Karahüseyinov doğumunun 70. yılında anıldı (video)

Bulgaristanlı Türklerin kimlik mücadelesinde öne çıkan isimlerden şair ve ressam Mehmed Karahüseyinov doğumunun 70. yılında Sofya'da anıldı.

Karahüseyinov doğumunun 70. yılında anıldı (video)

Türk şair Mehmed Karahüseyinov, Bulgaristan'da 1989 yılında yıkılan komünist rejime karşı Türk ve Müslümanların mücadelesinin önemli isimlerindendi. Mehmed Karahüseyinov, Bulgaristan'da hiç unutulmadı. Hüseyinov anısına en son düzenlenen etkinlik, doğumunun 70. yılında hayata geçirildi. Bulgaristan Kültür Bakanlığı desteğiyle düzenlenen törende, şairin Bulgarca kaleme aldığı tüm eserlerini içeren "İtirafın Acısı" isimli kitabı tanıtıldı.

Mehmed Karahüseyinov Vakfı başkanı Georgi Mihaylov, Karahüseyinov'la alakalı şu ifadeleri kullandı: “İsim değiştirme süreci 1985 yılında sadece bir grup insanın zorunlu ad değişimini içeren bir süreç değil. Bu aslında Bulgar Komunist Partisi'nin ülkede Türk ve Pomak halkının asimılasyonunu amaçlayan daimi bir polikasının parçasıdır. Mehmed Karahüseyinov da bu amacı iyi anlayan ve yorumlayan kişidir.”

Anma törenine, Mehmed Karahüseyinov'un yurt dışında yaşayan akrabaları da katıldı. Yeğeni Alina Karahanova, Mehmed Karahüseyinov'u şu ifadelerle andı: “Ruhunda hep bu vardı. Hayatı boyunca sadece şiir yazardı. Her zaman doğum günlerimizde bize birer şiir hediye ederdi. Benim en güzel hediyemdi. Her yıl gelecek şiiri beklerdim. Bizim şimdi amacımız onun şiirlerini sadece Bulgarlar'a değil, tüm insanlara tanıtmak, tüm insanların kalbine dokundurmak.”

Kendini ateşe verdi

Mehmed Karahüseyinov 8 Ekim 1945'de Deliorman'ın Sevar köyünde doğdu. Milletvekili, gazeteci ve yazar babasının işi dolayısıyla hayatını Sofya'da geçirdi. Uzun yıllar gazetelerde, matbaalarda çalıştı. Duygularını ve gelecek korkularını şiirlerine aktardı. Şiirlerindeki isyan, baskıcı düzene karşı alaycı ve karamsar bir üslup izledi.

1984 yılında zorunlu isim değiştirme süreci başladığında, sıra Sofya'daki Türkler'deydi. Şair Mehmed Karahüseyinov, bu baskılara dayanamadı ve Türkler'in maruz bırakıldığı maddi manevi işkencelere isyan olarak başkent yakınındaki dağ evine gitti ve 2 Şubat 1985'de kendini ateşe verdi.

Niyeti kahraman olmak değildi, tek istediği kendi özünden ödün vermemekti. Beş yıl daha yaşadı. Tarihler 3 Mayıs 1990'ı gösterdiğinde hayatını kaybetti. Ölümünden bir yıl önce Bulgarca kaleme aldığı “Yanmak” şiirinde, özgürlüğü şu dizelerle anlatmıştı: “Yanıyor göğüslerim, yanıyorum, yanıyorum / Rüyamda değil, gerçekte.. / Ormanından koparılan bir ağaç gibi şimşekler alevler içinde kalıyorum. / Özgürlük çığlığı öldürülür mü? / Mezarıma bırakın beyaz bir gül.”

 

Sevda Dükkancı haber verdi

Güncelleme Tarihi: 18 Kasım 2015, 14:04
banner12
YORUM EKLE

banner19