Derviş gönüllü Asım Gültekin’in ardından…

Ümmetin acısını kendine dert edinen güzide insanlarımız var bizim…

Asım Gültekin de onlardan biriydi. Nerede beş tane Müslüman genç görse onları bir araya getirip birlikte bir şey yapmaya çalışırdı. “Gençlerin okumaları için nerde nasıl bir yöntem bulabiliriz?” diye kafa yoran, onları okuma grupları içinde yetiştirmeye çalışan ender bir insandı.

“Cevher okumaları projesi”, özellikle imam-hatip okullarında oldukça iyi bir ivme yakalanmasına vesile oldu. Keşke bu proje devam edebilseydi.

Hem kültürümüzü hem dilimizi dert edindi. Bu yönde çok yoğun faaliyetlerde bulundu, seminerler verdi, yazılar yazdı, dergi çıkardı, kitap yayınladı.

Dergilerin sırtındaki yükü hafifletebilmek için Türdeb’in kuruluşuna öncülük etti. Büyük küçük 400 civarındaki dergimizi bir araya getirip fuar düzenledi. Normalde dergiler arasında hep bir mesafe vardır. O bu mesafeyi ortadan kaldırmaya yönelik çaba içerisinde oldu. Dergi fuarları bu anlamda çok yararlı oldu. Birbiriyle küs olan, konuşmayan dergiler fuarda yan yana stant açtılar, aralarındaki husumet ortadan kalktı ve ikili ilişkileri daha olumlu bir noktada gelişti.

Asım Gültekin’in bendeki yeri çok daha ayrıcalıklıdır. 2010 yılında fetret döneminden çıkıp yeni bir hayata adım attığımda ‘Dünya Bizim’ sitesi ile tanıştıktan sonra sitenin kapılarını ardına kadar açan adamdır Asım… Her zaman bize karşı saygılı olmuş, bunu her ortamda açıkça sergilemiştir. Dünya Bizim’de genel yayın yönetmeniyken görevini bize bırakmayı teklif etmiş, ancak iş yoğunluğumuz nedeniyle bu görevi sürdüremeyeceğimizi kendisine nazikçe ilettiğimiz hâlde, görevi üstlenmemiz için yoğun istekte bulunmuştu.

Yine etimoloji dersleri, Sezai Karakoç’un ‘Hızırla Kırk Saat’ şiir kitabını her hafta parkta gençlerle birlikte okuma ve tahlil etme projeleri, onun projeleridir.  Balaban tekkesinde, Yedi Hilal Üsküdar şubede uzun süre etimoloji dersleri verdi. Üstad Sezai Karakoç’un ‘Hızırla Kırk Saat’ kitabını sahildeki çimenlerin üzerinde her hafta düzenli olarak okuttu. Birkaç hafta benim de katıldığım bu okumalarda gençlerin şiirle yakınlıklarının artmasını amaçlıyor, gençlerin Sezai Karakoç’u tanımalarını istiyordu. 40 hafta sürdürülen bu okumalar katılan öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi.

Nerede olursa olsun bir grup genç arkadaşın bir arada olmasını önemsiyor, birlikte neler yapılabilir diye çabalıyor, ortaya ya bir okuma gurubu ya da bir dergi çıkarma düşüncesi çıkıyor ve hemen faaliyete başlanıyordu. Özellikle liselerde, İmam-hatiplerde çıkarılan fanzin dergilere çok büyük destek verdi, her şartta yayınlarını sürdürmeleri noktasında yanlarında oldu. Lise ve İmam-hatiplerde çıkarılan bu dergilerin dergi fuarlarına katılmalarını sağladı. Fanzinleri çıkaran gençlerin edebiyat dünyasındaki yazar ve şairlerle buluşup tanışmaları ve konuşmalarını önemsedi, onlara sürekli destek verdi.

Ümmetin derdini kendine dert edinip kafa yoran, gençlerin içinde bulundukları durumdan çıkıp daha etkin ve yararlı bir konuma gelebilmeleri için pek çok girişime öncülük ermiş olan değerli Asım Gültekin kardeşimizin vefat haberini aldığımızda inanmakta zorlandık. Erol Erdogan da aynı şeyi yazmış, “Haberin doğru olmadığı şeklinde bir açıklama gelir mi acaba?” diye bekledik.

Ne yazık ki bu bekleyişlerimiz sonuç vermedi her geçen saat, her geçen dakika gerek ajanslarda gerekse sosyal medyada haber çığ gibi yayıldı, herkes birbirini haberdar etmeye çalıştı. Bu acı haberi ben de Nurettin Durman’dan aldım. Allah rahmet eylesin, güzel kardeşim.

İyi insanlar, ümmetin derdini kendine dert edinmiş olan güzel insanlar birer birer ayrılıyor aramızdan. Öğrencilerin, bıraktığın yolda yürüyüşe devam edecekler…

Mekânın, makamın cennet olsun inşallah.

Güzel insan. Dost. Kardeş… Gençlerin abisi…

Derviş gönüllü koca yürekli adam…

Sevgili Asım. Genç yaşta daha verimli olacağın güzel bir zamanda ayrıldın aramızdan.

Biz seni sevdik, senden razıyız. Allah da senden razı olsun...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Erturan
Mehmet Erturan - 2 hafta Önce

Efendim, vefat etmiş kişiler ardından yazılan yazıları onlar için okunmuş birer Fatiha gibi göresim geliyor. Vefanın somutlaşmış hali de diyebilirim bu yazılar için. Ki, merhumu yeterince tanımayan ama tanışmak isteyenler için de birer fırsata dönüşüyor her yazı. Teşekkürler, emeğinize sağlık.
Bu arada Asım Gültekin'in vefatı sonrası yazılan yazıların kitaplaşacağı bilgisine de ulaştım, takipteyiz.

banner19

banner13

banner26