Alfabelerin unutulan hikâyeleri (video)

Dilin yazıya geçirilmesine yarayan işaretler sistemi olan alfabeler, dillere göre farklılık gösteriyor. Bugün kullandığımız Latin alfabesi, kaynağını 3 bin yıl önce Lübnan’da kurulan Finike Uygarlığı’nda kullanılan ve alef, bet, gimel, dalet ile başlayan 22 sesli alfabe. Hamza Türkyılmaz yazdı.

Alfabelerin unutulan hikâyeleri (video)

 

 

Alfabe, Yunanca “alfa” ve “beta” terimlerinin bir araya gelmesinden oluşan dilin, yazıya geçirilmesine yarayan işaretler sistemi olarak tanımlanıyor. Pek çok dilde yazma sistemleri, sesleri ifade eden harflerin sırasına göre, ilk iki harf ile ifade ediliyor.

Ortadoğu dilleri alfabelerini ifade etmek için "ebced" tabirini kullanıyor. Bunun nedeni “elif”, “be”, “te”, “cim” harflerinin, alfabelerinin ilk sıralarında yer alması. Alfabeler, sesi ifade etme şekillerine göre temelde iki kısma ayrılıyor. Bunlardan ilki resim kullanılan diller. Bu dillere örnek coğrafya ise Uzak Doğu. Bu diller genellikle resme benzeyen şekiller ile ifade ediliyor.

Sesi ifade etme şekillerine göre ayrılan alfabelerden diğeri ise, sembolik ifadeler kullanılan diller. 

Modern alfabelerin kaynağı: Fenike alfabesi

Bugün kullandığımız alfabe 3000 sene önce, tarihi kent Biblos'ta bulundu. Günümüzde Lübnan'ın sınırları içinde yer alan Biblos'tan tüm dünyaya yayılan alfabe, insanlık tarihini de değiştirdi. Finikelilerden önce önce yazı, çok sayıda küçük resmin bir araya getirilmesinden oluşuyordu. Örneğin kuş demek için kuş resmi çiziliyordu.

Ancak Fenikeliler olağanüstü bir şey yaptı. Yazıda resim yerine sesleri kullanmaya başladı. Bu sesleri de yan yana getirip kelimeleri oluşturdu. “Alef”, “bet”, “gimel”, “dalet” harfleri ile başlayan alfabe 22 sessiz harften oluşuyordu. Ticaret hesaplarını tutmak için buldukları bu sistem insanlık tarihi değiştirdi.

Alfabe kısa sürede yayıldı, ticaret yaptıkları yunanlar sesli harfleri ekledi, Romalılar şeklini değiştirip bugünkü Latin alfabesine dönüştürdü.  Tevrat yazılırken, neredeyse aynı alfabe kullanıldı. Modern İbranice hala, “alef”, “bet”, “gimel”, “dalet” ile başlar.  Harflerin şekilleri değişse de, “Fenike alfabesi”, aynı dil grubundaki Arapçaya da etki etti. “Elif”, “be” ile başlaması, “vav”, “ayin” sin gibi harfleri barındırması bunun en açık ispatı.

Bugün tüm dillerde yazarken, okurken hala milattan önce 1000'li yıllarda bulunan sistemi kullanıyor, o sistemle dünyada düzeni sağlıyoruz. Bugün alfabe derken bile, aslında Fenikelilerin o olağanüstü icadının ilk iki harfini okuyoruz: Alef, bet... 

En yaygın alfabe: Latin alfabesi

Günümüzde alfabelerin teknik sınıflandırılmasından ziyade, alfabelere yüklenen anlamlar önem taşıyor. Dildeki tüm sesleri yansıtmayan alfabeler eksik alfabe, tüm sesleri harfler ile ifade eden diller ise, gerçek alfabe olarak tanımlanıyor.

Yazılı kaynaklara göre tarihten bugüne kullanılmış 29 alfabe yer alıyor. Dünyada en yaygın kullanılan alfabe ise “Latin alfabesi” olarak biliniyor.

Teknolojik gelişmeler, matbaa, daktilo, bilgisayar gibi araçların Latin alfabesine göre düzenlenmiş olması nedeniyle, çoğu ülkede var olan alfabelerde değişikliğe gidilmesine neden oldu.

Yunan Alfabesi’nde 24 harf var

Antik Yunan döneminden bu yana ayakta kalmayı başaran Yunan alfabesi, Sokrates'ten Eflatun'a, Aristo'dan Kavafis'e birçok düşünür, yazar ve şairin unutulmaz eserlerine eşlik etti. Bu köklü alfabe yedisi ünlü, on beşi ünsüz 24 harften oluşuyor. Ancak bu ünlülerden üçü “i” sesi için, ikisi de “o” sesi için kullanılıyor. “Ü”, “ö”, “ı” gibi seslilerin olmadığı alfabede, “u” sesi, iki harfin yan yana getirilmesi ile oluşuyor. “İ” sesini ifade etmek için ise, 6 farklı harf ve harf bileşeni kullanılıyor.

Sessizlerin yan yana geliş şekline ve kelimenin neresinde durduğuna göre okunuşlarının değişmesi de, Yunanca okuma yazmayı bir hayli zorlaştırıyor. Her bir harfin kullanım yerine göre ayrı bir sesi ifade etmesi ve her bir sesin belli bir kurala bağlı olmaksızın farklı harf ya da harf grupları ile yazıya dökülmesi, imla hatalarının da sık yapılmasına neden oluyor. Anadili Yunanca olanlar bile, yazarken yanlış harfleri kullanıp imla hatası yapabiliyor.

