Çinicilik Osmanlı'da zirve yaptı (video)

Osmanlı, fethettiği yerlere inşa ettiği saray, cami, türbe ve medreseleri çini sanatının seçkin örnekleriyle süsledi. Bu geleneksel Türk sanatı, Osmanlı döneminde altın çağını yaşadı. Bugün İstanbul’un kültürel mirasları arasında sayılan bir çok mimari eser çinileriyle de göz dolduruyor.

Çinicilik Osmanlı'da zirve yaptı (video)

Kökeni Karahanlılara uzanan, Büyük Selçuklu'dan Anadolu Selçuklu'ya ve ardından Osmanlı'ya miras kalan çinicilik, bin yıla aşkın geçmişe sahip bir geleneksel Türk sanatı. Selçuklular inşa ettikleri tüm yapıları çinilerle bezedi. Osmanlı Devletinin kuruluşuyla da çini sanatında yeni bir dönem başladı.

Rüstem Paşa Camii, Osmanlı çini sanatının başarılı örneklerini barındırıyor. Dönemin en güzel çinileri gül, lale, karanfil ve sümbül motifleri ile caminin dört bir tarafında kendini gösteriyor. İstanbul’un tarihi camilerinden Sultanahmet Camii, Topkapı Sarayı'ndan sonra kentin en zengin çini koleksiyonuna sahip. İznik ve Kütahya çinilerinin bir arada görüldüğü camide çiniler faklı renkleri çeşitli motifleri ile görenleri adeta büyülüyor.

Çini sanatının Anadolu’da Selçuklu çağından itibaren giderek yoğunlaşarak devam etmiş bir sanat dalı olduğunu kaydeden İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Vefa Çobanoğlu, Osmanlı devrinde özellikle İznik merkezli üretimin yoğunluk kazandığını söyledi. İznik’te üretilen çinilerin imparatorluğun çeşitli bölgelerindeki yapılarda kullanıldığını kaydeden Çobanoğlu, bunların en yoğun kullanıldığı yerin İstanbul olduğunu söyledi.

İstanbul'un 2 yakasındaki yapıları saran geleneksel çinilerin asırlardır ayakta olduğuna dikkat çeken Çobanoğlu, şöyle devam etti: “İstanbul yapılarında gördüğümüz çinilerde farklı teknikler görüyoruz. Erken dönem yapılarında mesela... Topkapı sarayında Çinili Köşk Fatih devrinde yapılmış bir köşk, burada mozaik tekniğiyle çini uygulamalarıyla renkli sır tekniğinde çiniler görüyoruz. Mozaik tekniğinde çiniler bize Selçuklu çağından miras kalan çini tekniğidir. Biraz farklı Osmanlı’daki; Selçukludaki gibi alçı zemin üstünde konturlar kalın alçı hatlarıyla değil burada bitişik nizamda yerleştirilmişlerdir.”

16. yy içerisinde Süleymaniye Camii, Rüstem Paşa Camii, Kadırga Sokullu Mehmet Paşa Camii gibi ya da Üsküdar Atik Valide Camii gibi yapılarda 16. yüzyılın en kaliteli çinilerinin kullanıldığını kaydeden Çobanoğlu, şöyle devam etti: “Naturalist üslupta bitkisel desenler dikkatimizi çekmektedir, özelikle hançer yaprakları, şakayık, lale, sümbül, karanfil gibi desenler sıkça kullanılmıştır. Sadece İstanbul'da değil, Konya, Edirne ve Bursa gibi Selçuklu ve Osmanlı eserlerini muhafaza eden kentlerde geleneksel Türk sanatı çininin seçkin örnekleri zamana meydan okuyor.”

 



Eda Sinem Bakioğlu haber verdi

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2014, 10:31

Eslem Nilay Bozdemir

banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26