banner17

Bişkek'te dünya destanları festivali yapıldı (video)

15 ülkenin tarihi ve geleneklerine ışık tutan destanlar, Üçüncü Uluslararası Destanlar Festivali'nde yankılandı. Bişkek'te gerçekleşen festivalin resmi açılış törenine, Başbakan Temir Sarıyev de katıldı. Teatral bir gösteriyle başlayan gecede, farklı coğrafyalardan katılımcılar, destanları, dans ve şarkılarla sahneledi.

Bişkek'te dünya destanları festivali yapıldı (video)

Kırgızistan'ın başkenti Bişkek 4 - 6 Eylül tarihleri arasında 3. Uluslararası Dünya Destanlar Festivaline ev sahipliği yaptı. İlki 2006'da, ikincisi 2011 yılında düzenlenen festivalin üçüncüsü bu yıl biraz daha farklı gerçekleştirildi.

Festival bu yıl bütün dünya destanlarını aynı sahnede bir araya getirmeyi amaçladı. Böylece Kırgızistan, bir 'ülke destanları' bayramına imza attı. Uluslararası Dünya Destanlar Festivali önceki iki yıl sadece ülkelerin anlatımlı destanlarıyla dikkat çekmişti. Kulaktan kulağa yayılan destanların gelecek nesillere doğru aktarılması ve desteklenmesi amacıyla hareket eden festival bu yıl tarihi ve geleneksel unsurlara da yer verdi.

3'ncü Uluslararası Dünya Destanlar Festivali'nin resmi açılışını Kırgızistan Başbakanı Temir Sariyev yaptı. Başbakan Temir Sariyev konuşmasında, ülkelerin destanlarını gelecek nesillere aktarmanın tüm dünya halklarının görevi olduğunu vurguladı. 3. Uluslararası Dünya Destanlar Festivali'ne başta Türkiye olmak üzere 15 ülke katıldı. Farklı ülkelerin farklı destanları Kırgızistan'da yankılandı.

Türk devletlerinin hepsinde Köroğlu destanı vardır”

Göçebe yaşantısının önemli miraslarından biri olan destanları koruma ve yeni kuşaklara aktarma amacı taşıyan festival, konuşmaların ardından teatral bir gösteriyle başladı. 'Kültürel Çeşitliliğin Gösterisi' isimli teatral gösteride, Kırgız kültürel mirasında yer alan Kococaş, Er Töştük, Kurmanbek ve Manas destanından kesitler sahnelendi. Destanların ardından Toktogul Satılganov Kırgız Ulusal Filarmonisi bünyesindeki Ak Maral Dans Topluluğu 'Manasın Ordusu' isimli gösterilerini sundu. Kırgız halk sanatçısı Salamat Sadıkova ise ünlü Kırgız halk şairi Barpı'nın 'barışçı halkın değeri var' şarkısını seslendirdi.

Altay'dan gelen halk sanatçısı Emir Terkişev ise kuzey göçebe halklarının özel yeteneği kabul edilen gırtlak şarkısını sundu. Türkiye'den gelen Devlet Dans Topluluğu temsilcileri roman havası ile hareketli bir dans gösterisi sunarken Kırgızistanlı Uygurlar'ın 'çay kâsesi' dansı ise izleyenlere şaşırtıcı anlar yaşattı.

Türkmenistan'dan gelen Novruzguli Matniyazov ve Tobalakov isimli sanatçılar da tarihi destan Köroğlu'ndan bir parçayı geleneksel müzik aletleri eşliğinde seslendirdi. Sanatçı Matniyazov, etkinlikle ilgili şu ifadeleri kullandı: “Ben Türkmenistan'dan geldim. Kırgız kardeşlerimiz bizi çok güzel karşıladı ve çok güzel bayramlaşıyoruz. Bunun sebebi de destanların varlığı ve onları tanıtmamız. Ben Türkmen halkı adına tüm halklara selam getirdim. Bugün de Köroğlu destanından bir parça sunacağım. Köroğlu'nun vatanseverlik, kahramanlık, erlik, sevgi ve lirik konularını anlatacağım. Türkmen halkının destancılık tarihi Kırgız halkına çok yakındır. Türk devletlerinde Köroğlu destanı vardır. Türk halklarının eskiden bu yana sıkı ilişkileri olduğu için bizim babalarımız da bu destanı biliyordu. Türk halkları da Köroğlu destanına zaten büyük önem veriyor. Bugün buraya gelmek bize de nasip oldu çok mutluyuz.”

