banner17

Lenin Kütüphanesi'nde birçok önemli İslam eseri yer alıyor (video)

Kütüphane kültürü açısından en zengin ülkelerden biri olan Rusya bu konuda yüzyıllardır örnek teşkil ediyor. Savaş zamanlarında bile yeni kütüphane açmayı başaran ve eski kitapları bugüne kadar muhafaza eden Rus kütüphaneleri tarihe de ışık tutuyor.

Lenin Kütüphanesi'nde birçok önemli İslam eseri yer alıyor (video)

Rusya'nın başkenti Moskova, dünyanın en büyük dördüncü kütüphanesine ev sahipliği yapıyor. Sovyet lider Lenin'in anısına kurulduğu için Lenin Kütüphanesi olarak da anılan yapının resmi adı Rusya Devlet Kütüphanesi. 17,5 milyonu aşkın kitap, 43 milyonun üzerinde kayıt, 350 bin ses kaydı, 247 farklı dilden oluşan yabancı eser, tarihi gazeteler ve dergiler var kütüphanenin arşivlerinde. 250'ye yakın farklı dilden milyonlarca kitabın yer aldığı Rusya Devlet Kütüphanesi'nin yüzde 30'unu yabancı eserler oluşturuyor. Savaş dönemlerinde ülkenin iç bölümlerindeki şehirlere taşınan kıymetli eserler, barış zamanında tekrar rutin korumaya alınıyor.

Kütüphaneye bağlı Doğu Medeniyetleri Merkezi ise Türk okurlar için hayati değerde. Yaklaşık üç yüz yıllık belge ve kitaplar, Çarlık dönemiyle Osmanlı arasındaki karşılıklı hediye alışverişinden günümüze kalan basılı eserler ve cumhuriyet döneminden özel arşivler bu merkezde.

Kütüphanenin en zengin bölümlerinden biri de Türkiye Koleksiyonu. Osmanlı döneminden günümüze Türk edebiyatının özel örnekleri kütüphanenin üst düzey koruması altında. Osmanlı ve cumhuriyet döneminden belgeler, tarihi olaylara ilişkin ilk elden yazılanlar Türkiye koleksiyonunun önemli örnekleri arasında.

Kütüphanenin Doğu Medeniyetleri Merkezi'ndeki Türkiye Koleksiyonu'nun tarihi, kuruluşun gerçekleştiği 1828 yılına dayanıyor. Dönemin Türk idarecilerinin Rusya’ya hediye ettiği Osmanlı döneminde basılan ilk 17 kitaptan 16’sı koleksiyona dahil. 15 bin kitap, 18 bin dergi ile 10 yıllık gazetelerin arşivlerinin yer aldığı bu bölümden, kütüphaneye kayıt yaptırarak kısa süreli de olsa örnekleri temin etmek mümkün. Fakat tarihi değerdeki yüzyıllık eserlerle ilgili sınırlama var. Bunlar ancak bir kütüphane görevlisi tarafından size gösteriliyor ve sonrasında tekrar teknik şartların tam koruma için sağlandığı özel bölüme götürülüyor.

Müslüman dünyadan önemli eserler var

Rusya Devlet Kütüphanesi'nin koleksiyonunda 1729 yılında İbrahim Müteferrika tarafından sadece bin adet basılan Vankulu Lügati de mevcut. İsmail El-Cevheri'nin onuncu yüzyılda yazdığı eser, 16. yüzyılda "Vankulu" ismiyle tanınan Müderris Mehmed bin Mustafa el-Vani tarafından iki cilt halinde Türkçe'ye çevrilmişti. Birinci Dünya Savaşı sırasındaki ‘Boğaziçi Operasyonu’na ait emir evraklar, Osmanlı sultanlarının fermanları ve uluslararası anlaşmalarının orijinaller de merkezin koruması altında saklanıyor.

