banner17

Misyoner derneklerin hedefi Balkanlar (video)

Balkanlarda İslamlaşma süreciyle ilgili BSV’de bir konferans veren Arnavut bilim adamı Prof. Dr. Fahruş Recebi, 'Arnavutluk’ta Batı merkezli dernekler kamuoyunu yanıltmaya, İslam'ın medeniyet dışı bir din olduğunu aşılamaya çalışıyor. Ancak bu algı yönetimi Arnavutlar arasında başarı sağlayamadı' dedi.

Misyoner derneklerin hedefi Balkanlar (video)

Bilim ve Sanat Vakfı Türkiye Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen “Balkan Tarihi Konuşmaları” başlıklı program serisinin bu ayki konusu Arnavutluk oldu. Arnavutların Müslümanlaşma süreci ve Osmanlı devleti algısı üzerine gerçekleşen sunum, Türkiye’ye bu amaçla gelen Priştine Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fahruş Recebi tarafından gerçekleştirildi.

Programda siyasî ve sosyal yapı, iktisadî, idarî ve askerî düzenlemeler geniş bir şekilde masaya yatırıldı. Arnavutluk’taki İslami hayatın konuşmanın ana temasını oluşturduğu programda, yaşanılan problemlere de temas edildi.

Hristiyan Arnavutlar nasıl Hristiyan oldu?

Prof. Dr. Recebi, Arnavutluk’taki İslami hayat hakkında şunları söyledi: "Günümüz entelektüel çevrelerinde, maalesef Arnavutların İslamlaşma süreciyle alakalı kamuoyunu aldatmaya yönelik birçok yanlış düşünce yayılmaya çalışılıyor. Batı merkezli birçok dernek, kuruluş ve vakıf özelde Arnavutların, temelde ise Balkanların nasıl İslamlaştığı yönünde yanlış bir algı oluşturmak için uğraşıyor.

Bu kuruluşlar İslam'ın medeniyet dışı bir din olduğunu, Doğu toplumlarının bir geleneği ve Batı ile hiçbir ilgisinin olmadığı yönünde kirli propaganda yapıyorlar. Biz Arnavutları Batı’ya nasıl kazanabiliriz diye bir tartışma yürütüyorlar. Arnavutların İslam ilgisi ile hiçbir ilgisi olmadığı iddia ediliyor ama biz oluşturulmaya çalışılan bu yanlış algının doğru olmadığını biliyoruz. İslam ile ilgili böylesine sun’î gündemler yaratılırken, Hristiyan Arnavutların nasıl Hristiyan olduğunu kimse tartışmıyor.”

Arnavutlar üzerinde yapılan algı yönetimine rağmen bunda başarı sağlanamadığını vurgulayan Recebi, konuşmasına şöyle devam etti: "İslam ve Osmanlı düşmanlığıyla Arnavutların hiçbir alakası yoktur. Gerek entelektüel, gerek halk nezdinde olsun, bu, Arnavutların asla düşüncesi değildir. Fakat Avrupa’dan gelen bu algı, bazı siyasetçileri ve insanları etkilemiş ve maalesef son zamanlarda bu konularda bazı entelektüel ve siyasetçiler, Osmanlı ve Türkiye’ye karşı negatif tavır takınmışlardır. Bunun aksine halk ise Türkiye’ye sevgi ile bakmaktadır."

Ülkeler arasında daha derin stratejik işbirliği yapılmalı

Fahruş Recebi, konuşmasında Türkiye ve Arnavutlar arasındaki mevcut ilişkilere de değindi. Recebi şunları söyledi: "Türkiye’nin 2000’li yıllarda Arnavutlara yaptığı gerek askeri gerek ekonomik yardımlar, Kosova’daki Arnavutlar için çok olumlu bir etki yaptı. 2008 yılında Kosova bağımsızlığını kazanınca Türkiye Kosova’yı tanıyan ilk ülkelerden biriydi.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki kesin tavrı, Kosova halkı nezdinde büyük bir olumlu etki yarattı. Bağımsızlığın ardından Türkiye ile olan ilişkiler gayet iyi gidiyor.  Aynı zamanda Türkiye’nin sadece Kosova’daki değil Balkanlardaki tüm Arnavutlara kol kanat germesi işin başka bir olumlu tarafı. Bizler Türkiye ile Kosova arasında ilişkilerin devam ettirilmesi için elimizden geleni yapacağız. Ülkeler arasında daha da derin stratejik işbirliği yapılması için gayret edeceğiz."

Çeşitli branşlardan araştırmacılar ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, önümüzdeki ay Balkanlardaki önemli meseleleri gündeme taşımaya devam edecek.

 

Yusuf Sami Kamadan haber verdi

Güncelleme Tarihi: 13 Ekim 2015, 14:26
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20