banner17

Hasan el Benna'nın torunu konuştu (video)

Muhammed Mursi'nin koltuğundan indirilmesiyle Müslüman Kardeşler 86 yıllık tarihindeki en ağır hasarı aldı. Ancak hareketin kurucusu Hasan el Benna'nın torunu akademisyen Vafa Henfi'ye göre, Mısır'ın geleceği umut vaad ediyor.

Hasan el Benna'nın torunu konuştu (video)

Mısır, ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi koltuğundan indirerek Müslüman Kardeşler'e 86 yıllık tarihindeki en büyük darbeyi indirdi. Darbe yönetiminin terör örgütü ilan ettiği Müslüman Kardeşler'in (İhvan-ı Müslümin) birçok üyesi hapiste.

Güvenlik güçleri Ağustos ayında meydanları boşaltmak için Mursi yanlısı binlerce protestocuyu katlederken, binlerce Müslüman Kardeşler üyesini de tutukladı. Sisi cuntası ülkede yükselen şiddet olaylarından da Müslüman Kardeşler'i sorumlu tuttu.

Bu süreçte darbe karşıtı gösterilerin önemli figürlerinden biri de Müslüman Kardeşler örgütünün kurucusu Hasan el Benna’nın torunu Wafaa Hefny oldu. Mısır’ın ünlü akademisyenlerinden olan Hefny, darbe yönetiminin şiddetin kaynağı olarak Müslüman Kardeşler'i görmesine karşı çıkıyor.

Görgümüz şiddeti hoş görmez

Hefny şunları söyledi: "Bu şiddet Müslüman Kardeşler gençliği ile birlikte doğmadı. Bunu tamamen reddediyorum. Neden? Çünkü biz disiplinli ve iyi terbiye almış bir grubuz. Bizim görgümüz şiddeti hoş görmez. Ancak meydanlarda bulunan bazı gençler bu fikirlere rağbet ediyor. Ben bir ittifak adına konuşuyorum. İttifak diyorum çünkü meydandaki insanlar Müslüman Kardeşler ile aynı şeyin karşısındalar. Eğer devrim gerçekleşecekse, barışçıl olmalı."

Hefny, Müslüman Kardeşler teşkilatı rehberlik konseyi başkanı Muhammed Bedii'nin de aralarında olduğu birçok liderin hapiste olduğu bir dönemde örgüt içindeki genç ve yaşlı kesimlerin ayrıştığı iddiasına da karşı çıkıyor.

Hefny, "Müslüman Kardeşler'in liderleri hapiste. Onlarla iletişim kurma imkânımız da yok. Ancak Müslüman Kardeşler boşlukları dolduracak sisteme sahip bir kuruluştur. Geçiş dönemlerinde de bir devamlılık olmalıdır, bu sayede eski ve yeni nesiller de bir arada tutulmuş olur" diye konuştu.

Mısır'ın geleceğinden umutlu olduğunu kaydeden Hefny, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mısır halkına tarafsız gözle baktığımızda daha öncekiler kadar ayrışma yaşanmadığını görüyoruz. Toplumdaki bölünme azalıyor. İnsanların Müslüman Kardeşler'e sempatisi artıyor. Müslüman olsun ya da olmasın, Sisi'nin adaylığı nedeniyle herkes hayal kırıklığına uğradı. Çünkü bu mantıkdışı bir karar."

Hasan el Benna tarafından kurulan 86 yıllık bir hareket

Öte yandan Mısır’da Hüsnü Mübarek’e karşı gerçekleştirilen devrimin arkasındaki en büyük gçlerden İhvan-ül Müslimin, yani Müslüman Kardeşler, 1928 yılında Hasan el Benna tarafından kuruldu.

İlk olarak Filistin'de Yahudilere karşı çatışmalara giren örgüt, 1940'lara gelindiğinde 500 bin üyeye ulaştı, Mısır'da Kral Faruk'a ve daha sonra Nasır'a muhalefet etti. 1952 yılında Hür Subaylar Darbesi’nden sonra tüm partiler ile beraber kapatıldı. Kapatma kararının ardından faaliyetler gayrı resmi bir şekilde yürütüldü.

1954 yılında Nasır'a yönelik suikast girişiminden sonra altı lideri vatana ihanet suçundan idam edildi. Hareket büyük oranda gerileme sürecine girdi. 1980'lerden sonra tekrar toparlanan Müslüman Kardeşler örgütü bu kez de Hüsnü Mübarek yönetimiyle karşı karşıya geldi.

Mübarek, 2005 yılındaki seçimlerin ardından, Müslüman Kardeşler'in önünü kesmek için anayasada değişiklik yaptı. Buna göre dini esas alan siyasi partilerin yasaklanması anayasada hükme bağlandı. Ve bu madde kapsamında da önce Müslüman Kardeşler örgütü kapatıldı. Yüzlerce üyesi tutuklandı. Tutuklananlar arasında hareketin en ılımlı liderleri de bulunuyordu. Ancak Müslüman Kardeşler'in adayları 2005 yılındaki seçimlere adayları bağımsız olarak katıldı ve 88 sandalye kazandı.

Mübarek'in devrilmesinde etkin rol üstlenen Müslüman Kardeşler devrimin ardından yasal bir yapı haline geldi. 2011'de kurulan Hürriyet ve Adalet Partisi ise Müslüman Kardeşlerin politik kolu oldu. Parti, 2012 yılında yapılan seçimler sonucunda mecliste çoğunluğu elde etti. Partinin lideri olan Muhammed Mursi de 2012'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olayların yüzde 51'ini aldı.

2011 yılında Mübarek'in istifasıyla sonuçlanan devrim sonrasında ise örgüt, yasal bir sivil toplum örgütü statüsüne kavuştu. Ancak Mursi hükümetinin darbeyle görevinden alınmasının ardından, Müslüman Kardeşler'in edindiği yeni yasal konumun yeniden gözden geçirilmesi gündeme geldi. Örgütün ülkede bulunan tüm lider kadrosu tutuklandı ve cezaevine kondu. Mahkeme ayrıca, örgütün sivil toplum kuruluşu olarak varlığını yasaklamasının yanı sıra, Müslüman Kardeşler kaynaklı her türlü örgütün de faaliyetinin durdurulduğunu ilan etti.

 

 

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2014, 15:28
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20