Bulgaristan'da Anadolu esintisi (video)

Bulgaristan'da Türkçe adıyla Akkadınlar olarak bilinen Dulovo Belediyesi'ne bağlı 27 köy var günümüzde. Anadolu köylerini andıran ve çoğunlukla Türklerin yaşadığı bölge, geçtiğimiz günler folklor festivaline evsahipliği yaptı..

Bulgaristan'da Anadolu esintisi (video)

Türk Folklor Festivali'ne evsahipliği yapan Dulovo; Kuzeydoğu Bulgaristan’da Deliorman'la Dobruca arasında, Tuna ovasına kadar uzanan bir ilçe. Yoğun olarak Türkler'in yaşadığı Dulovo'nun tarihi oldukça eski. Türkçe-Arapça kitabeler 1573'den itibaren şehrin geçmişine ışık tutuyor. Osmanlı döneminde bir çok kez ateşe verilen Al Bahçe adlı köyün yanına bugün Dulovo olarak bilinen Akkadınlar köyünün temeli atılmış. 1878'de Osmanlı'nın bu toprakları terk etmesiyle Akkadınlar’da 100 Türk ve 25 Bulgar aile kalmış.

2 Eylül 1916'ya kadar Romanya idare sınırlarında kalan Akkadınlar, 1940'da Krayova Anlaşması'yla Bulgaristan'ın idaresine geçti. Köyün adı 2 yıl sonra Dulovo oldu ve 30 Ocak 1960'da da şehir ilan edildi.

Bulgaristan'da Türk toplumu geleneklerini koruyor

Dulovo kentinde 20. Geleneksel Türk Folklor Festivali düzenlendi. Festival Bulgaristan Kültür Bakanlığı ve Dulovo Belediyesi'nin desteğiyle gerçekleşti. Anadolu ve Balkanlar'ı buluşturan folklor oyunları, türkülerle renklendi. Farklı etnik gruplar da festivalle kültürlerini tanıtma imkanı buldu. Görkemli etkinlik, 20. jübile yılını kutladı ve şehirde faaliyet gösteren Tunahan Türk Kültür Derneği’nin birinci kuruluş yılına adandı. Festivale Kuzeydoğu Bulgaristan’ın 8 ilinden 34 folklor grubu katılırken, Dulovo köylerinden 15 ekip sahne aldı. Türkçe Akkadınlar olarak bilinen kentte adeta folklor şöleni vardı. Bölgedeki etnik grupların gelenekleri, kültürleri rengarenk kostümler, danslar ve şarkılarla sergilendi.

Dulovo Belediye Başkanı Dr. Yüksel Ahmet, amaçlarını Bulgaristan'da Türk toplumunun kendi gelenek ve göreneklerini koruduğunu göstermek şeklinde açıklarken, gelenek ve kültürlerini nesilden nesile taşımaya gayret ettiklerini vurguladı. Festivalin onur konuğu Tekirdağ'a bağlı Çorlu Belediyesi'nin halk oyunları ekibiydi. Meydana Türk bayrağıyla giren ekip, bıçak ve efe oyunlarıyla büyük alkış aldı.

Festivalle, Tatarlar, Romanlar ve Arnavutlar da kendi kültürlerini tanıtma şansını buldu. Tuna boyundaki Tutrakan kasabasından “Sakın Tuna” topluluğu yöresel düğün oyunu sergiledi. Ruyno-Kızılburun köyünden folklor ekibi ise, bindallı kostümleriyle dikkat çekti. Şumnu Nazım Hikmet Okumaevi grubu da alay oyunuyla, Anadolu halk danslarını Akkadınlar’a taşıdı. Yarebitsa- Çiller köyünden katılanlarsa türkülerle festivale renk kattı. Göçmen düğünlerinin olmazsa olmazı Balkan oyunu da Dulovo Festivali'ndeydi. Türk kültürüne ait kına gecesi geleneği de unutulmadı.

Dulovo Belediyesi'nde Alevi vatandaşların sayısı da çok. Festivalde onların gelenekleri de sergilendi. Razgrad’a bağlı Sevar köyünden katılan grup, Alevi kültürünü tanıttı. Slivo Pole'den gelen Mavi Bulut isimli bir grup, dünya üzerindeki bir çok Türk folklor festivaline katıldıklarını söylerken, Türk kültürünün kaybolmaması için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini ifade ettiler.

Tunahan Derneği'nin amacı Türk kültürünü yaşatmak

Türk Folklor Festivali'nde emeği geçenlerden biri de Tunahan Derneği. Dernek, Bulgaristan topraklarında Türk kültürünü yaşatmak için çeşitli etkinlikler düzenliyor. İsmini Tuna nehrinden alan dernek, folklor festivaliyle birinci yaşını da kutlarken, bir şiir gecesi düzenledi.