Kütüphanenin özel eserlerinden biri de, Müslüman bir ülkede yayınlanan ilk resimli kitap özelliğini taşıyan, Emir Muhammed bin Hasan-ül Mes'udi'nin yazdığı "Tarih-i Hind-i Garbi" kitabı. "Tarih-i Hind-i Garbi" kitabı Rus tarihçiler arasında tartışmalara yol açmıştı. Dönemin eserlerinde sadece metin kullanıldığı, resme yer verilmediği iddialarının bu kitapla çürütüldüğünü iddia eden uzmanlar, merkezin dünya kültürü açısından önemine işaret etmişti.

Katip Çelebi'nin "Cihannüma" isimli meşhur eseri de koleksiyonun önemli parçalarından. Kitabın orijinal baskısında hiçbir resim bulunmamasına karşın, Rusya İmparatorluğu'na hediye edilen kitapta elle çizilmiş çok sayıda resim ve harita var. Eski Uygur dilinde Yusuf Has Hacip tarafından yazılan ‘Kutadgu Bilig’, Kaşgarlı Mahmut'un 'Divan-ı Lugati't Türk’ adlı eseri, Türkiye Devlet Arşivi, Osmanlı Bölümü’nün yayımladığı el yazılarının yanı sıra, 1853-1856 yıllarındaki Kırım savaşıyla alakalı belgeler bu koleksiyonda muhafaza ediliyor.

Cumhuriyet döneminden de yasaklı olanlar dahil birçok kitabın yer aldığı merkezde “Tarih Vesikaları" adlı eser Rus sosyal bilimcilerin zaman zaman başvurduğu bir örnek. Kitapta sadece basıldığı dönemin değil, yüzyıllarca öncesinin fermanları ve uluslararası anlaşmaları var. 

Türkiye'den başta Kültür Bakanlığı ve Moskova Büyükelçiliği olmak üzere birçok merkezle irtibat halinde bulunan merkez, kitap koleksiyonunu daha da zenginleştirme hedefinde. Rusya Devlet Kütüphanesi, sahip olduğu edebi zenginlikle dünyanın  en gözde kütüphaneleri arasında yerini koruyor.

Osmanlılar’ın da zamana direnen eserler verdiği kesin”

Cilt tasarımlarında ebru çalışmalarının yer aldığı eserlerin el yazımı olduğuna dikkat çeken merkezin müdürü Marina Melanina, renklerin bunca zaman canlılığını kaybetmemesine de vurgu yapıyor. Melanina koleksiyondaki eserlerle alakalı şu ifadeleri kullandı: “Merkezimizde Türkiye'den gelen eserler önemli bir yer tutuyor. Dışişleri Bakanlığı yüzyıllar boyunca kendileri üzerinden Kremlin'e iletilen kitapların büyük bir bölümünü kütüphanemizle paylaştı. Savaş ya da doğal afet gibi ihtimallere karşın farklı planlarımız mevcut. Zaten bu gördüğünüz eserlerin korunduğu bölüm her türlü hava koşuluna dayanıklı, teknik olarak nemin zarar vermeyeceği ölçüde tasarlanmıştır.

Fakat şunun da altını çizmemiz gerekir ki, bu kitaplarda kullanılan kağıt da mürekkep de olağanüstü sayılabilir. Bu zamana kadar bu canlılığın korunmasında bu etkinin hakkını da vermemiz lazım. Biz iyi koruyoruz tabi, ama Osmanlılar’ın da zamana direnen eserler verdiği kesin."

Marina Melanina Türkiye’den bir çok kurumla bağlantı halinde olduklarını söylerken, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye'den birçok kurumla doğrudan ilişkimiz var. Özellikle elçilik ve Kültür Bakanlığı'nın destekleri zikretmeliyiz. Bu sağlam ilişkiler sayesinde Topkapı Sarayı ile bağlantı halindeyiz ve ortak programlar düzenleyebiliyoruz. Kitap değişimine ağırlık verebiliyoruz. Unutmayalım ki Türkiye'de de Rusya'yı ilgilendiren eserler mevcut.

