Edirne'de bir darüşşifa vardır ki.. (Video Haber)

2. Bayezid Külliyesi; camii, tıp medresesi ve hastane görevi gören dârüşşifa bölümüyle dünyada benzeri olmayan bir tarihî eser..

Edirne'de bir darüşşifa vardır ki.. (Video Haber)

 

15. yüzyılda, yapımı 4 yılda tamamlanan Edirne'deki 2. Bayezid Külliyesi, 2. Bayezid Camii'nin yanı sıra medrese ve dârüşşifa bölümlerini de içine alıyor. Döneminin en önemli sağlık, kültür ve sosyal merkezi sayılan külliyede, bugün Trakya Üniversitesi'ne bağlı bir sağlık müzesi bulunuyor.

Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Sultan 2. Bayezid tarafından 1484'de temeli atılan külliye, Osmanlı'nın ikinci başkenti Edirne'yi bir darüşşifa, yani hastaneye kavuşturmak amacıyla Mimar Hayrettin'e yaptırıldı. Dönemin sosyal, kültürel, din ve sağlık için tek adresi olan külliye, Edirne'nin önemli motiflerinden biridir.

100'ü aşkın kubbesi ve 4 ayrı bölümüyle günümüze ulaşan külliyede, zamana direnen binalardan biri de 2. Bayezid camisidir. Külliyenin merkezinde yükselen minareleriyle 2. Bayezid Camii, dönemin en seçkin eserlerindendir.

Revaklı avlusu, mermer minberiyle taş işçiliğinin şâheserlerinden olan caminin 17 mermer sütun içinde yer alan hünkâr mahfili,  dönemin Osmanlı mimarisi ile yapılmış ilk mahfili olarak kabul ediliyor.

Darüşşifa’da tedaviler ücretsizdi

1652'de Edirne'yi ziyaret eden Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde "orada bir dârüşşifa vardır ki, dil ile tarif edilmez ve kalemler ile yazılmaz" diye belirttiği 2. Bayezid külliyesinin dârüşşifası, Osmanlı'nın en önemli hastanelerinden biriydi. Dârüşşifa'da hasta tedavisindeki en ünlü tedavi yöntemi, su ve müzikti.

3 ayrı bölümden oluşan dârüşşifada asırlar önce ruh hastaları akustiği oldukça hassas olan mekânlarda, 10 kişiden oluşan musiki topluluğuyla tedavi edilmekte, musikinin yanısıra hekimler,  şadırvandan gelen su sesinden de faydalanmaktaydılar. Şifahanede hastaların tedavileri ücretsiz yapılıyor ve hastalara bedelsiz ilaç imkânı sağlanıyordu.

Dârüşşifa, bugün Trakya Üniversitesi bünyesinde sağlık müzesi olarak hizmet veriyor. 2004 yılında Avrupa'nın en iyi müzesi ödülüne layık görülen dârüşşifa, tasvirleri ve dekoruyla Osmanlı dönemini yaşatırken, diğer yandan da Osmanlı'da hekimliğin gelişimini ve tedavi yöntemlerini gözler önüne seriyor.

 

İslam Gemici bildirdi

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2013, 17:44
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13