banner17

Kuzeyle güney arasında köprü: Lefkoşa (Video Haber)

Savaşın ayırdığı bir başkent olan Lefkoşa'nın hemen her yerinde farklı medeniyetlerin izlerini görmek mümkün... Unesco tarafından koruma altına alınan dantel ve nakışın buluştuğu Kıbrıs'ın geleneksel el işi Lefkara ise adaya gelen ziyaretçilerin gözdesi..

Kuzeyle güney arasında köprü: Lefkoşa (Video Haber)

 

Lefkoşa'nın hem güneyinde, hem de kuzeyinde birlikte asırlarca yaşamış Kıbrıslı Rum ve Türk halklarının ortak kültürüne dair izler görülüyor. Yıllardır KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi arasında bir tampon bölge gibi görev yapan şehir, bugün açılan sınır kapılarıyla iki bölge arasında bir köprü görevi görüyor. Savaşla ikiye bölünen şehirde, üç farklı sınır kapısından adalı Türk ve Rumların karşılıklı geçişleri artık serbest...

Adada antik Yunan, Bizans, Osmanlı ve Venedik izlerine de rastlanıyor. Venediklilerin adada hâkim olduğu 15. asırda inşa edilen ve 16. asırda sağlamlaştırılan surlar, şehrin eski yerleşim merkezini çevreliyor. Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından fethi sırasında surları tırmanıp bayrağı diken ancak o anda şehit düşen bayraktarın anısına yapılan cami de Bayraktar ismini taşıyor.

Güney Lefkoşa'daki bir başka önemli cami ise Ömeriye Camii... Bir zamanlar kilise olan ancak savaşta yıkılan yapı, 1571'de Mustafa Paşa tarafından yeniden inşa edilmiş. Özellikle güneyde yaşayan Müslüman göçmenlerin kullandığı cami bugün hâlâ ibadete açık... Ömeriye Camii'nin hemen karşısında ise Ömeriye Hamamı bulunuyor. 16. asırda Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan hamam, 2012 yılına kadar hamam olarak hizmet vermeye devam ediyordu. Şimdiyse kapıları halka kapalı...

Güney Lefkoşa'da adaya yaklaşık bir asır hükmeden Venediklilerin izlerine sık sık rastlanıyor. Dar sokakları, taş binaları ile Venedik mimarisi adanın güneyindeki eski şehre hâkim... Osmanlı mimarisinin önemli özelliklerinden biri olan cumbalı evler de güney Lefkoşa'nın dikkat çekici unsurlarından. Rengarenk boyalı cumbalar, sokakları süslüyor. Birçok müzenin de yer aldığı güney Lefkoşa, tarihî ve doğal güzellikleri her yıl dünyanın dört bir yanından turiste ev sahipliği yapıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti kuzey Lefkoşa, ada tarihine dair en yoğun izler bulunan bölgelerden biri... Özellikle Venedik ve Osmanlı izlerinin yoğun olarak hissedildiği kuzey Lefkoşa farklı mimarisi ile biliniyor.

Güney ile kuzey Lefkoşa arasındaki geçişlerden biri olan Lokmacı kapısının karşısında tarihî Arasta çarşısı çıkıyor karşımıza... Sadece yaya trafiğine açık ve güneyin en işlek caddelerinden olan Lidra'nın devamında olması nedeniyle çoğu kez sınırı yaya geçen turist grupları misafir ediyor. Kuzey Lefkoşa'nın tarihî değerleri de yoğun olarak bu bölgede toplanıyor. Kuzeyde Selimiye Camii başta olmak üzere, Arap Ahmet Paşa Camii, Sarayönü Camii gibi birçok cami bulunuyor.

Kuzey Lefkoşa'daki Mevlevî tekkesi Kıbrıs'ın en önemli tarihî ve mimarî yapıları arasında yer alıyor. 16. asırda inşaa edilen bina, 2002'den bu yana müze olarak hizmet veriyor. Altı kubbeyle örtülü türbe kısmında da derviş takkeli mezar taşları bulunuyor.

Adada bulunan asırlık Osmanlı hamamı da bugün hâlâ hizmet veren Osmanlı yapılarından... Hanlar da kuzey Lefkoşa'daki en önemli Osmanlı eserleri arasında. Bu hanların en büyüğü ve bugün hâlâ canlı olanı ise Büyük Han.

Adanın en meşhur lezzetlerinden biri ise hellim peyniri. Keçi veya koyun sütünden yapılan hellim, dükkânlarda da vitrinleri süslüyor. Türkiye'den tanıdığımız birçok tatlıya da Lefkoşa sokaklarında rastlanabiliyor.

Kıbrıs'ın geleneksel el işi: Lefkara

Unesco tarafından koruma altına alınan dantel ve nakışın buluştuğu Lefkara, adaya gelen ziyaretçilerin de gözdesi... Lefkara, Kıbrıs'a 15. asırda gelen venediklilerin adaya bıraktığı en önemli miraslardan biri... Adanın venedikliler tarafından işgal edilmesinin ardından İtalyan dantelleri de Venedikli kadınlarla birlikte adaya taşınmış. Adanın kendine has dantel ve nakış kültürü ile harmanlanan el işleri bugün Lefkara olarak adlandırılıyor.

Bu özel el sanatı, ismini adanın güneyinde bulunan Lefkara köyünden alıyor. Venediklilerin tatil yapmak için geldikleri bu bölge, adalıların İtalyan danteli ile tanıştığı ve Lefkara işinin de doğduğu köy... Zamanla ada içinde yaşanan göçler bu el sanatının adanın tamamına yayılmasını sağladı.

Genellikle İrlanda keteni üzerine pamuk iplikle yapılan işlemelerde iki ana renk kullanılıyor. Beyaz ve yeşil motifler çoğunlukla geometrik şekillere bürünüyor. Geçen zamanla birlikte motifler de kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya kalınca adalılar bu kültürel değerin kaybolmaması için harekete geçmişler.

Adanın dört bir yanında el emeği ile yapılan Lefkara işi, bugün adayı ziyaret edenlere hediyelik eşya olarak satılıyor. Bugün hâlâ korunan motifler arasında adayı ziyaret edip, Lefkara işi bir masa örtüsü satın alan Leonardo da Vinci'nin son akşam yemeği tablosunda görülen nakışa da rastlanıyor.

Yüzyıllardır Kıbrıs adasında yaşama imkânı bulan bu özel sanat, şimdi ise Unesco koruması altında ve 2009'dan bu yana dünya manevi kültürel miras listesinde...

 

Derya Köseoğlu bildirdi (Kuzey Haber Ajansı-KKTC)

Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2013, 15:56
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20