banner17

Camilerin Ramazan süsü: Mahyalar (video)

Osmanlı'dan bugüne uzanan Ramazan ayı geleneklerinden biri mahya. Farklı bölgelerdeki camiler ilk teravih namazı öncesi mahyalarına kavuştu. Kosova'daki camiler kandillerle süslenirken, Sofya'da yönetim mahya asılmasına bu yıl da izin vermedi.

Camilerin Ramazan süsü: Mahyalar (video)

Camilerin ışıklı gerdanlığı mahyalar, İstanbul'da yüzyıllardır yaşatılan Ramazan ayı geleneklerinin vazgeçilmez sembollerinden. İstanbul'da başta salatin camileri olmak üzere neredeyse her mahallede camiler Ramazan ayının gelmesiyle ile birlikte mahyalarına kavuşuyor.

İki minare arasına gerilen mahyalar cami şerefelerini süslüyor. Işıl ışıl bir görünüm alan cami minareleri neredeyse İstanbul'un her yerinden görülüyor. Ramazan akşamlarında camilerle bezeli şehrin silüti de öne çıkıyor. Anlamlı sözlerle gökleri süsleyen mahyalar Ramazan ayı boyunca 4 kez değişiyor.

Minarelerin dile geldiği mahya geleneği İslam coğrafyası içinde ilk olarak Osmanlı devleti döneminde başlıyor. Mahyanın ilk macerası ise 400 yıl öncesine dayanıyor. İlk mayhalar, Ahmet Kefevi tarafından Sultanahmet Camii şerefelerine asıldı. Dönemin padişahı Sultan 1. Ahmet'in beğenisini kazanan kandillerin bütün selatin camilerine asılması emri verildi. O tarihten sonra çift minareli camilere mahya asılması bir gelenek halini aldı. Birbirinden anlamlı sözlerin yazıldığı mahyalardan bütün kente ışıkla birlikte Ramazan ayı atmosferi de yayılıyor. İstanbul'un her camisinin mahyası ayrı. Her yıl Diyanet İşler Başkanlığı tarafından belirlenen temaya uygun olarak seçilen sözler mahya ustalarının el işçiliğiyle şerefelerdeki yerini alıyor.

İstanbul'da bu sene "iyilik" temalı mahyalar var

Günümüzde mahya geleneğini sürdüren ustalardan Kahraman Yıldız, Osmanlı döneminde her caminin ayrı mahyacıları olduğunu söylerken, halkın Ramazan gecelerinde cami cami gezerek mahyaları izlediklerini vurguladı.  Yıldız, günümüzdeki mahya uygulamalarıyla alakalı olarak da şu ifadeleri kullandı: “Din İşleri Yüksek Kurulu başkanlığının bu yılki Ramazan ayı için belirlediği tema iyilik. Geçen sene 'hiç kimse kimsesiz kalmasın' diye bir tema vardı. Bir önceki sene komşularla ilgili bir tema seçilmişti. Biz camilerdeki görevlilerle birlikte bu temaları işlemeye çalışıyoruz. Mahyaların tabi farklı özellikleri var. Hoşgeldin'i, elveda'sı vardır. Arada zekat vardır. Bunları da mahyalarda kullanıyoruz.”

İstanbul Ramazanları'nın değişmeyen geleneklerinden biri olan mahyalar Osmanlı döneminden bu yana İstanbul halkı için önemini koruyor. Mahyalar, halkın geceleri mahya okumaya gittiği dönemlerden bu yana İstanbullular'ın ilgisini çekmeye devam ediyor.

Kosova'da mahyalar dikey

Ramazan'ın habercisi mahyalar, Kosova'da da kendini gösteriyor. Ancak burada klasik büyük mahyalara rastlanmıyor. Bunun sebebiyse camilerin mimari yapısı. Kosova genelinde çift minareli cami olmadığı için mahyalara da rastlamak mümkün değil, sadece Maraş Camii'nde renkli ışıklarla "Mübarek Ramazan" yazısı hem Ramazan'a hem de camiiye farklı bir hava katıyor.

Kentteki en eski bölge Maraş'ta, tek minareli Maraş Camii'nde dikey olarak asılmış mahya göze çarpıyor. Prizren Müftüsü Lütfü Balık, şehirdeki mahya ve kandil geleneği ile alakalı şu şekilde konuştu: “Atalarımızdan kalan camilerimiz ve yapılan camilerimiz dolayısıyla Prizren 'minareler şehri' olarak anılıyor. Bizde çift minareli camilerimiz olmadığı için yatay mahyalarımız bulunmamakta. Ancak her bir camimizde gelenek kandiller ile süslenmiş olmasıdır. Kandiller akşam ezanından başlayıp sabah namazına kadar devam eder. Bu da şehrimizin minarelerini belirler.”

Şehrin tam merkezinde yer alan Sinanpaşa Camii'nde ise dijital panolarda yazılara rastlamak mümkün. Türkçe, Arnavutça ve Boşnakça yazılan sözlerde birlik ve beraberlik mesajları veriliyor. Ramazan ayının tüm manevi güzellikleri ile hissedildiği Kosova'da iftar saatinin gelmesi ile birlikte yakılan mahya ve kandiller sahura kadar şehri aydınlatıyor.