Festivalde bir de etnokent kuruldu

3'Ncü Uluslararası Dünya Destanlar Festivali'nin açılış töreninin ardından ilk etkinlik bir ''etnokent'' kurmak oldu. Etnokent ile Kırgızistan'ın geleneksel yaşama anlayışı vurgulanmak istendi. Bu bağlamda Bişkek'in Ala Too meydanının ulusal tarih müzesi önünde, 20'den fazla Kırgız geleneksel evi bozüy dikildi. Göçebe hayatın olmazsa olmazı bozüy, Orta Asya halklarının birbirine benzeyen yaşama biçimlerini de ortaya çıkardı. Festivalin açılış etkinliğinin en önemli anı ise Kırgızlar'ın kutsal saydıkları bacaya benzeyen Tündük'ün bozüyün tepesine yerleştirilmesiydi.

Kırgızistan Kültür Enformasyon ve Turizm Bakanı Altınbek Maksütov festivalle alakalı şu sözleri sarfetti: “Bizim festival ile duyurmak istediğimiz şu: Dünyada sadece sözlü destanlar yok. Biz Manas destanının UNSECO somut olmayan kültürel miras listesine alınmasını ve bizden sonraki nesillere aktarılmasını istiyoruz. Bir başka örnek bozüyler. Bözüyler bizim ulusal evimiz. Bizim destanımız, geleneğimiz. Onların da sayısını ve niteliğini arttırmak amacıyla bu faaliyeti yapıyoruz. Biz kültür bakanlığı olarak hükümete, bözüyleri koruma konusunda özel bir teklifle başvurduk. Teklifimiz her yıl Bozüy Haftası gerçekleştirmek. Eğer festivalin planı hükümet tarafından desteklenirse o zaman bundan sonra Kırgızistan'da her yıl bozüyler haftası gerçekleşecek ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılan bozüyler Kırgızıstan'a destanlar festivaline katılmak için gelecek. Bugünkü faaliyet de ona hazırlık gibi aslında. Bir nevi temel atma olarak sayılabilir.”

Etnokent etkinliğinin bir sonraki faaliyeti ise Bozüycüler Köyü'ydü. Isık-Köl bölgesindeki Kızıl-Tuu köyünden festivale katılan Bozüycüler Takımı, tam 14 dakikada bozüy dikerek bir rekora imza attı. Aynı takım bir yıl önce gerçekleşen dünya göçebe oyunları sırasında bozüyü 17 dakikada dikmişti.

Kızıl-Tuu Bozüycüler Takımı Başkanı Tölösün Bektemirov şöyle konuştu: “Bizim gösterdiğimiz bu bozüy dikme süresi şu anda dünya rekoru kırdı. Bizim duyduğumuza göre, Moğolistan'da bozüy 1 saat 30 dakikada dikilmiş. Bizim kardeş Kazak halkı ise aynı büyüklükteki bozüyü 30 dakikada diktiler. Bugünkü destanlar festivalinde açılan etnokentte, biz daha çabuk dikmeyi amaçladık ve görevimizi 14 dakikada bitirdik. Bu bence bir destandır.”

