Mali’den ödüllü bir naat: Medaihu Muhammediye

Yakup Dukri Mali’de yaşayan âlim bir zat. Kendisinin 2015 yılında Fas’taki bir yarışmada ödül kazanan bir naatı ve şiir kitabı var. Haşim Akın kitap hakkında yazdı.

Mali’den ödüllü bir naat: Medaihu Muhammediye

Bir ziyaretimizde Mali’de mukim Yakup Dukri isimli bir âlimle tanışmıştık. Yaşı yetmişin üzerinde... Hem mütevazı hem de vakur bir şahsiyet. Mali şartlarında güzel denilebilecek evinin salonunda ağırladı bizi. Salonda bolca kitaplar vardı. Çok değişik mevzular üzerine sohbetler ettik. Ziyaretine gittiğimiz şahıs; üniversite mezunu olmayan, tüm bilgi birikimini özel ilim halkalarından temin etmiş, çok farklı alanlarda kitapların sahibi ve okuru bir âlim. Arif ve münevver bir sima… Ülkesi ve dünyaya karşı sorumluluk hissine sahip mütefekkir bir insan… Bize kendi yazdığı bazı kitaplarını da hediye etmişti. Bunlardan birisi de kendi kaleminden çıkan şiir kitabı… Emsalleriyle karşılaştırıldığında birçok yönüyle farklı ve ilginç bir eser. Arapça yazılmış. Ülkenin kullandığı ana dil, farklı olsa da...

Bizde şairlerin naat yazma geleneği vardır. Birçok şairin en çok sevilen ve meşhur olan eseri de naatıdır. Arif Nihat Asya bunlardan birisi. Orada da böylesi bir gelenek var mı bilmiyoruz. Ama birçok alanda eserleri olan Yakup Dukri eşi zor bulunan bir eserin sahibi… Kendisinin Hz. Peygamber (sas) için yazılmış bir şiir kitabı var.

Şiir kitabı, 130 beyitten ve 5 bölümden oluşuyor. Eserin “Kur’an- ı Kerim’de Muhammed (sas)” bölümü, Fas’ın Medağ şehrinde 2015 yılında yapılan yarışmada ödül almış.

Kur’an- ı Kerim’de Muhammed (sas)

Bu bölüm 45 beyitten oluşuyor. Burada güzel bir şiirle Hz. Muhammed (sas) tanıtılmış. Lakin bu şiirlerin hepsi Kur’an-ı Kerim’de onunla ilgili geçen övgüleri içeriyor. Zira bölümün hemen devamında her bir beyitte geçen sıfatların ve cümlelerin hangi ayetten veya ayetlerden alındığına dair deliller sıralanmış. Yani bazen şiir ve benzeri eserlerde sınırsız övgülere rastlarız. Övgü cümleleri sıralanırken, sınırlar tamamen yok oluverir. Bu şiirlerde böylesi bir durum yok. Zira burada söylenen her cümlenin, her iltifatın bir delili mevcut.

Daha sonra şiirde geçen bazı kelimeler açıklanmış. Kendisini şiirin melodisine ve estetiğine kaptırıp da ne dediğini anlamayanlar için özel bir bölüm olmuş. Yani “şiirin manası şairin kalbinde gizlidir” yargısı delinmiş.

Kendi dilinde Muhammed (sas)

Kitabın ikinci bölüm bu başlığı taşıyor. 14 beyitten oluşmuş. Aynı şekilde Hz. Muhammed’in (sas) hadislerinde kendisi ile ilgili olarak geçen bilgiler güzel bir şiir üslubuyla özetlenmiş. Sadece tanıtılmakla kalmamış, beyitlerde yer alan sıfat ve özelliklerin de kaynak hadisleri devamındaki “deliller” bölümünde verilmiş. Buradaki cümleler; üçüncü şahıs ağzından değil, bizzat birinci şahıs ağzıyla yazılmış. “Ene-rrahmetü... Ben rahmetim” diye başlıyor. Delillerin arkasında yine kelimelerin açıklaması da mevcut…

Kitabın üçüncü bölümünde Hz. Peygamber’in yaratılış özellikleri işleniyor. Bu bölüm daha kısa. 5 beyitten oluşan bir şiir var. Aynı şekilde şiirde geçen ifadelerin ve bilgilerin de delilleri mevcut.

