banner17

Gazze sokaklarını süsleyen kaligrafitiler

Dünyanın pek çok yerinde kaligrafiti ile ilgilenen, sanatını şehrin sokaklarına mühürleyen sanatçılar var. Bunlardan biri de Gazzeli Yazeed al-Talaa. Dilara Yabul yazdı.

Gazze sokaklarını süsleyen kaligrafitiler

Kaligrafiti yeni bir sanat formu. Grafiti kamuya açık alanlarda, özellikle de duvarlarda gördüğümüz yazı ile resmin iç içe geçtiği bir form. Grafitiye Türkler olarak aşinayız, özellikle İstanbul sokaklarında çok güzel grafiti örneklerine rastlamak mümkün. Kaligrafi, yani hüsn-i hat da kültürümüzün ayrılmaz bir parçası. Bu sebeple kaligrafiti, bize çok tanıdık gelen iki sanat formunu bir araya getirdiğinden görünce yabancılık çekme ihtimalimiz az. Dünyanın pek çok yerinde kaligrafiti ile ilgilenen, sanatını şehrin sokaklarına mühürleyen sanatçılar var. Bunlardan biri Gazzeli Yazeed al-Talaa. Talaa’nın eserlerine Gazze’nin sokaklarında denk gelip görselin ve yazının gücü ile büyülenmemek ve sanatçının yeteneğine hayran kalmamak imkânsız.

Arap harflerinin güzelliği ile grafitinin imkânlarını bir araya getiriyor Talaa. Bu sayede Gazze’de normal hâliyle belki de kimsenin dikkatini çekmeyecek olan duvarları görsel şölen hâline getiriyor. Eline fırçayı alması ile eserini tamamlaması arasında yaklaşık olarak üç saat var. Bu tipik bir grafiti sanatçısı özelliği. Bilindiği gibi grafiti sanatçıları eserlerini sanki altta bir şablon varmış da onu boyuyormuşçasına hızlı bir şekilde tamamlarlar. Hattatlar ise yazıların istifine uzun zaman ve yoğun emek harcarlar.  Bu yönüyle Talaa’nın eserleri grafitiye hüsn-i hatta olduğundan daha yakın. Tabii ki sırf bu sebeple olduğu söylenemez. Genel olarak mesaj kaygısı içermesi, tezyin amacı gütmemesi, görselden bolca yararlanılması, hızlı bir şekilde oluşturulması sebebiyle hattaki genel kurallara dikkat edil(e)memesi de Talaa’nın sanatını grafitiye daha yakın bir konuma koyuyor.

Mülteci kampında büyümüş

Megazi mülteci kampında büyüyen Filistinli sanatçı, Aksa Üniversitesi’nde iç tasarım eğitimi almış. Kaligrafiti yapmaya ilk başta İngilizce olarak başlamış olan Talaa, zaman geçtikçe Arap harflerinin güzelliğini grafiti ile birleştirmesinin daha uygun olduğunu düşünmüş ve o zamandan sonra Arapça eserler ortaya koymaya başlamış. Arap alfabesinin yazıda sunduğu imkânlar tabii ki, daha fazla ancak kullanımı da bir o kadar zor. “Başlangıçta hüsn-i hattı sanatımda kullanırken çok zorlandım çünkü bu sanat gerçekten de sanatların en zahmetlilerinden biri. Yine de sebatkar bir şekilde çalışarak başlangıç seviyesinden usta bir hattat seviyesine gelmeyi başardım. Artık sanat yoluyla verilmesi gerektiğine inandığım mesajları insanlara ulaştırmaya çalışırken sadece Arap harfleri, sözcükleri ve cümlelerine güveniyorum” diyor Talaa.

Yapım aşaması o kadar vakit almasa da tasarım aşaması uzun süren eserlerinin içinde Talaa’nın en sevdiklerinden biri gülümseyen bir Gazzeli çocuğu resmettiği kaligrafiti. “Bir çocuğun gülümsemesi, tüm cümlelerden daha etkili bir mesaj” diyor Talaa, Filistinli çocukların yaşadıkları tüm acılara rağmen hâlâ gülümseyebildiğini ekleyerek.

Talaa’nın eserleri aslında sadece Gazze’nin duvarları ile sınırlı değil. Eserlerini beğenenler ve Talaa’nın kaligrafiti yoluyla yaydığı mesajlara katkıda bulunmak isteyenler sanatçıya, evlerinin dış duvarlarına kaligrafiti yapmak isteyip istemediğini soruyorlarmış. Gazze’deki hayatın olumlu yönlerini göstermeye çalışan ve insanları çizimleri yoluyla hayatlarındaki zorluklara karşın gülümsetmek isteyen Talaa, insanların bu teklifini seve seve kabul ediyormuş.

Filistinli sanatçıların uluslararası sergilere katılması engelleniyor

Gazze’nin İsrail işgali altında olması günlük hayatı olumsuz etkiliyor, doğru; ama işin bir de sanatçıları ilgilendiren boyutu var. Gazze’deki sanatçılar öncelikle sanatlarını icra etmek için özgür bir ortamın olmamasından dolayı sıkıntı yaşıyorlar. Ancak bu ‘özgürlük kısıtlanması’ sadece duygu ve düşüncelerini serbestçe ifade edememek ile sınırlı kalmıyor. Pek çok sanatçı sanatlarını uluslararası arenada sergilemek için kaçınılmaz bir yol olan uluslararası sergilere İsrail’in engellemesi yüzünden katılamıyor. Hatta özellikle sanatçıların yurtdışına çıkışları engellenmek isteniyor. Onun dışında, Talaa’nın da diğer Gazzeli sanatçılar gibi sanat malzemesi temin etme sorunu var.

İşgal altındaki Gazze’de sanatçıların her malzemeye her zaman ulaşma imkânları yok. Çoğu zaman istedikleri materyalleri elde edemiyorlar. Ama onlar bu konuda şikâyet etmek şöyle dursun, ellerindeki malzemeyi mümkün olan en iyi şekilde kullanmak konusunda kendilerini geliştirmişler. Bazen de kendi imkânlarıyla bu sorunun üstesinden gelmek için çabalıyorlar. Örneğin, doğal malzemeler kullanarak yüksek kalitede olmasa da boya üretebiliyorlar.

“Tüm dünyada olduğu gibi Gazze’de de sanatın en güzel örnekleri icra ediliyor. Yapılan zulme ve çekilen tüm acılara rağmen Gazzeliler hâlâ metanetli ve hayat dolular,” diyen Talaa, günün birinde uluslararası sergilere katılarak hem Gazzeli insanların İsrail işgali altında neler yaşadıklarını hem de Gazze şehrinin güzel yönlerini göstermek istiyor. Sanatın ve Gazze’nin özgürleşmesi duasıyla…

Dilara Yabul

Güncelleme Tarihi: 11 Eylül 2018, 10:55
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20