banner17

'Hiç bir şiir bir mezar taşı kadar milli olamaz' (video)

İstanbul'daki kabristanlarda rastladığımız tarihi mezartaşları adeta bir sanat eseri. Geleneksel sanatlarla işlenen bu mezar taşları, vefat edenlerle ilgili bilgileri de yarına taşıyor.

'Hiç bir şiir bir mezar taşı kadar milli olamaz' (video)

Osmanlı medeniyetinin estetik unsurları, tarihi mezartaşları içerisinde taş oymacılığı, hat, süsleme gibi çok sayıda sanatı barındırıyor. Tarihi mezartaşları, bugün de bulundukları yerde adeta bir açık hava müzesi olarak boy gösteriyor.

Mezar taşlarının önemli özelliklerinden biri de, üzerine işlenen şekillerle, ölenin cinsiyeti, mesleği, mensup olduğu zümre ve sahip olduğu unvan konusunda bilgi vermesi. Yelken direği, kadırga dümeni ve lenger motifi ile bir mezarın denizciye ait olduğu, çiçek veya başlık motifleriyle süslü bir mezarın bir kadına ait olduğu anlaşılabiliyor. Aynı şekilde eğer bu kişi asker ise mezar taşında başlığı, bir âlim ise sarığı, devlet adamı ise mevkisine göre kavuk motifi bulunuyor.

Tarihi mezartaşlarındaki sembollerle ilgili sanat tarihçisi Nidayi Sevim şu ifadeleri kullandı: “Müslüman inanışta heykelcilik pek hoş karşılanmaz. Dedelerimiz bu alandaki maharetlerini mezar taşı üzerinde sergilemişlerdir. Bin yıllık medeniyetin zarafetini, birikimini mezar taşlarında gözlemleyebiliyoruz. Rahmetli Yahya Kemal Beyatlı bunlar için şöyle der: 'Hiç bir şiir bir mezar taşı kadar milli olamaz. Çünkü onda el emeği, göz nuru, sanat vardır ve onlar bize bizi anlatır.'”

Tarihi mezar taşları birer birer yok oluyor

Mezar taşları, sahip oldukları şiirlerle de edebî bakımdan önem taşıyor. Sevim, mezartaşlarının bu hususiyeti ile alakalı olarak da şunları söyledi: “Tarihi mezar taşlarımızda bin yıllık medeniyetin birikimlerini rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz. Bunların içerisinde çok veciz ifadeler, önemli manzûmeler var. Bir mezartaşı kitâbesinde de bu örneklerden bir tanesi karşımıza çıkmıştı. Şöyle yazıyordu üzerinde: 'Meskenim dağlar başı, sahraya hacet kalmadı / Onuldu yârelerim cerrâha hâcet kalmadı / İçtim ecel şerbetini, Lokman'a hacet kalmadı / Yapıldı cennet sarayım mimara gerek kalmadı.'”

Tarihi mezarlıklar, âbidevî değer taşıyan çok sayıda taşa da ev sahipliği yapıyor. Eyüp Sultan'daki mezarlıklarda örneklerine nadir rastlanan mezar taşları mevcut. Cellatlara ait mezarlar bunlar arasında dikkat çekiyor. Kimi tarihi mezartaşlarıysa ilgisizlik dolayısıyla yok olma tehlikesi yaşıyor. Nidayi Sevim, tarihi mezartaşlarının maruz kaldığı ilgisizlikle alakalı şunları söyledi: “Medeniyetimizin sessiz tanıkları mezar taşlarımızın önemi malum. Bu inkar edilemez bir gerçek. Fakat ne yazık ki biz bunları koruyamıyoruz. Tarihi mezarlarımızın, mezarlıklarımızın hali içler acısı. Bürokratik engellere takılıyoruz. Bunlarla ilgili bir an önce Kültür ve Turizm Bakanlığı, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Anıtlar Kurulu harekete geçmelidir diye düşünüyoruz. Bunlar gözlerimizin önünde tek tek kayboluyor. Define avcıları bir yandan, yeni mezar yeri açmak için mezarlık simsarları bir taraftan derken bunlar birer birer elimizden yok olup gidiyorlar.”

 

Yusuf Sami Kamadan haber verdi

Güncelleme Tarihi: 12 Ekim 2015, 10:14
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20