banner17

Dünden bugüne posta hizmetleri (video)

Teknolojiyle birlikte iletişim ceplerimize girmeden önce haberleşme mektup ve telgraf aracılığıyla sağlanıyordu. Bu iki iletişim enstrumanının sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için postaneler kuruldu. Yakın geçmişe kadar hayatın göbeğinde olan farklı coğrafyalardaki postanelerin izini sürdük.

Dünden bugüne posta hizmetleri (video)

Teknolojiyle birlikte iletişim ceplerimize girmeden önce haberleşme mektup ve telgraf aracılığıyla sağlanıyordu. Bu iki iletişim enstrumanının sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için postaneler kuruldu. Yakın geçmişe kadar hayatın göbeğinde olan farklı coğrafyalardaki postanelerin izini sürdük.

Makedonya'da posta hizmetleri

Makedonya topraklarında posta yoluyla iletişim milattan öncesine kadar uzanıyor. Büyük İskender'in, Hindistan'a kadar uzanan imparatorluğu döneminde Makedonya'daki ailesine gönderdiği mektupların olduğu biliniyor.

Makedonya'da posta hizmetlerinin resmi varlık göstermesinin tarihiyse 15. yüzyıl. Ülkedeki ilk postane Osmanlı döneminde 1843'de Manastır şehrinde, ikinci postane 1849'da başkent Üsküp'te kuruldu. 

Başkentte geçmişte iletişim ve haberleşmenin bir başka adresi 1899'da Sultan Abdülhamid Han döneminde inşa edilen eski telgrafhane binasıydı. Kosova vilayetinin sancak merkezi olan Üsküp'te bulunan tarihi telgrafhane binası, Osmanlı döneminde İstanbul ve Üsküp arasında iletişimi sağlıyordu. Telgrafhanenin giriş kapısında yer alan taş levhada Osmanlı Türkçesi’yle telgrafhanenin 19’uncu yüzyıl sonlarına doğru inşa edildiği yazıyor. Kitabenin hemen üzerinde de Sultan Abdülhamid Han'ın tuğrası bulunuyor.

Yaşanan Üsküp depreminin ardından küllerinden yeniden doğan telgrafhane kimi zaman depo, kimi zaman da atölye olarak kullanıldı. Telgrafhanenin kaderi 2011 yılında Katar'ın maddi katkısı ve Türkiye Cumhuriyetinin desteği ile değişti. İslam Medeniyeti Vakfı’na ait olarak yeniden canlandırılması planlanan bina, yeni görüntüsüyle tarihe tanıklık etmeye devam edecek.

İslam Medeniyeti Vakfı’ndan Süleyman Baki, telgrafhane binasıyla ilgili şunları söyledi: “Hem telegrafhane binası olması, hem de valilik binasında bulunması, arkasındaki Mustafa Paşa Camii’ne de yakın olması sebebiyle, Osmanlı binası olarak günümüze kadar ayakta durmaktadır. 1899'da inşa edilen bu bina, 1912 yılında Osmanlı'nın hakimiyetinden sonra maalesef zaman zaman depo olarak kullanıldı.”

Üsküp'ün merkezindeki postahane binası 1982 yılında inşa edildi. Teknolojinin gelişimiyle birlikte internetin iletişimi kolay kılması postaneleri ikinci planda bıraktı. Ancak Makedonya'da postaneler hâlâ önemli bir işleve sahip. Bunun en önemli sebebiyse alışkanlıkların yanı sıra ücretinin düşük olması. Emekli maaşlarının isteyenler için eve kadar ulaştırılması nedeniyle, emekliler tarafından tercih edilen postaneler, fatura ödemeleri için de kullanılan bir kurum.  

Makedonya Postanesi, posta işlemlerinin en belirgin simgesi posta pullarını bugün de basmaya devam ediyor. Her yıl onlarca farklı tasarım meraklısıyla buluşuyor. Bu pullar kimi zaman bir kişi veya gün adına, kimi zaman bir olayın anısına ya da ülkenin sembollerine atıfla çıkarılıyor.

