Kapalıçarşı'da yaşayan tarih: Gramofon Baba (video)

Kapalıçarşı'daki bir gramofon tamircisi, Gramofon Baba adıyla anılan Mehmet Öztekin, bir dönemin emektarlarını burada yeniden işler duruma getiriyor.

Kapalıçarşı'da yaşayan tarih: Gramofon Baba (video)

Uzun bir dönem gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası olan gramofonlar, pikapların ve kasetçalarların gelişiyle bodrum katlarında kaderine terk edildi. Bugünse tutkunları için vazgeçilmez değere sahip gramafonlar, Kapalıçarşı'daki gramafon sevdalısı Mehmet Öztekin'in dükkanında yeniden hayat buluyor.

Bir tarafta tarihe tanıklık eden gramofonlar ve taş plaklar, diğer tarafta da Türk müziği divalarına ait fotoğraflarla süslü gramafon atölyesinin sahibi Mehmet Öztekin, nam-ı diğer Gramofon Baba. Gramofonların bazılarını tamir ederken, bazılarını da bizzat kendisi imal ediyor bu atölyede.

Mehmet Öztekin, gramofonla tanışmasını şu şekilde anlattı: “Ben rahmetli babamın yanında 6 yaşında başladım çıraklığa. O yaşlarda ilgimi çekti. Büyük insanların da ilgisini çekerdi o zamanlar. Hayret ederlerdi. Çünkü bir kutunun içinden ses çıkıyor. O gün için hayal edilmeyecek bir olay. Ama yıllar sonra da bu işin ekmek kapım olacağını hiç düşünmemiştim. Ama öyle de oldu.”

Gramofonun sihirli görüntüsü

Mehmet Usta'nın bir meslek olarak başladığı gramofon tamiri, zamanla onun en büyük tutkusu haline gelmiş. Hatıraları çaldığı nağmelerde gizleyen gramofonlardan yükselen o seslere yeniden hayat vermeye adamış ömrünü. Mehmet Öztekin, gramofonla ilgili sözlerine şu ifadelerle devam etti: "Gramofonda sanatçının sesi neyse odur. Bunun dışında hiçbir şey olmaz. Gramofon ustasını yaşatan, hayatta tutan da bu doğallığıdır. Sanatçılarının seçilmiş sesler olmasıdır ve gramafonda çaldığınız her ses mutlaka ve mutlaka insan duygularını titretir.”

Yarım asırlık meslek hayatında sayısız anıya ev sahipliği yapmış Gramafon Baba'nın atölyesi. O anılardan birini şöyle anlattı Gramafon Baba: “Yıllarca arızalı kalmış, tamirci bulamamış ama kendi için büyük değer taşıyan bir gramofonu buraya getiren, çalmaya başladığında ağlayan müşterilerim oldu. Hepsinin temelinde duygular yatıyor. Çünkü müziğin kendisi duygusaldır, gramofonun görüntüsü de sihirlidir.”

Kapalıçarşı'daki küçük atölye, 56 gramofonu ve iki bini aşkın taş plağıyla ziyaretçilerini zamanın ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuğa gramafonların geçmişten gelen sesleri eşlik ediyor. 

 

Ayşe Sonuşen haber verdi

Güncelleme Tarihi: 26 Ağustos 2015, 13:03
YORUM EKLE

banner19