'Madem sen bensin, ben de senim' (Video Haber)

Adı Konya ile özdeşleşen büyük mutasavvıf Mevlânâ'nın türbesi, Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden.

'Madem sen bensin, ben de senim' (Video Haber)

 

Hayatıyla bulunduğu zamanda, yazdığı eserlerle de günümüzde ve gelecekte insanları İslâm dininin özüne çağıran Hz.Mevlânâ, 13. yüzyıldan bu yana insanlığın öğretmeni. İnsanlığı aşkın kaynağı olan Allah'a çağıran Hz.Mevlânâ'nın hatırası, O'na asırlardır ev sahipliği yapan Konya'da hâlâ capcanlı.

Dünyadan göçtüğünde Konya'daki türbesine defnedilen Hz.Mevlânâ, tam 740 yıldır, şehrin manevi mimarı. Gül bahçesinden yükselen türbesi, âşıkların sultanı Hz. Mevlânâ'yı bağrına basmış. Türbe, Anadolu Selçuklu mimarisinin en özgün örnekleri arasında yer alıyor.

Tebrizli Mimar Bedreddin tarafından 1274'te inşa edilen türbe, Selçuklu mimarisinde 'Türk Çadırı' olarak biliniyor. 16 dilimden oluşan kubbesi, çinilerle tezyin edilmiş duvarları ve birbirinden değerli hat sanatı örnekleriyle türbe, tam bir şaheser.

8 asırdan bu yana gönüllerde yaşayan büyük fıkıh âlimi ve mutasavvıf Hz.Mevlânâ'nın türbesinde, diğer büyük zevât da medfun. Kubbe-i Hadrâ diye anılan yeşil kubbenin altında, Hz. Mevlânâ'nın peder-i âlileri, zevcesi, evlatları ve Mevlevî Tarikatı postnişinlerine ait 65 sanduka mevcut.

Hz.Mevlânâ'nın peder-i âlîleri Hz.Bahaeddin Veled'in ceviz sandukası, ihtişamıyla bir tahtı andırmasının yanında, Selçuklu oymacılık sanatının nadide eserlerinden biri olarak biliniyor. Hz.Mevlânâ'nın türbesini de içine alan yapı, tekke ve zaviyelerin seddi yönündeki yasadan sonra müzeye dönüştürüldü. Hz.Mevlânâ Müzesi'nin avlusunda bulunan 'Neyzenler Kabristanı'nda hislerini neye üfleyen sanatçıların kabirleri bulunuyor.

Kubbe-i Hadrâ'sının altındaki kabrinde istirahat halinde bulunan Hz.Mevlânâ'nın insanlığı Allah ve Rasülü'ne daveti yazdığı eserleri, yetiştirdiği büyük insanlar ve yolundan gidenler aracılığı ile durmadan gök kubbede yankılanıyor. Kendisini bulunduğu türbeyle kayıtlamayan Hz.Mevlânâ, vasiyetinde, "Ölümümüzden sonra kabrimizi yerde aramayınız, biz ariflerin gönlündeyiz." buyuruyor.

En önemlisi de insanın kendiyle barışmasını tavsiye etmiş

Şarkın en büyük âlimlerinden, büyük mutasavvıf Hz.Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, bugün Afganistan sınırları içinde bulunan Belh'te 1207 yılında dünyaya geldi. Ailesi ile birlikte Orta Asya'dan Anadolu'ya göçerlerken birçok şehirde konaklamış, nihayetinde son durakları Konya olmuş. Döneminin en büyük âlimlerinden aldığı derslerle, ilmin en yüksek derecelerine yükseldi.

Hz.Mevlânâ, Kur'anı Kerim ve hadis-i şeriflerin tefsiri niteliğindeki dev eserleri, Mesnevi-i Şerif, Divân-ı Kebir, Fihi Ma Fih, Mecâlis-i Seb'a ve Mektubat'ı insanlığa bir armağan olarak bıraktı.

Hz.Mevlânâ'nın soyundan gelen Esin Çelebi, büyük dedesini sorduğumuzda; "Hz.Mevlânâ, 'Beri gel, daha da beri. Bu yol vuruculuk ne zamana kadar sürüp gidecek. Madem sen bensin, ben de senim, nedir bu senlik benlik. Biz Hakk'ın nuruyuz, Hakk'ın aynasıyız. O halde kendi kendimize, birbirimizle ne diye çekişip duruyoruz. Bir aydınlık, bir aydınlıktan neden böyle kaçıyor.' demiş. Kapları kırdığımız zaman suyun bir olduğunu, yani bizim o benlikten vazgeçtiğimizde karşımızdakiyle daha güzel bir birlik kurabileceğimizi anlatıyor. Türk ya da başka bir ırk diye ayırmamış kimseyi. Herkesi birliğe, beraberliğe davet etmiş. En önemlisi de insanın kendiyle barışmasını tavsiye etmiş" dedi.

