Müslümanların en sevdiği üç mabed (video)

Müslümanlar için üç mabed, Harem-i Şerif, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa diğerlerinden önem ve fazilet bakımından çok daha üstündür.

Müslümanların en sevdiği üç mabed (video)

 

 

Müslümanların en kutsal mabedi Harem-i Şerif'in 19 kapısı bulunuyor. Mescid-i Haram olarak da bilinen mübarek mabedin tam ortasından ise, Müslümanların kıblesi Kâbe-i Muazzama yükseliyor. İlk olarak Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından inşa edilen Kâbe, Hz. Peygamber (s.a.s) döneminden sonra, Hz. Ömer tarafından genişletildi ve etrafı bir duvarla çevrildi.

Mescid-i Haram bugün, yüz binlerce insanın içinde ibadet edebileceği genişlikte. 19 kapısı bulunan Mescid-i Haram, toplam 361 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor. Cennetten indirilen Hacer-ül Esved yani “Siyah Taş” da, Kâbe-i Muazzama'nın kapısının yanındaki duvarda gömülü bulunuyor. Hacer-ül Esved'e ziyaretçiler el ve yüzlerini sürerek ta’zimlerini gösteriyorlar.

Kâbe’nin örtüsü her sene yenileniyor

Üstünde sırma ile ayetler yazılı bulunan, Kâbe'yi örten ve “Sitare” adı verilen örtü, her sene hac mevsiminden önce yenileniyor. Kâbe'nin duvarları ise Mekke tepelerindeki granit taşla çevrili ve tavanı ahşap kaplı.

Yaklaşık 14 asırdır her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca Müslüman, Son Peygamber Hazreti Muhammed'in (s.a.s) izinden Mekke'ye hacı olmaya gidiyor. Müslümanların kutsal mabedi Harem-i Şerifin tam ortasında yükselen Kâbe'den, kardeşlik mesajı bütün dünyaya yayılıyor.

2. büyük mabed: Mescid-i Nebevi

Müslümanların ikinci büyük mabedi Mescid-i Nebevî, Hz. Muhammed'in (s.a.s) de kabr-i şerifini de barındırıyor. Mescid-i Nebevi, aynı zamanda Hz. Peygamber (s.a.s) tarafından inşa edildi. Hicretten sonra Hz. Muhammed (s.a.s) ve ashabı tarafından hurma kütüklerinden ve dallarından inşa edilen mabedin, doğu duvarına bitişik hücre-i saadet denilen bölüme de Hz. Muhammed (s.a.s) ve ailesi için iki oda yaptırıldı. Bu odaların sayısı daha sonra eklemelerle dokuza kadar yükseldi.    

Bugünkü haline zaman içinde kavuşan Mescid-i Nebevî, aynı zamanda Medine-i Münevvere'deinşa edilen ilk cami olma özelliğine sahip. Hz. Peygamber (s.a.s) vefatından sonra, "Peygamberler vefat ettikleri yere gömülürler" hadisine binaen, Hz. Ebubekir'in tavsiyesiyle üzerine, Mescid-i Nebevi'deki Ravza-i Mutahhara’ya defnedildi.

Peygamberimiz ve 2 büyük sahabesi yan yana

Hz. Peygamber’in (s.a.s) defnedildiği alana, “Temiz Bahçe” manasına gelen “Ravza-i Mutahhara” deniliyor. Hz. Peygamber’in (s.a.s) yanı başında ise, Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer'in kabri yer alıyor.

Mescid-i Nebevi'nin dışarıdan görünen Kubbe-i Hadra denilen yeşil kubbesi,  Sultan 2. Mahmud zamanında inşa edildi.

Mescid, günümüzde etrafını kuşatan mermer kaplı avlusu dâhil, toplam 400 bin metrekarelik alanı kaplıyor. Her yıl hac ibadeti için Kâbe-i Muazzama'ya gelen  milyonlarca Müslüman, Medine-i Münevvere'deki Hz. Muhammed'in (s.a.s) kabrini ziyaret etmeden ülkelerine dönmüyorlar.

Müslümanların ilk kıblesi: Mescid-i Aksa

Müslümanlar için en önemli üçüncü mabed olan Mescid-i Aksa, İslam dünyasının ilk kıblesi. Mescid-i Aksa, yani "En Uzak Mescid", Hz. Muhammed'in miraca yükseldiği yer. Hz. Muhammed'in (s.a.s) Mescid-i Aksa'dan miraca yükseldiği gece, Kur’an-ı Kerim’de şöyle bahsediliyor: "Kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir."

Hz. Muhammed'in (s.a.s) miraca yükseltildiği sırada, Kudüs'te bugünkü şekliyle bir cami yoktu. Ancak Hz. Süleyman tarafından inşa edilmiş ve daha sonra yıkıma maruz kalmış olan Mescid-i Aksa'nın kalıntıları vardı ve burası da “Beyt-i Makdis” olarak adlandırılırdı.

Birçok kereler yıkıldı

Hz. Muhammed'in (s.a.s) ziyaret ettiği mekân da burasıydı. Beyt-i Makdis ibaresi bazı tarihi kaynaklarda Kudüs şehri için de kullanılmış ve yine bazı tarihi kaynaklarda, Kudüs'ün M.S 70 yılında yıkıma uğratıldığı, Beyt-i Makdis'in de bu olayda yıkıldığı ifade edilmiş.

Ancak bu mekân yine bir mabed olarak biliniyor ve Beyt-i Makdis'in kalıntıları da korunuyordu. Şu an Yahudilerin "Ağlama Duvarı"; Müslümanların ise, "Burak Duvarı" olarak adlandırdıkları duvar, eski mabedin bir kalıntısıdır.  

Beyt-i Makdis ya da “Beyt-i Mukaddes” adıyla da anılan El Aksa Cami, Hz. Ömer'in halifeliği döneminde küçük bir mescid olarak inşa edildi.

Emeviler döneminde büyütülen ve genişletilen cami, tarih boyunca pek çok kez yıkıldı, yağmalandı ve her defasında yeniden inşaa edildi.

 

 

 

 

Hamza Türkyılmaz yazdı

Güncelleme Tarihi: 14 Ocak 2014, 16:48
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13