banner17

Filistin direnişinin bir acı sayfası: Dar Yasin

İsrail'in Filistin topraklarında işlediği en acı katliamlardan olan Dar Yasin katliamında yüzlerce Filistinli öldürüldü ve 600'ü de evlerini terk etmek zorunda kaldı. O katliamın izleri bugün Doğu Kudüs'teki müzede yaşatılıyor.

Filistin direnişinin bir acı sayfası: Dar Yasin

 

9 Nisan 1948 tarihinde İsrail'in Dar Yasin köyüne düzenlediği saldırıda aralarında kadın ve çocukların bulunduğu yüzden fazla Filistinli öldürüldü, 600 Filistinli ise evlerini terk etti. Siyonist para-militer güçler 9 Nisan 1948'te Kudüs’ün batısında bulunan Dar Yasin köyünü talan etti ve Filistinli sivilleri zalimce katletti.

BM'in Kasım 1947’de aldığı Filistin’in bölünmesi kararından aylar sonra, bölgede etkin rol oynayan siyonist militan gruplar, Filistin genelinde Arap halkı göçe zorlayacak katliamlara imza attı. İsrail 1948 yılında kurulduktan sonra yani Filistinliler'in Nakba günü yani felaket günü olarak adlandırdığı o günden itibaren bölge genelinde birçok Arap köyü yok edildi. İşgal edilen Arap yerleşim bölgeleri hazırlanan haritalarda farklı renklerle temsil ediliyor. Buna göre Arap bölgelerinin genelinde toplam 14 farklı bölgede 418 köyün yok edilmiş. Dar Yasin bunlardan yalnızca bir tanesi.

Irgun ve Lehi adlı siyonist militan grupların 9 Nisan 1948’te gerçekleştirdiği saldırıda, kadın ve çocukların da dâhil olduğu 100’ü aşkın Filistinli vurularak veya evlerine atılan el bombalarıyla hayatını kaybetti. Köyde yaşayan 600’e yakın Filistinli saldırıdan ancak kaçarak kurtulabildi.

Dar Yasin köyünden geriye kalanlar bugün Filistin Kültür Mirası Müzesi'nde küçük bir odada sergileniyor. Odadaki Dar Yasin köyünün modelinde, katliam günü boşaltılan köyün içindeki 144 hanenin her biri teker teker işaretli. Köyde katledilen veya kaçmayı başaran Filistin halkının geride bıraktığı geleneksel kıyafetler kadar ev anahtarları da dikkat çekiyor.

Dar Yasin katliamı, Kudüs için verilen mücadeleyi alevlendirdi

Müzede ayrıca Dar Yasin katliamına ilişkin en önemli başyapıtlardan olan "Dar Yasin Yetimleri" belgeseli de sergileniyor. Belgeselin yapımcısı Sahera Dirbas’a göre, Dar Yasin’de yapılan katliam, hem Kudüs’ün hem de Filistin’in akıbeti için büyük önem taşıyordu. Sahera Dirbas, Dar Yasin katliamı hakkında şöyle konuştu: "İsrail’in kuruluş sürecinde pek çok katliam yapıldı. Dar Yasin tabi ki bunların arasında en acı ve kanlı katliamlardan biri olmasıyla önemli. Ama aynı zamanda düzenlendiği yer de önem arz ediyor.

O zamana kadar Filistin direnişinin Kudüs çevresinde silahlı bir savunması söz konusuydu, Batı Kudüs’ün hemen dışında kalan Dar Yasin’in bu şekilde ele geçirilmesi siyonist güçlerin Kudüs’ü ne pahasına olursa olsun almak niyetinde olduklarının bir göstergesiydi. Dar Yasin katliamından sonra Kudüs için verilen mücadelenin tamamen alevlendiğini söyleyebiliriz."

Nitekim, Dar Yasin katliamından sonra yakalananların ve öldürülenlerin, siyonist militan gruplar tarafından şehirde gösteri turuna çıkarıldığı söylentileri yaygın. Dar Yasin’de yaşanan katliamın hızla yayılan haberleri bölgedeki gerilimi arttırırken, Arap halkının büyük bölümünün de can güvenliği nedeniyle Kudüs’ten kaçmalarına neden oldu.

Bugün tek istekleri Dar Yasin köyündeki evlerine dönebilmek

9 Nisan 1948 tarihinde Dar Yasin köyündeki katliamın ortasında kalanlardan biri de Meryem Akel'di. O, katliamdan kaçarak kurtulan 600 kişi arasındaydı. Kardeşleriyle birlikte gece vakti evini terk eden Meryem Akel'in bugün tek isteği Dar Yasin köyündeki evlerine dönebilmek.

Meryem Akel, Dar Yasin katliamını şu ifadelerle anlattı: "İsrailliler babamın evinin karşısındaydı ve biz nereye gideceğimizi bilmiyorduk. Çok zor durumdaydık. Annem bizi pencereden indirdi. Amcamın kızları bizi bırakıp kaçtılar. Beni götürmediler. Abim benden 3 yaş büyüktü, 13 yaşındaydı, erkek kardeşim ise 5-6 yaşlarındaydı ve biz ayakkabısız kaçmak zorunda kaldık.

Dağda yürümeye başladık. Dikenler ayaklarımıza batıyordu. Durduk ve ağlamaya başladık. Saat sabahın dördüydü. Ne benim ne de kardeşlerimin ayakkabıları vardı. Abim bana insanların arkasında dur, nereye gideceğimizi bilmiyoruz dedi ve küçük erkek kardeşim durdu ve ağlamaya başladı."

Katliamda annesini ve babasını da kaybeden Meryem Akel, sözlerini şöyle sürdürdü; "Dar Yasin'den Ain Karem'a geldikten sonra üvey kardeşimle karşılaştım. O bizden yaşça büyüktü ve evliydi. Ona annemin nerede olduğunu sordum. Ağlamaya başladı ve annemin öldürüldüğünü söyledi. Babamı da öldürdüklerini öğrendim. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Burada biraz daha kalmamız gerekiyordu. Sonra abim Ain Karem'den gitti ve onu bir daha bulamadık. Nereye gittiğini de bilemedik. Tek başımıza kaldık."

 





Ediz Tiyanşan haber verdi

Güncelleme Tarihi: 11 Nisan 2014, 16:56
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20