Festivalin ilk gününde kültür bakanlığı tarafından bir de 'bozüy yarışması' gerçekleştirildi. Göçebe yaşamın sembollerinden olan bozüylerin varlığını korumak ve geleneğin sürdürülmesi amacıyla yapılan yarışmaya ülkenin tüm bölgelerinden gelen bozüyler katıldı. Jüri bozüyleri 2 gün boyunca inceledi ve kazananı festivalin son gününde açıkladı. 3'üncülüğü Celal Abad bölgesi, başkent Bişkek ve Narin bölgesinin bozüyleri paylaştı. 2'incilik Talaşlı Zamira Risaliyeva ve Çüy'lü altın canışibayeva'nın olurken, birinciliği Isık-Köl bölgesi Kızıl-Tuu köyünden gelen Canıl Makanova kazandı. Kazanan bözüy sahiplerine sertifika ve para ödülleri verildi.

Etnokent çevresinde standlar da kuruldu. Standlarda, halılardan şallara, eyerlerden seramik hediyeliklere kadar birçok geleneksel sanat ürünü yer aldı.

'Göçebe Tarzı' etno moda yarışması da yapıldı

3'ncü Uluslararası Dünya Destanlar Festivali kapsamında bir etno moda gösterisi ve yarışması düzenlendi. Kırgızistan Ulusal Tarih Müzesi önüne yerleştirilen podyumda bir defile yapıldı. Kırgız ve konuk ülke tasarımcılarının kıyafetleri katılımcılara tanıtıldı. Etno moda gösterisinde sunulan göçebe stili giysiler, geleneksel ve ulusal niteliklere sahip olan koleksiyonlardan seçildi. Etkinliğe Gülcan Maksutova göçebe halklara ait kaya yazılarının yer aldığı koleksiyonuyla katılırken, Mahabat Samabçiyeva keçe ve deriyi bir araya getirdiği kıyafetleriyle defilede yer aldı.

Kırgız tasarımcı Carkın Tursunaliyeva'nın 'Kız Saykal' kolleksiyonunda ise Manas destanındaki Kız Saykal'ın kıyafetinden esinlenildi. Oş'lu tasarımcı Gülcan İreş ise hanın karısı anlamına gelen 'Hantun' isimli kolleksiyonda göçebe Kırgız yöneticilerinin eşlerinin çeşitli dönemlerdeki giysilerini tasarladığı kıyafetlere yansıttı. Buacar Kazıkanova'nın Kurmancan Datka isimli koleksiyonunda ise tarihi kahraman Datka'nın küçüklüğünden yaşlılık dönemine kadar giydiği elbiselerin havası hakimdi. Göçebe tarzı etno moda defilesinin en son katılımcısı da Rusya Federasyonu Altay eyaletinden gelen Anjelika Bokonokova'nın 'Biz göçebe kabileyiz – Bizim bin yılımız' kolleksiyonuydu. Altaylılar'ın binlerce yıllık geleneksel giysilerini sergileyen koleksiyon jüri tarafından da çok beğenildi.

Yarışmaya katılmayan ancak defilede yer alan 3 küçük modelci de etno giysilerini sergiledi. Issık-Köl bölgesinden gelen 3 küçük model, göçebe yaşantısındaki küçük çocukların giydiği giysileri sergiledi. 'Göçebe Tarzı' etno moda yarışması sonuçları festivalin kapanış gününde açıklandı. Kırgızistan Ulusal Filarmoni binasında gerçekleşen ödül töreninde, kazananlara, ödüllerini Kırgızistan Ulusal Kültür Merkezi başkanı Riskul Boronbayev teslim etti. Yarışmada birinciliği; Oş bölgesinden gelen tasarımcı Gülcan İreş'in 'Hantun' kolleksiyonu kazandı.

Kız Saykal oyunu sahnelendi

Kırgız destanları, tarih boyunca dilden dile aktarılarak bugüne ulaşıyor. Bunlardan birisi de Kırgızlar'ın milli destanı Manas'ın içinde yer alan Kız Saykal. Destan, Karaça Hanı'nın 'Saykal' isimli kızının kahramanlık öyküsünü konu alıyor.