Arnavutluk’ta posta hizmetleri

Arnavutluk’ta posta hizmetleri Osmanlı devleti döneminde başladı. Devlet yönetimindeki Arnavut Vilayeti Postanesi’nin resmi kuruluş tarihi 1840. 1878 yılında sayıları çoğalan postane ofisleri ülkenin her şehrinde hizmet veriyordu. 19. yüzyılın sonlarında Arnavutluk Postası’na iki gemi tahsis edildi. 1912'de Arnavutluk’un Osmanlı egemenliğinden çıkmasının ardından, Arnavut Vilayeti Postanesi adı da Arnavutluk Posta ve Telgrafı olarak değiştirildi. Ancak yeni bağımsız Arnavut Devleti, 1915 yılına kadar Osmanlı Devleti'ne ait posta pullarını kullanmaya devam etti.

Ülkenin 1913 yılında uluslararası posta birliğine yaptığı başvuru 1922 yılında kabul edildi ve Arnavutluk postası  uluslararası sahada varlık gösterdi. Posta pulu tasarımcısı Prof. Şükri Nimani, Arnavut Postası ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “Arnavut Postası’nın tarihi eskidir. Osmanlı dönemine dayanır. Hatta çok uzun yıllar Osmanlı hakimiyetinden sonra da Devlet-i Aliyye’nin posta pulları kullanılmıştır. Hatta Kosova’da ve çevre ülkelerde de bu böyle devam etmiştir. Şimdilerde biz Arnavutluk’a, Arnavutlar’a özgü posta pulu tasarlıyoruz. Yani bu bölgeyi, bu coğrafyayı anlatan, buraya özgü şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu çok iyi bir iş olacak. Çünkü ileride adımızdan söz ettirecek bir şey bırakmamız lazım.”

İkinci Dünya Savaşı yıllarında postanelerin zarar görmesi iletişimi durma aşamasına getirdi. 1945 yılından sonra kurulan yeni rejimle birlikte postaneler hizmete açıldı. Ancak 1974 yılından sonra ülkede uygulanan totaliter rejim tarafından yabancı ülkelere mektup veya telgraf gönderilmesi kısmen yasaklandı. 32 yıl boyunca ülkeye yabancı ülkelerden gelen mektupların birçoğu geri çevrildi. Yurt içindeki mektuplar da denetlenmeye tabi tutuldu ve gönderilen eşyalar da bir bir kontrol edilmekteydi. Bu süreç 1989'a kadar devam etti.

Gelişen teknolojiyle birlikte postanelerin kaderi de değişti. Günümüzdeki sloganı; “Hızlı, Güvenli ve Neredeyseniz” olan Arnavutluk Postanesi'nde en az yapılan işlem mektup yollamak. Telefon, internet ve nakliye işleri için kapılarını açık tutan postane genellikle fatura yatırmak isteyenlere hizmet veriyor.

Kosova'da posta hizmetleri

Kosova'da postaneler ilk işlevlerini bugün yitirse de varlığını koruyor. Mektuplar yerlerini e-postalara bırakırken postanelerin sayısı da zamanla azalıyor. Ülkedeki  ilk postanenin kuruluş tarihi, Yugoslavya dönemi öncesine kadar uzanıyor.

Prizren’de devlete ait iki postane var. Şadırvan meydanında yer alan postane yapılan restorasyonla yeni görünümüne kavuştu. Başkent Priştine'deki postanenin inşa tarihiyse 1959. Ülkedeki postanelerin bir çoğu, çok sayıdaki devlet binası gibi 1999 savaşında yıkıldı.  Savaşın ardından yeniden hizmete açılan postanelerse bugün gelişen teknolojiye ayak uydurmaya çalışıyor.

Kosova posta yetkilileri mektup geleneğinin yeniden canlandırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Kosova Posta Koordinatörü Seydi Hoca ülkenin posta tarihi ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “Birçok tarihi yapı savaş sırasında hasara uğradı ve savaş sonrasında özgür bir ülke olarak dilimizin yaşatılmasında olduğu gibi bu tür tarihi yapıları da korumak en tabii vazifemizdir. Bilindiği üzere artık internet çağındayız ve maalesef uzaktaki arkadaşlarımıza mektup göndermek aklımıza gelmiyor. Sadece bir e-postayı iki üç satırla tamamlayıp gönderiyoruz. Tüm ödemelerimizi yine bu şekilde gerçekleştiriyoruz. Amacımız eskiden var olan mektup geleneğini yeniden canlandırmak. Bu konuda halkımızın düşüncelerini de alıyoruz.”