Bulgaristan'da Ramazan

Bulgaristan'ın başkenti Sofya’da Ramazan ayı heyecanın yaşandığı adreslerden biri, Banyabaşı olarak bilinen Kadı Seyfullah Efendi Cami. Camiye Sofya Bölge Müftülüğü tarafından “Ramazan nimetini paylaşalım” mesajını dört ayrı dilde ileten ilan asıldı. Ancak, Sofyalılar'ı Ramazan ayı boyunca kurulacak iftar sofrasında buluşmaya davet eden ilanın kaldırılması gündemde. Kültür Bakanlığı ve Sofya Belediyesi caminin bir kültür anıtı olduğunu gerekçe göstererek ilanların kaldırılmasını istiyor. Sofya şehir yönetimi tarafından caminin duvarlarına asılan duyuru ve ilanların kaldırılmasına ilişkin uygulama bu yıl ilk değil. Ramazan ayı öncesinde de Sofya Belediyesi caminin kültür anıtı olduğu gerekçesiyle asılan hac ve Ramazan ayı duyurularının da indirilmesini istemişti.

Şehir düzenlemesine aykırı bulunanlardan biri de hayırseverler tarafından kurulan iftar çadırları. Sofya Banyabaşı Camii'nde her akşam 440 kişiye iftar yemeği veriliyor. Daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşmak amacıyla caminin arka bahçesine çadır kurulmak istense de belediye bu isteğe de karşı çıkıyor.

Sofya Müftüsü Mustafa İzbiştali ise bu Ramazan ayında her akşam 400 kişiyi iftar sofrasında buluşturmak için mücadele veriyor. İzbiştali iftar sofrasıyla alakalı şunları söyledi: “Bugün panomuzu asıyoruz. Bulgarca, Türkçe, İngilizce ve Arapça yazımız, aslında dünyanın dört bir tarafından insanları bir araya getiren Sofya camisini simgeliyor. Bizim camimizin özelliği de, farklı yerlerden Müslümanları bir araya topluyor olması. Burada mülteciler var, Bulgaristan’dan ve Bulgaristan dışından gelen Müslümanlarımız var. Ramazan ayını bütün bu insanlarla beraber karşılamak bizi mutlu edecektir.”

Müftü İzbiştali Ramazan ayının simgesi mahyaların belediye tarafından yasaklanmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Hoş geldin Ramazan ışıklı mahyamız yok ne yazık ki. Buna izin alamadık. Böyle bir mahya için özel proje hazırlamak lazım. Bu proje Kültür Bakanlığı ve başkent belediyesinden onaylanmalı. Ancak bu çok zor bir süreç. Burada buna izin verilmiyor.”

Camide buluşan herkese iftar veriyoruz

Teravih namazlarında buluşan Sofyalı Müslümanlar yasakların kalkması ve dinlerini daha özgür yaşabilmeleri için dua ediyor. Bulgaristan Müslümanları, Sofya Belediyesi ve Kültür Bakanlığı'nın kararları nedeniyle ramazan ayını buruk geçiriyor. Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı ile yaşadıkları sıkıntıları konuştuk. Her yerde olduğu gibi Bulgaristan'da da Müslümanlar'ın rahmet, bereket ve mağfiret ayını sabırsızlıkla beklediklerini söyleyen Aliş Hacı, “Bulgaristan’da ekonomik kriz olması sebebiyle, birçok yerlerde Müslümanlar fakir insanlara da yardımcı olmak istiyorlar. Dolayısıyla gerek giyim gerekse gıda maddeleri ve ayni yardımları fakir fukaraya vermeye çalışıyorlar. Herkes Ramazan ayı sevincini yaşamak istiyor.” diye konuştu.

Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı, yürüttükleri projeleri camilere astıkları afişler aracılığıyla duyurduklarını fakat kültür bakanlığının ve belediyelerin bu afişleri yasakladığını söyledi. Aliş Hacı sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Biz kampanyalarımızı en çok camilerde duyuruyoruz. Camilerin duvarlarına veya kapılarına afişler asıyoruz. Malesef Sofya'da bu konuda engellemeyle karşılaştık. Sofya belediyesi Seyfullah Efendi Camii kültür abidesi olduğu için oraya pankart asmak yasak dediler. Sofya'da caminın ön tarafına iftar çadırı kuruyorduk. Bu sene Sofya Belediyesi onu da yasaklamak istiyor. İnşallah halletmeye çalışıyoruz. Ama maalesef gördüğünüz gibi, bir taraftan biz hayırseverlık yapmaya çalışırken, öte taraftan da birileri, gerek belediye, gerekse devlet, bizim hayır işlerimizi engellemeye çalışıyor.

Bu demek ki, demokratik bir ülke olmamız için, biraz daha büyümemiz lazım. Biraz daha ileri gitmemiz lazım. Bunu herkesin anlaması lazım. Bu hayır işleri aynı zamanda insani işler. Dolayısıyla orada Müslüman, gayrı müslim söz konusu olmuyor. Seyfullah Efendi Camii'ne gelen herkese iftar veriyoruz. Bunu Sofya Belediyesi'nin anlaması ve izin vermesi lazım.”

Bulgaristan Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı Bulgaristan yönetiminin Osmanlı'dan miras kalan eserler konusunda iki yüzlü davrandıklarını ve keyfi uygulamalara gittiklerini şu ifadelerle anlattı: “Bir taraftan kültür abidesi diyorlar, bir taraftan da gerekse Seyfullah Efendi Camii, gerekse dava açtığımız diğer camilere devlet hiç bir yardımda bulunmuyor. Hiçbir yardımda bulunmamakla birlikte, o camiler yıkılıyor, herkes bunu görüyor. Yıkılmakla birlikte bilemiyorum, sanki kasıtlı bir susmak var, kasıtlı bir göz ardı etmek söz konusu. İnanıyoruz ki bu Ramazan-ı şerifte Allah herkesin gönüllerini açsın. Herkese güzel duygular nasip eylesin. Herkes bu hayırlı işleri anlasın ve el ele verip, bütün insanlığa Müslümanlara ve gayrımüslimlere hizmet etsin.”

 

 

Gülay Krasniç ve Sevda Dükkancı haber verdi

Güncelleme Tarihi: 25 Haziran 2015, 13:14
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20