Hz.Mevlânâ'nın hiç kapanmayan gönül kapısı ve yüzyılları aşan eserleri, insanlığın ahlak, din, ilim ve akıl yolundaki en büyük pusulası.

Din değiştirmek için değil, bu duyguları anlamak için Müslüman oldum

Sadece Müslüman ülkelerden değil, dünyanın farklı birçok din mensubunun uğrağı olan Hz.Mevlânâ, milyonların İslâm'la şereflenmesine vesile olmuş. İlk olarak 1973 yılında Konya'ya gelen bir Almanyalı turist, ihtidası ile sonuçlanan o süreci şöyle anlatıyor: "Almanya'dan Konya'ya 1973'te turist olarak geldim. Hz.Mevlânâ Müzesi'ne girdim. O an farkettim ki burası bir müze değil. Bambaşka bir yer burası. Daha sonra kendimde bir farklılık hissetmeye başladım. Kendimle ve Allah'la olan ilişkimde de bir değişiklik vardı.

Sonra Hz.Mevlânâ'nın müzesinde istedim ki biri bu ruh durumumu anlatsın. Süleyman Hayati Dede ile tanıştım. O benim için bir başlangıç oldu ve bana yol gösterdi. Hz.Pîr'in önünde hissettiklerim, benim din değiştirmeme vesile oldu. Ama din değiştirmek için değil, bu duyguları anlamak için Müslüman oldum. İslâm beni kabul etti. Volf olan adımın bu tanışmadan sonra Süleyman olmasına karar verdim. Şimdi ise Konya adeta benim ikinci evim.”

Hz.Mevlânâ 17 Aralık 1273'te ardında büyük bir manevi miras bırakarak dünyadan göçtü.

Hz.Mevlânâ'nın hayatının dönüm noktalarından biri olmuştu

Hz.Mevlânâ'nın yareni ve hâldaşı Şems-i Tebrîzî, İran'ın Doğu Azerbaycan eyaletinin yönetim merkezi olan Tebriz'de dünyaya geldi. Adı Muhammed, lakabı ise Şemseddin, yani dinin güneşi idi. Hz.Şems-i Tebrîzî, yarenlik ettiği Hz.Mevlânâ'yı şu sözlerle anlattı; "Beden bakımından onunla aramızda mesafe olsa da, cansız ve bedensiz ikimiz de bir nuruz. İster O'nu gör, ister beni. Ey arayan kişi, ben O'yum, O da ben."

Konya'dan dünyaya yayılan iki güneş, Hz.Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî ve Hz.Şems-i Tebrîzî. Hz.Şems, makamıyla bugün de Hz.Mevlânâ'nın yanında. Şems Parkı içinde yer alan türbe, sade ve mütevazılığı ile dikkat çekerken, Hz.Mevlâna'yı ziyaret edenler, Hz.Şems-i Tebrîzî'ye uğramayı da ihmal etmiyorlar.

Bir beldede çok kalmayan Hz.Şems'in, devrinin en büyük mutasavvıflarından olduğunu, eseri Makalat'tan anlamak mümkün. Hz.Şems, kendisiyle yarenlik edecek dost bulamayan Hz.Mevlânâ'nın hayatının dönüm noktalarından biri olmuştu. Sürekli başbaşa sohbetler eden iki Allah velisi, birbirlerinde kendilerini bulmuştu.

Hz.Mevlânâ, Hz.Şems'in son kez izini kaybettirmesine kadar, vaktini hep O'nunla geçirdi. 1247'de sırra kadem basan Hz.Şems'in ardından, Hz.Mevlânâ, dostundan ayrılmanın hüznünü mısraların kalbine gömdü. Hz.Şems'in bugün Konya'da bulunan ve derin bir sessizliğe bürünen sandukası, yeşillerle bezeli. Sandukanın başındaki ise yeşil bir sarık mevcut.

 

 

 

 

Eda Sinem Bakioğlu haber verdi

Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2013, 10:20
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13