Hacı Sadık'ın bozası 130 yaşında (video)

Hem Prizren hem de İstanbul'daki iki dükkânda, Balkanlar’la Anadolu'yu buluşturan bozanın öyküsü yaşıyor. Gülay Krasniç yazdı.

Hacı Sadık'ın bozası 130 yaşında (video)

 

 

Balkanlar'da yöresel lezzetler denince ilk akla gelen ülkelerden biri Kosova.

Tarihi dokunun hiç bozulmadığı Prizren, bu zengin mutfağın başkenti sayılıyor. Nüfusunun büyük çoğunluğunu Arnavutlar'ın oluşturduğu Kosova'da, Balkan mutfağının en çok tercih edilen tatlıları ise tespişte, krempite ve kaymaçina.

Uzun yıllar Osmanlı hâkimiyetinde kalan Kosova'da, hala Osmanlı'dan miras kalan tatlara rastlanıyor. Vazgeçilmeyen tatlar arasında baklava ile yüzyılların değişmeyen tadı boza da bulunuyor.

Hamza Ailesi bozayı yaşatıyor

Kosova'da tatlı denince akla hemen Boşnaklar geliyor ve bir sürü Boşnak da, özellikle yurtdışında, bu yöresel lezzetleri tanıtmış durumda. Kosova'da boza geleneğini sürdürenlerden biri de, Boşnak Hamza Ailesi.

Ailenin son temsilcisi Muharrem Hamza şunları söyledi: "1970'lerde bu vazifeyi devraldım. Dedelerden kalma bu gelenek, Osmanlı dönemine dayanıyor. Benim babam, 9 çocuklu bir aileden geliyor. Babam ailenin en küçüğü ve o tatlıcılık geleneğini Kosova'da sürdürmeye çalışmış. Üç amcam da bu güzel lezzetleri, Türkiye'nin birçok yerinde yaymaya çalışıyor.

İki amcam İzmit ve İstanbul'da yaşıyor. Biz Kosova'da yaklaşık 100 yıldır aynı mekândayız. Boza turistler tarafından çok fazla seviliyor. Bu yüzden ziyaretçilerimiz oldukça fazla diyebilirim."   

Boza 130 yıldır Vefa’da

Kosova'da yüzyıllardır yaşayan boza lezzetinin, İstanbul'daki durağı ise Vefa Bozacısı. 1870 yılında Arnavutluk'tan gelerek İstanbul'a yerleşen Hacı Sadık Bey'in, Balkanlar'da başlayan yüzyıllık lezzetinin şehirdeki merkezi. Balkanlar'a has bu lezzet, 130 yıldır aynı yerde, Vefa semtinde yaşıyor. 

Boza, Orta Asya Türkleri tarafından, Kafkaslar üzerinden Balkanlar'a kadar geniş bir yay çizerek Türkiye'ye gelmiş. 1870 yılında, İstanbul'a Prizren'den göç eden Hacı Sadık Bey, 6 yıl boyunca evinin altında kendi imkânları ile yaptığı bozasını İstanbul'a kabul ettirir.

Osmanlı’da temel zanaatlardan idi

Yaygınlaşması Türklerin farklı coğrafyalara göçüyle başlayan boza, en parlak dönemini Osmanlı devrinde yaşadı. Bozacılık, aynı zamanda, Osmanlı devletinin kurulduğu ilk yıllarda, büyük kentlerde temel zanaatlarından biriydi.

Osmanlı için bu denli önem taşıyan boza, İstanbul'da Hacı Sadık Bey tarafından, ilk ticarethane unvanı ile Vefa'da açıldı.

Hacı Sadık Bey seyyar bozacı imiş

Hacı Sadık Bey kendi yaptığı özel bozasını, omzunda güğümlerle saray ve çevresinde dolaşarak tarihi bir mekân olan yarımada çevresinde, Şehzadebaşı gibi semtlerde gezerek satar. Hacı Sadık Bey'in bozası akşamüstleri köşe başlarında beklenir. 1876 yılına gelindiğinde, Vefa semtinde şu anki dükkânını açar.

Vefa Bozacısı; yıllardır geleneksel bir lezzetin hem simgesi, hem de son temsilcilerinden biri.

 

 

Gülay Krasniç yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2013, 16:45
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13