Bir sonraki bölüm 57 beyitten oluşuyor. Önce en büyük mucize olarak “benzerinin getirilemediği Kur’an” var. İlk delil, İsra suresi 88. ayetle başlıyor. Bu ayeti kerime ile şöyle meydan okuyor: “Eğer insanlar ve cinler birleşseydi, bu Kur’an’ın bir benzerini getiremezdi…” sonra da diğer mucizeler şiirin içinde, delilleri de ek bölümde sıralanmış…

Bir sonraki bölüm tekrar Kur’an’da Hz. Muhammed (sas) başlığını taşıyor. Neden ikinci kere tekrarlandığını bilemiyoruz.

Afrika’da mevlid geleneği

Önümüzde ilginç bir şiir kitabı var. Şiirlerin içindeki delilleri ispatlama ilginçliği yanında, başka bir yönü daha var. Peki, neden böyle yapmış olabilir?

Afrika kıtasında mevlit programlarına çok ayrı bir ehemmiyet verilir. Hatta bu durum, nüfusun tamamının Müslüman olmadığı ülkeler için bile geçerlidir. Oralarda bile Mevlid geleneğine ve programlarına ayrı bir değer atfedilir. Ancak zaman içinde Hz. Peygamber’in (sas) hayatını ve ahlakını anlamak ve onun yaşamına uyma gayesi uçmuş. Bunun yerine daha törensel ve sembolik şiirler ve konuşmalar kalmış. Bu durumu da bahane eden Suudi Arabistan destekli vehhabi-selefi anlayış, mevlit programlarına şiddetle karşı çıkmış. Orada bir kimsenin tarafını bilmek için mevlid programlarına olan yaklaşımına bakmak yeterli olacaktır.

İşte böyle bir coğrafyada Hz. Muhammed’e (sas) ayrı bir değer verilmiş. Onun için uzun şiirler yazılmış. Ancak bu konuda ortaya çıkabilecek itirazları ve “abartıyorsunuz!” ithamlarına karşı da deliller sıralanmış. Bu yönüyle de şiirden daha çok araştırma eserine benzemiş elimizdeki kitap.

Her bölümün sonundaki “Şerhu’l -Müfredat” kelimelerin açıklanması ise ayrı bir özellik. Zira birçok şiirde şair kelimeleri kullanır ve okuyanların kendi kapasiteleri kadar anlamalarını bekler. Ama burada o olmamış. Şiir örgüsü içinde kullanılan ve çok bilinmeyen kelimeler izah edilmiş.

Tüm kitabın sonunda söylenecek tek cümle var.

“Allahümme salli ala seyidina ve nebiyyina Muhammed…”

Tadımlık beyitler

Kitap ve şiir üzerine bu kadar konuştuktan sonra tadımlık da olsa kısa bir bölüm paylaşmadan olmaz. Şiirin ödüle layık görülen ilk bölümünden ilk 10 beytinin tercümesi şöyle:

Müjdeci, uyarıcı, son peygamber, güzel örnek

Yolu aydınlatan kandil, müsamahalı ve cömert,

Bizim imanımız konusunda çok hırslı, teheccüt sahibi,

Onun alnı teheccütle makam-ı Mahmud’a erişti

Çok cömert, sıratı müstakim üzere, istişare eden,

Karar verdiği bir konuda ısrarcı görüş sahibi,

Cibril bir gece ona geldi ve onu yıkadı,

Tertemiz zemzem suyuyla kalbini,

Onu temiz beyti mukaddese doğru yöneltti,

O, miraç gecesinde semaya ulaştı,

Çok özel yakınlığa ve beraberliğe eriştirildi

Çok büyük ayetleri gördü ve ikramlarla döndü,

Dedi ki, “Ben nuru gördüm. Nur, onun sıfatıydı,”

Cebbarın sıfatını gördü, zatını değil. Lakin anladı

İleri geçme emri gelince, şanı arttı da

Karışık olan şeyler televizyon görüntüsü gibi açılıverdi

Başkasına verilmeyen büyük bir makam,

Gece karanlığını yarar gibi ona has kılındı

Ehli beytiyle beraber temizlik de ona has kılındığı gibi,

Onların sevgisi ayetlerle koruma altına alınmıştır.

Haşim Akın

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2018, 12:33
YORUM EKLE

banner19

banner13