Afrika'da ilk ezan Kayrevan'da okundu (Video Haber)

Vaktiyle İslâm dünyasının en büyük yönetim, ticaret, din ve ilim merkezlerinden olan Kayrevan, Afrika'nın ilk ezan okunan şehridir.

Afrika'da ilk ezan Kayrevan'da okundu (Video Haber)

 

Tunus’ta  kıyının mavi beyaz renkleri, ülkenin iç kesimlerine ilerledikçe kahverengiye dönüyor. Tunus’un en güzel kahverengi şehirlerinden olan Kayrevan'ın tarihi 7. yüzyıla dayanıyor. 2009 yılında İslâm Konferansı Teşkilatı tarafından "İslâm Kültür Başkenti" seçilen Kayrevan, aynı zamanda UNESCO’nun dünya kültür mirası listesinde de yer alıyor.

Yüzyıllara şahitlik eden Kayrevan, İslâm medeniyetini Afrika coğrafyasına, hatta Endülüs’e taşıyan şehir olması dolayısıyla köklü bir tarihe sahiptir. Şehir, Miladi 670 senesinde Emevilerin Afrika valisi olan Ukbe bin Nâfi tarafından bir askerî üs olarak kurulmuş. Kayrevan adı da "ordugâh" anlamına geliyor.

Güvenlik için inşa edilen Kayrevan, meşhur surları sebebiyle ilk bakışta korunaklı bir kale gibi gözüküyor. Bugün hâlâ dimdik ayakta duran surlar, 761 yılında Magrib valisi Muhammed Huazi tarafından yaptırılmış. Surların üzerinde pek çok kapı bulunuyor ve şehrin kalbi olan çarşıya, Kayrevan medinasına bu kapılardan geçerek gidiliyor.

Kayrevan için hayatın merkezi olan çarşıda şehrin günlük hayatının tüm renkleri birarada bulunuyor. Çarşının medâr-ı iftihârı ise Zerbiyya adı verilen meşhur Kayrevan halıları. Çarşı pek çok dar sokakla şehre bağlanıyor. Bu sokaklardan birinde, Kayrevan efsanelerinden Barruta kuyusu bulunuyor. Barruta kuyusunun suyundan içmek için dünyanın dört bir yanından turist Kayrevan’a akın ediyor.

Tarihi boyunca içme suyu sıkıntısı çeken Kayrevan için Barruta kuyusu bu sıkıntıya bulunan çarelerden biri. Diğer çare ise, 9. yüzyılda Aglebiler tarafından yaptırılan havuzlar. Yağmur suyunun biriktirildiği havuzlar, uzun yıllar boyunca şehrin su deposu olarak kullanılmış ve hayatın kaynağı su, bu havuzlardan temin edilmiş.

Afrika’da ilk ezan burada okundu

Kayrevan, aynı zamanda Afrika kıtasında ilk ezan okunan şehir. İlk ezan sesinin yükseldiği 7. yüzyılda inşa edilen Ulu Cami, kıtanın en eski camii. Burada bulunan ilk cami 671 yılında, Kayrevan şehrinin de kurucusu olan Emevi Afrika valisi Ukbe bin Nafi tarafından inşa ettirilmiş. Bugün görülen bina ise 9. yüzyıldan kalma. O günden bugüne defalarca onarılan ve her defasında aslına sadık kalınan cami tam 1342 yaşında. Bugüne kadar milyonlarca defa ezan sesi yükselen Ulu Cami'nin Kuzey Afrika mimarisinin en güzel örneklerinden kabul edilen minaresi, yüzyıllara meydan okuyor. Minarenin âlemi ise cam bir fanus içinde korumaya alınmış durumda.

Ulu Cami’nin en ilgi çekici yerlerinden biri de camiyi çevreleyen ve binadan da eski olan sütunlu revaklar. Kayrevan’ın vaktiyle bir Roma köyü olan Kamunia’nın yerine kurulduğu ve şehir kurulurken de bu köyün kalıntılarından faydalanıldığı söyleniyor. Ulu Cami'nin avlusunda yer alan her biri diğerinden farklı sütunlar da bu tezi doğrular nitelikte. Afrika kıtasının en büyük ibadethanelerinden biri olan Ulu Cami, 365 sütun üzerinde yükseliyor.

Tıpkı sütunlar gibi, caminin ahşap oyma kapılarının da her biri ayrı ayrı eşsiz motiflerle süslenmiş. Caminin dışı ve avlusu ne kadar sade ise içi de o kadar göz alıcı. İnce ince işlenmiş duvarlar adeta birer sanat eseri. Pencere vitrayları bu coğrafyadaki camilerde nadir rastlanan cinsten. Vaktiyle 7 su kuyusu barındıran avluda bugün yalnız tek bir su kuyusu bulunuyor. Ulu Cami'ye namaz kılmak için gelenler, asırlar önce olduğu gibi hâlâ bu kuyudan su içebiliyorlar.

 

 

Gözde Şeker bildirdi

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2013, 13:13
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13