Bulgaristan'ın Kilimleriyle Ünlü Kasabası: Çiprovtski (video)

Kilimleriyle ünlü bir Bulgaristan'ın kasabası Çiprovtsi. Zengin maden kaynaklarından adını alan kasaba, Koca Balkan Dağı’nın eteklerine kurulu. Farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan kasaba 2 bin nüfusa sahip.

Bulgaristan'ın Kilimleriyle Ünlü Kasabası: Çiprovtski (video)

Bulgaristan’ın Montana şehrinde küçük bir kasaba Çiprovtsi. Sırbistan sınırındaki kasaba Koca Balkan Dağı’nın eteklerinde kurulu. Roma döneminde topraklarındaki maden kaynakları nedeniyle “Kiprovets” yani “Demircik” ismiyle anılan kasabanın 1956'dan bu yana kullanılaan adıysa Çiprovtsi.

Kasabadaki Kiprovets tepesinde 13’üncü ve 14’üncü yüzyılda Ortodoks ve Katolik kiliseleri inşa edildi. 1396'da Osmanlı hâkimiyeti altına giren Çiprovtsi, 500 yıllık süreçte, Bulgar kimliğini korudu. Bu dönemde kasaba madencilikte ilerleyerek kuzeybatı Bulgaristan'ın ekonomik ve kültürel merkezine dönüştü. 16’ncı asırda buradaki kilise yenilenerek Katolik merkezi haline geldi. 1624'de Çiprovtsi ülkenin ilk laik okuluna da kapılarını açtı. 1667'de ise tarihçi yazar Petır Bogdan “Bulgar Tarihi” kitabını burada yazdı.

Günümüzde bu küçük dağ kasabasının ünü çoktan Bulgaristan sınırlarını aştı. UNESCO’nun Somut Olmayan Dünya Kültürel Mirası Listesi’ne giren kilimleriyle büyük ün kazandı. “Çiprovtsi Kilim Festivali” adı altında düzenlenen etkinliklerle bu zenaat kayıt altına alındı.

Çiprovitski Belediye Başkanı Plamen Petkov, kasabanın halı imalatındaki mahareti hakkında şu şekilde konuştu:  “2014 yılında dünyaca ünü tescil olan Çiprovtsi kilimine özel festivallerle, bu eserimizi tanıtmayı amaçlıyoruz. Şehrimizin çok eski ve zengin tarihi var. Neredeyse her evde, ninelerimiz, annelerimiz dokuma tezgâhında bu kilimleri dokumuştur. Çok eskiden beri bu gelenek kasabamızda yaşatılıyor.”

Çiprovtsi Belediye Başkanı Plamen Petkov, eski geleneklerin korunması için yeni projeler ürettiklerini ve bu zenaatin milli bir değer olduğunu söylerken, sözlerine şu ifadelerle devam etti: "Bizim ana amacımız bu geleneğe yeniden nefes katmak, onu yenilemek. Şimdi sadece yaşlılar dokumacılığı yapıyor, onlar artık tek başına dokuyamıyor. Bütün ülkede olduğu gibi, burada da gençler köyleri, küçük yerleri terk ediyor. Belediye olarak birkaç sivil toplum kuruluşu ile beraber AB fon kaynaklarından ’Kilim Evi’ projesine başvurduk. ‘Kilim Evi’ projesi Çiprovtsi halısının bir yuvası olacaktır. Okulda ise kilim bölümlü meslek sınıfı yapmak istiyoruz. Bu milli değeri korumak bizim ana görevimiz olacaktır.”

Kilim Festivali her yıl Mayıs ayı başında

17’inci yüzyıldan bu yana varlığını sürdüren Çiprovtski'deki kilim sanatı bugün bir festivalle yaşatılıyor. Her yıl Mayıs ayı başında kilim festivali düzenleniyor. Festivalde hem kilimin özellikleri hem dokuma teknikleri hem de tabi ki UNESCO’nun Kültürel Miras Listesi’ne girmiş olan bu değerin tanıtımı yapılıyor.

2014’te UNESCO'nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine giren Çiprovtsi kilimleri yüzyıllardır dokunuyor. Usta eller, Çiprovtsi’nin renk ahengine kendi şarkı, umut, gelenek ve inançlarını da katıyor. Çiprovtsi’de dokunulan kilimler, dikey dokuma tezgâhında halen geleneksel biçimlerde üretiliyor. Yapımındaysa pamuk ve yün kullanılıyor.

Bu sene düzenlenen festival kapsamında kasaba meydanına kurulan çadırlarda, dokuma teknikleri ve yapım aşamaları gözler önüne serildi. Ustaların geleneksel motiflerle hazırladıkları kilimler, hediyelik eşya ve duvar panosu olarak da sunuldu. Festivalde gelenekler de canlandırıldı. Kilimcilik sanatının küçük kızlara aşılanması amacıyla, geleceğin dokumacıları hazırlanan kilimde sallandı. Bulgar geleneklerinin olmazsa olmazı meşhur Çiprovtsi böreği ve peyniri ve bereket simgesi mısırla donatılmış sofra ve kaval müziği de festival meydanına renk ve tat kattı.

Kilimcilik sanatı kasabanın tüm kültürel merkezlerinde de ön plana çıkarıldı. Belediyeye bağlı kültür salonunda dokumacı usta kadınlar kilimlerin baştan sonra kadar yapılışını sergilerken, Bölge Tarih Müzesi ise ziyaretçilere özel olarak hazırlanan kilim sergisini tanıttı.

İlk kilim örneklerinde sadece kök boya kullanıldığı için daha mat renkler dikkat çekiyor. Daha sonraki dönemlerde ise “makas” ve “kesme makas” adı verilen geometrik desenlerin dışına çıkılarak, 18’inci asırda kilimlere kuş, bağ yaprakları, çiçek motifleri ekleniyor. Yeni dönem kilimleriyse genelde daha renkli, çünkü sentetik boyayla dokunuyor. Bazı kilimlerdeyse klasik motiflerin dışına da çıkıldığı göze çarpıyor.

 

Sevda Dükkancı

 

Yayın Tarihi: 05 Mayıs 2016 Perşembe 10:47 Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2016, 10:47
banner25
YORUM EKLE

banner26