Sekiz yıldan bu yana merkezimizde 'En İyi Türkçe' yarışmaları düzenleniyor. Burada Rus vatandaşları zaman zaman Türkçe şarkı ve türkülerle, zaman zaman da şiir ya da düzyazıyla ilgilerini ortaya koyuyor. Çok aktif bir konumdayız, sadece Moskova'dan değil farklı şehir hatta ülkelerden ziyaretçileri ağırlıyoruz. Sıradan biri olarak gelip buradaki kitapları okuyabilirsiniz, ama daha detaylı bir faydalanma için karşı tarafta bulunan kayıt birimimizden başka bir izin belgesi çıkarmanız gerekiyor. Ama gözünüz korkmasın, birkaç dakikada gerçekleşebilen bir işlem bu ve buradaki eşsiz eserleri görmeye değer.”

Rusya Devlet Kütüphanesi'nin Doğu Medeniyetleri Merkezi, öğrenciler, öğretmenler, öğretim üyelerinin yanı sıra medya mensupları ve meraklı vatandaşlar tarafından da sık sık ziyaret ediliyor.

Lenin: “Kitaplar büyük bir güçtür”

Rusya'da kütüphanelerin tarihi yüzyıllara uzanıyor. Kitap okumaya önem veren geniş okur kitlelerine sahip Rusya'daki kütüphanelerde yaklaşık 750 milyon kitap var. Sovyet hükümetinin kurulduğu dönemde Lenin'in, Halk Eğitim Komiseri Anatoli Lunaçarsky'e söylediği şu sözler de kütüphanelere verilen önemin de bir göstergesi: “Kütüphanelere çok önem veriyorum, siz bu işle bizzat meşgul olmalısınız. Bir kütüphaneciler toplantısı düzenleyiniz. Amerika'da bu sahada birçok çalışmalar yapılıyor. Kitaplar büyük bir güçtür ve devrimin sonucu olarak kitaplara daha büyük bir özlem duyulacak. Okuyuculara geniş okuma odaları, aynı zamanda kolayca kitaba kavuşabileceği seyyar kütüphaneler tesis etmeliyiz.”

Rus devletine ait kayıtlarda 18. yüzyılda birçok halk kütüphanesi kurulduğunu ve kütüphaneler için geniş binaların tesis edildiği görülüyor. 19’uncu yüzyılda ise kütüphaneler kasabalara kadar yayıldı. Birinci Dünya Savaşı başladığında ülkede 76 bin kütüphane ve yaklaşık 5 milyon cilt kitap vardı. Ancak 2. Dünya Savaşı kütüphaneleri de olumsuz etkiledi. 2. Dünya Savaşı sırasında kütüphaneler devletin kültür politikaları açısından büyük önem taşıyordu. Varılan anlaşmalardan doğan kazanımlar savaşa rağmen durmadı. Tanınmış yazarlar yaşanan hareketliliğin neticesinde Rus edebiyatına kazandırıldı.

O dönemlerde kütüphaneler dünyanın geride kalan bölümüne açılan yegane pencereleri oldu. Sovyet devriminin hayat bulmasıyla kütüphane sistemini yaymak, bina ve malzemelerini geliştirmek amacıyla bir kütüphane kampanyası başlatıldı. Barakalarda, hatta çadırlarda kütüphaneler açıldı ve bu kütüphanelere karşı duyulan ilgi büyük oldu.

Kütüphane kültürü açısından en zengin ülkelerden biri olan Rusya bu konuda yüzyıllardır örnek teşkil ediyor. Savaş zamanlarında bile yeni kütüphane açmayı başaran ve eski kitapları bugüne kadar muhafaza eden Rus kütüphaneleri tarihe de ışık tutuyor.

 



Barış Mutlu haber verdi

Güncelleme Tarihi: 23 Ocak 2016, 12:40
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20