Kosova'da telgrafın geçmişi ise postanelerin kuruluşundan çok öncelere, 1860’lı yıllara kadar uzanıyor. Tarihi posta araç ve gereçleriyse eski tren istasyonundaki  müzede sergileniyor. Eski posta araçları, telsizler ve postacıların giydiği kıyafetler Kosovalılar’ın yanı sıra turistlerin de ilgisini çekiyor.

İstanbul'da posta hizmetleri

İstanbul'da posta teşkilatının ilk postanesi, Postahane-i Amire adıyla 1840'da kapılarını açtı.
Yeni Cami avlusundaki yapı haberleşme merkezi ve posta telgraf nezaret binası olarak hizmet verdi uzun yıllar. Ardından görevini Türkiye'nin en büyük postane binası olan Büyük Postane'ye bıraktı. Mimar Vedat Tek'in imzasını taşıyan binanın inşası 1909'da tamamlandı. Sirkeci'de bulunduğu caddeye adını veren yapı 1. ulusal mimarlık akımının ilk örneklerinden.

Büyük Postane binası yıllarca ilklerin merkezi oldu. 1863'de Osmanlı’nın ilk pulunu basmasında ve 1855'de ilk Telgraf Müdürlüğü’nün kurulmasında büyük rol sahibiydi. Türkiye'deki ilk radyo yayınları da 1927'de yine buradan yapıldı. Binanın giriş kapısının üstündeki posta ve telgraf teşkilatı PTT'nin ilk adı olan “posta telgraf nezareti” yazısı da o günlerden kalma.

Büyük Postane'nin tarihi bugün bina içindeki PTT Müzesi'nde saklı. Eski telgraf cihazları, telefonlar, damgalar, postacı çantaları ve santraller müzenin üç kata yayılan odalarını süslüyor. PTT Müze Müdürü Makbule Akyol, müzeyle alakalı şu şekilde konuştu: “1900 civarında eserimiz var. 900’ü sergileniyor. Bunlar bizim kültürel mirasımız. 176 yıllık tarihimizi sergiliyoruz. Giriş bölümden itibaren 3 katlı bir müzeyiz. Telefon makinaları, telgraflar, postada kullanılan mühürler, yol güzergâhımız ve İstiklal Harbinde işgal altında hizmet vermiş olanlar anısına yapılmış bir odamız var burada. Kahraman telgrafçıların madalyalarını sergiliyoruz.” 

2000 yılında kapılarını açan müze, 19.yüzyılda kullanıma giren telefonlara da yer veriyor. Osmanlı topraklarına telgrafın ilk yayılma macerasına da müzede tanıklık etmek mümkün.  Telgrafın tarihi kurtuluş savaşı sırasında 1855'te Şumlu'dan İstanbul'a gönderilen  ilk telgrafı çeken Manastırlı Hamdi Bey'in adına tahsis edilen odada gözler önüne seriliyor.

Osmanlı döneminde bakanlık düzeyinde temsil edilen posta nezaretine emek veren isimler arasında Türk siyasi tarihi ve edebiyatının da önemli isimleri de var. Talat Paşa, Refet Bele, Ziya Paşa, Rıza Tevfik bBölükbaşı, Refik Halit Karay ve Avni Konuk gibi isimlerin fotoğrafları nazır odasının duvarlarında sergileniyor.

Osmanlı hattatlarının çizdiği pul eskizleri, 1863 yılında basılan ilk pul, savaşa giden askerlerin yakınlarıyla haberleşmesi için kurulan sahra postaları ve geçmişten günümüze postacılar da müze duvarlarında görülüyor.

Büyük Postane yüz yıl önce Postahane-i Amire'den devraldığı görevi halen sürdürürken, PTT Müzesi bu görevin tanıklarını sessizce muhafaza etmeyi sürdürüyor.



Gülay Krasniç, Gençer Tatar ve Haris Süleyman haber verdi

Güncelleme Tarihi: 10 Şubat 2016, 15:44
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20