Kırgız halkı arasında yaygın olarak bilinen Kız Saykal Destanı, ilk kez 3 yıl önce 'Sahna' tiyatrosu oyuncuları tarafından sahneye taşındı. Kız Saykal'ın senaryosunda, Sagınbay Orozbakov, Sayakbay Karalayev ve Şaabay Azizov gibi ünlü manasçıların söylemlerinden yola çıkıldı. Sahnelendiği günden bu yana büyük ilgi gören oyunun yurtdışında da gösterimleri yapıldı. Bir Kırgız destanı olarak adını, uluslararası arenada duyurdu. 3'ncü Uluslararası Dünya Destanlar Festivali kapsamında da sahnelenmeye hak kazanan tek destan tiyatro oyunu seçildi.

Oyunun rejisörü Nurlan Asanbekov, sahneledikleri oyunla alakalı şunları söyledi: "Biz 10 yıl önce ülkedeki küçük destanları sahneleştirme kararı aldık. Kız Saykal da bunlardan birisi.. Manas’ı seven kahraman bir kız. Ama bu aslında trajik bir destan çünkü Manas’ın ölümünden sonra Kız Saykal gözden kayboluyor. Burada kahramanlık olaylarının dışında büyük bir sevgi gösterisi de var. Bu destanı seçmemizdeki nedenlerden biri de bu."

Kız Saykal destanı ise şöyle: Eski zamanda Noygut soyunun Karaça adında bir hanı vardır. Eşi Zuurabübü ile birlikte uzun zaman çocuk sahibi olamıyorken bir gün Zuurabübü erkeğe benzeyen bir kız doğurur. Karaça Han, kızına ‘Saykal’ adını verir ve daha küçük yaşlarda ona avcılığın sırlarını öğretir.

Saykal kızlarla ava çıktığında 2 aslanla boğuşup onları öldürür ve bu olay, Saykal'ın adının tüm bölgede duyulmasına sebep olur. Saykal, babasının 30 yıldır Çinliler'e vergi ödediğini öğrenince onlarla bir savaşa girerek çin hanı Zarun'u ve askerlerini yok eder. Böylece Saykal halk arasında ‘Kız Saykal’ adıyla anılmaya başlar.

Kız Saykal’ın kahramanlığını duyan Manas, onunla tanışmaya gider. Manas’ın geldiğini duyan Kız Saykal, onu önceden karşılar ve uzaktan birbirini tanıyan kahramanlar teke tek savaşmak ister. Bu karşılaşmada Kız Saykal, Manas'ı yenecekken ona olan saygısı nedeniyle ilk kez birine yenilir. Kanıkey'le evli olan Manas’a, eşine hediye etmesi için beyaz atını verir. Manas'ı uğurladıktan sonra da ona olan sevgisini sürdürür. Kız Saykal, bir süre sonra Çin’e karşı savaş açan Manas’ın öldüğünü öğrenir. Bu gelişme üzerine yönetimdeki görevinden ayrılarak inzivaya çekilir.

Destandan uyarlanan ve her izleyeni derinden etkileyen Kız Saykal tiyatro oyunu, festival ziyaretçileri tarafından uzun süre alkışlandı.

Nesilden nesile aktarılan ve ait oldukları toprakların geleneklerini bugüne taşıyan destanları buluşturan 3. Dünya Destanları Festivali, bir konserle sona erdi. Toktogul Satılganov Kırgız Ulusal Filarmonisi'ndeki gösteride Ozan Musa Bayetov ''Oy Toobo'' şarkısını Kambarkan Folklor Grubu eşliğinde seslendirirken, besteci Atay Ogomabyev'in 'Maş Botoy' ezgisi ''Kıl Kıyak ve Ata Komuzcular'' grubu tarafından komuzla sunuldu.

Kapanış töreninde Türkmenistanlı sanatçılar, Köroğlu destanından bir bölüm ile sahneye çıktı. Türkiye’den gelen Türk Devlet Dans Topluluğu da Türk halk danslarından örnekler sundu. 3'ncü Uluslararası Destanlar Festivali Bakan Maksütov'un sahneye gelmesi ve Kırgız milli marşının çalınması ile sona erdi.



Uğur Özen haber verdi

Güncelleme Tarihi: 09 Eylül 2015, 11:49
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20