Tunahan Derneği, Bulgaristan'da Türk kültürünü canlandırmak ve farklı etnik grupların bağlarını güçlendirmek için kuruldu. Tunahan Derneği Başkanı Güner Hakkı, dernek hakkında şu ifadeleri kullandı: “Türk toplumunun gelenek ve göreneklerini korumak maksadıyla bölgesel, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet gösteren bir dernek. Türk toplumun gelenek ve göreneklerini koruyup geliştirmenin yanında diğer etnik grupların kültürlerini destekleyecek ve koruyacak bir kurum olmak amacındayız.”

Derneğin 1. yılı kutlamalarına katılan şair Habil Kurt şu şekilde konuştu: “Bizim Türk varlığımız Osmanlı zamanında da, ondan önce de Bulgaristan Türk ve kültür edebiyatına değerler katıp bugünümüzde de saygıyla anılmaktadır.”

Bulgaristan Türkleri'nin kültürünün gelişmesi konusunda son yıllarda dernekler oldukça yoğun faaliyetler içerisinde. Ülkenin neredeyse her ilinde Türkler'in yoğun yaşadığı yerlerde buna benzer dernekler var. Şumnu da bu konuda istisna değil. Şumnu'da faaliyet gösteren Biz Kültür Derneği başkanı Menent Şükriyeva dernek faaliyetleri hakkında şu sözleri sarf etti: “2011 yılında Şumnu'da da Biz Kültür Derneği'ni kurmuş olduk. Söylemek isterim ki “Biz” deyince herkese kapılarımızın açık olduğunu, böylece de ifade etmek istedik. Yoğun olarak kültürel faaliyetlerimiz var.”

Bindallılar Bulgaristan Türklerinin kültüründe önemli bir yere sahip

Kuzeydoğu Bulgaristan Türklerinin düğün ve kına gecelerinde giydiği bindallının hikayesi de Dulovo'ya uzanıyor. Bindallılar Dulovo'nun Kızılburun köyünde kadınlar tarafından gergefte işleniyor. Osmanlı motiflerini taşıyan bu yöresel kıyafetler Bulgaristan'ın dört bir yanına gönderiliyor.

Köy Korosu Sanat Yönetmeni Zeyniş Kuş bindallılar ile ilgili şu şekilde konuştu: “Bu bindallılarımızı, geleneklerimizi ninelerimizden aldık, bu yaşıma gelinceye kadar hep sürdürüyoruz. Kına gecelerimizde giyiyoruz gençlerimiz kızlarımızla birlikte. Örf ve adetlerimizi canlandırıyoruz. Onları hiç unutmayacağız, gelen yeni nesillerimizle de giydiriyoruz ve onları da meraklandırıyoruz.”

Bindallıların daha ne gibi özellikleri olduğunu Köy Korosu Sanat Yönetmeni Zeyniş Kuş şu ifadelerle anlattı: “Bizim gençlerimiz yapıyor bu dantelleri oyaları. Annelerimizden kalmış kesilmiş belliklerimizi koruyoruz. Nazar değmesin diye beliklerimize altınlar takıyoruz. Ondan sonra gelenekten kalma uçkurlarımızı güzelce işleyip takıyoruz. Ondan sonra bürüncük gömleklerimiz de var, annelerimizden kalmış ve korunmuş bir şekilde.

Bunları annelerimiz yapmış, dantelleri. İşte ondan sonra bahçelerimizden canlı çiçekleri koparıp, takıp böyle kına gecelerine çıkmak için hazırlanıyoruz. Bunları gelinler kızlar, hısım akrabalar, kaynanalar da benim gibi gençse, onlar da giyiyor düğünde. Bu bindallılarla Türk halk türkülerinden ''Demirciler Demir Döver'', “Kızılcıklar Oldu Mu”, “Dere Geliyor Dere” düz oyun havalarını söyleyip oynarız işte.”

Kızılburun köyünden Saadet Durtlali, bindallı yapımındaki ustalığıyla bölgeye nam salmış bir isim. Bindallılara elleriyle hayat veren Sadiye Durtlali, mütevazi gergefinde bir yılda yüzlerce yelek ve şalvar dikiyor. Saadet Durtlali bindallılar konusundaki ustalığı ile ilgili şu şekilde konuştu: “20 yıldan beri çalışıyorum. Beyim yaptı bu gergefimi. Kendi kendime öğrendim böyle, savaş verdim, uğraştım. 20 yıldan beri de alnımın teri ile herkesi memnun etmek için uğraşıyorum. Bunları biz genç gelinlere, düğün yapacak olanlara, gelin olacaklara, herkese yapmaya çalışıyoruz. Kim gelin olacaksa, gelip bana sipariş veriyor. Türkiye'den de gelenler var, Bulgaristan'dan da var.

Saadet hanımın hazırladığı bindallılarda Kuzeydoğu Bulgaristan'ın havasını iyice hissediliyor. Saadet usta, işlemeli şalvar ve yelek takımını deseninin zorluğuna göre, 10 veya 15 günde hazırlıyor. Binbir emekle ortaya çıkardığı bindallı takımından yaklaşık yüz euro kazansa da, genç kızları en özel günlerinde mutlu etmenin değeri paha biçilemez.

 



Sevda Dükkancı haber verdi

Yayın Tarihi: 19 Eylül 2014 Cuma 10:32 Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2014, 12:28
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26