Ruslar, Kiril alfabesi kullanıyor

Rus coğrafyasının tamamında kullanılan “Kiril alfabesi” ise, kökü yüzyıllar öncesine dayanan bir yazı sistemi. Adını Ortodoks rahipleri Kiril ve Metodius'tan alan alfabe, dokuzuncu yüzyılda Bizans kaynaklı bir doğum gerçekleştirdi.

Zamanla Slav dünyasında benimsenen alfabe, Yunancada yer almayan bazı Slav seslerini de bünyesine katarak farklı bir görünüme kavuştu.

Rusya'da bu alfabe, Orta Çağ’ın başlarında büyük yazı harfleri olarak kullanılmaya başlandı. El yazısı olarak tercih edilen italık harfler daha sonra dâhil edildi. 18. yüzyılın başlarında Büyük Petro, Yunan harflerini yazı sisteminden çıkararak alfabeyi basit bir seviyeye getirdi. Sovyet Devrimi’nin gerçekleşmesiyle alfabeden gereksiz görülen bazı harfler çıkarıldı.

Kırgızların’ın ilk alfabesi 2500 yıllık

Kırgızların kullandığı bilinen ilk alfabenin, 2500 yüz yıl öncesine dayanan “Göktürk alfabesi” olduğu biliniyor. Batı'da runik yazılar olarak adlandırılan Göktürk alfabesine, Göktürk Yazıtları’nda da rastlanıyor.

Kırgızların kullandığı bir diğer alfabe ise, İslamiyet'le birlikte Karahanlılar döneminde geliştirilen “Arap alfabesi” oldu. 1928'deki “Arap alfabesi” terk edilerek, Kırgız dilinin ses yapısına uygun olduğu gerekçesiyle “Latin alfabesi”ne geçildi. Ancak 1941'de Sovyetler Birliği üyesi ülkeler, ard arda “Kiril alfabesine” geçmeye başladı. 

Bu değişikliğin, Sovyet ülkelerinde yaşayan halkların birbirini anlamaları gerekçesiyle yapıldığı söylense de, asıl nedenin Orta Asya ülkelerinin Türkiye ile ortak yönlerini ortadan kaldırmak olduğu düşünülüyor.

Kazaklar da 1929’a kadar Arap alfabesi kullandı

1929'a kadar “Arap alfabesi”nin yaygın olarak kullanıldığı Kazakistan'da, 1940'dan bu yana 42 harfli “Kiril alfabesi” kullanılıyor. Kazakistan bugünlerde ise, “Latin alfabesi”ne geçmeye hazırlanıyor. Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev'in talimatıyla 2025'e kadar tamamlanması planlanan değişimin, Kazakistan'ı komşu Türkî Cumhuriyetlerle yakınlaştırması hedefleniyor.

Kur’an-ı Kerim’in yazıldığı harfler

İslam’ın kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'in yazı dili olan Arapça, 22 Arap ülkesinin de resmi dili. Arapça, 28 harften oluşuyor. Sadece 3 sesli harf bulunan “Arap alfabesi”nde diğer sesler, Arap dili bilmeyenlerin daha kolay okuyabilmesi için, “hareke” adı verilen işaretler ile sağlanıyor.

Arapça yazabilmek için alfabedeki harflerin başta, ortada ve sonda yazılışlarını da bilmek gerekiyor.  Arap alfabesinin en önemli özelliklerinden biri de, yeryüzündeki diller içinde “dad” sesini veren harfe sahip olan tek alfabe olması. Bu nedenle Arap diline “dad” dili de deniyor. Soldan sağa doğru yazılan alfabelerden olan Arap alfabesinde, noktalama işaretlerinin kullanımı da farklılık gösteriyor.

İlk Türk alfabesi 38 harfti

Türk dilinin ilk alfabesinin milattan önce 150 yıllarından 10. yüzyıla kadar kullanılan Göktürkler'e ait “Orhun Yazıtları”nda ilk örnekleri bulunan “Orhun alfabesi” olduğu biliniyor. 38 harften meydana gelen “Orhun alfabesi” ile yazılan “Orhun Abideleri”, Türkçenin ilk yazılı metinleri olarak tarihteki yerini koruyor.

Tarih boyunca Türklerin kullandığı alfabeler farklılık gösterse de, İslamiyet’le birlikte, 10. asırdan sonra geniş bir sahada Türk-İslam devletleri tarafından Arap alfabesi kullanılmaya başlandı. Arap alfabesi 28 harf olmasına rağmen, Türklerİin kullandığı harfler 31 ile 36 harften meydana geliyordu.

Sağdan sola doğru yazılan bu alfabe, Türkçenin çeşitli lehçelerinde de kullanıldı.

1923'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte harf devrimi gerçekleşti ve 1928'de “Latin alfabesi”ne geçildi. 23 harften oluşan “Latin alfabesi”ne Türkçe seslerin karşılığı olarak Batı dillerinde bulunmayan, “ç”, “ğ”, “küçük ı”, “büyük i”, “ö”, “ş” ve “ü” harfleri eklendi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hamza Türkyılmaz yazdı

Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2014, 16:19
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13