uçurtmalarsa çocukların vazgeçilmezi... Gökyüzünde süzülen renkli uçurtmalar Yunanistan'da çocukların ebeveynlerinden devraldıkları unutulmayan bir gelenek.

Pakistanlıların bir günü

Pakistan'ın başkenti İslamabad, yeşil doğası ve birbirinden renkli parkları ile bilinen bir şehir. Bu nedenle İslamabadlı aileler özellikle haftasonu tatillerini şehirde bulunan parklarda geçiriyor. Parklarda sokak müzisyenleri, maymun göstericileri, at biniciliği, sandal sefası gibi bir çok aktivite ve meslek grubu mevcut. Yaz aylarına doğru sıcakların artmasıyla da İslamabadlılar parkların dere kenarlarını tercih ediyor. Dere kenarlarında Pakistanlılar hem serinliyor, hem de yeşil doğa ile içiçe bir haftasonu geçiriyor. 

İslamabadlılar’ın boş zamanlarını değerlendirdikleri diğer bir adres ise Pakistan'a özgü çayhaneler.  Çay Pakistan'da yerel kültürün ayrılmaz bir parçası. Pakistan'da kullanılan çayların türü ve hazırlanışı bölgeden bölgeye değişiklik gösteriyor. Her eyaletin kendine has çay hazırlama şekli var.  Hayber Peştunhuva eyaletinde daha çok sade yeşil çay tüketilirken, Keşmir’de yeşil çaya süt eklenerek hazırlanıyor. Pencab ve Sind eyaletlerinde ise ağırlıklı olarak sütlü siyah çay tüketiliyor. Çayhanelerde buluşan Pakistanlılar’da; biraraya gelip sütlü çay eşliğinde koyu sohbetlerle hoşça vakit geçiriyor. Sohbetlerde yudumlanan çaylar;  ülke de 4 çayı ismiyle anılıyor.

İslamabadlı gençlerin değişmez aktivitesi ise kriket. Güney Asya’nın en önemli sporlarından olan kiriket, Pakistanlı gençlerinde de en çok ilgi gösterdiği sporların başında geliyor. İslamabad’ın hemen hemen her köşesinde ki düz bir arazide kiriket oynayan gençlere rastlamak mümkün. Özellikle öğleden sonra başlayan bu sokak kriket maçları akşam hava kararıncaya kadar sürüyor. Hayatın dolu dolu yaşandığı İslamabad'da, halk günlük aktivitelerini değerlendirmek için yeni aktiviteler planlamaya devam ediyor.

Rusların bir günü

Yılın büyük bir bölümünde sert iklimle yaşamak zorunda kalan Ruslar, günlük aktivitelerini daraltan bu durumu aşabilmek için kapalı mekanları tercih ediyor. Bu eğilime örnek aktivitelerden biri Belaruskaya'da kendini gösteriyor. Diş hekiminden, finans uzmanına, öğrencisinden, öğretmenine kadar farklı sosyal katmandan birçok insan artık canlı strateji oyunlarına yöneliyor. “Moskova Saldırı Altında: Başkentimizi Kurtarıyoruz” oyunu bu noktada Ruslar’ın günlük aktivitelerine renk katıyor. En fazla sekizerli gruplar halinde oynanabilen oyunda organizatörler katılımcılara bir görev veriyor. Birbirleriyle yardımlaşarak verilen görevi yerine getirmeye çalışan katılımcılar sınırlı sürede aşamaları geçmek için uğraşıyor. Oyuncular görev sırasında 1941 yılına gidiyor. Başkent Moskova'nın Alman orduları tarafından saldırı altında olduğu bilgisiyle bu işgale karşı koymanın yollarını arıyor.

Oyunculara İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan kamuflaj örneklerini dağıtan organizatörler, kullanılan cihazların da eski model olmasına özen göstermiş. Haritalar, iletişim pusulaları ve sesli kayıt araçları dönemin izlerini taşıyor.

Organizatör Dimitri Arhipov oyunla ilgili şu şekilde konuştu: “Katılımcıların zorlu savaş koşullarını tam olarak hisstemesi oyunun gerçekçiliği açısından büyük önem taşıyor. Savaş koşullarında hem hayatta kalabilmek hem de aynı anda ilerleme sağlayabilmek için zorlukları aşmak gerekiyor. Oyunumuz için oluşturduğumuz bu mekanlarda hemen her adımı bir bilmecenin çözümüne bağladık. Feneri açıp etrafınızda ne var ne yok diye bakabilmek bile oyunucunun anahtarı bulmasına bağlı. Burada katılımcıları bir maceranın içine sürüklüyoruz. Çocuklar, büyükler macera boyunca güzel zaman geçiriyor. Zekasını kullanıyor, sabrını ve dayanıklılığını ölçüyor. Tabii ki büyüklerimizin yaşadığı zorlukların küçük bir kısmını da, görme imkanı buluyor. İnsanlar artık bilgisayar başında vakit geçirmekten bıktı. Biz de onlara büyük şehirde sanallıktan uzak gerçek bir seçenek sunuyoruz.”

İklimin müsait olması durumunda Moskova'nın sokaklarında daha fazla katılımcıyla hayata geçirilebilecek etkinlikler, kapalı mekanlarda sınırlı sayıda oyuncuyla gerçekleştiriliyor. “Moskova Saldırı Altında: Başkentimizi Kurtarıyoruz” oyunu farklı başlıklarla günlük aktivitelere renk katacağa benziyor.



Barış Mutlu, Mustafa Deveci, Derya Özcan, Gençer Tatar ve Esra Hasip haber verdi

Yayın Tarihi: 03 Mart 2016 Perşembe 13:38 Güncelleme Tarihi: 03 Mart 2016, 13:38
banner25
YORUM EKLE