Yedi İklim’in aynasından yansıyanlar

Aylık kültür, sanat, medeniyet ve edebiyat dergisi Yedi İklim’in Mart sayısı, deprem ve kar konularını işlediği kapak dosyasıyla okurlarıyla buluştu. Mücahit Kocabaş yazdı.

Yedi İklim’in aynasından yansıyanlar

Aylık kültür, sanat, medeniyet ve edebiyat dergisi Yedi İklim’in 360. sayısı Mart 2020 itibariyle okurlarıyla buluştu. Derginin başyazısında deprem ve kar olgusu Allah’ın ayetleri bağlamında değerlendirilmiş. Deprem ve kar, bereket ve rahmet kavramlarıyla ifade edilmiş.

Hasan Aycın bir süre önce Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’ndan alınan Alpaslan Durmuş ile ilgili çizgiyle dergide yerini almış.

Ali Haydar Haksal, “Bay Eleştirmen” ile bir yazar adayının, başvurduğu eleştirmen ile yaşadığı süreci hikaye etmiş. Bay eleştirmen diye isimlendirdiği bu kişinin gelen yazılara bakış açısı, keskin hatlarla acımasızca eleştirisi fakat bunu o insanı kazanma hatta daha büyük eserler vermesine vesile etmeyi istemesi, yazar adayının hem hayatında hem iç dünyasında hem de yazı hayatındaki gelgitleri, yolculuğu, hesaplaşması ve bay eleştirmenin kişiye ayna tutması konu edilmiş. Hayatın kalıpları ve sıkışık hali ile öykü ve şiirin kalıplarına uyumda yaşanılan sıkışmışlık hali ve yazarın bunlardan kurtulmak için çıkış yolu aramasına yönelik çırpınışları ele almış.

Osman Koca’nın “Hanım” isimli yazısı psikolojik altyapısı olan, mitolojik ögelerle desteklenmiş, insanın ruhunu daraltan kelime, ifade ve tasvirlerin olduğu bir yazı.
“Ketumdum, karşımdaki ne idüğü belirsiz habise baktıkça kusasım geldi. Etsiz ve derisiz, gözleri çukur, burnu sipiral, yanakları delik deşik, alnı göçük. Benzerine ancak korku filimlerinde rastlayabileceğiniz hilkat garibesine baktıkça karıncalandı beynim, ürperdi.”

Selvigül Kandoğmuş Şahin, “Tüm sokaklar denize açılır” hikayesi ile bir anneyi, darı dünyada tek sığınağı, tek dostu, yareni, can parçası evladı Hüseyin’e olan bağlılığını, sevgisini, fedakarlığını anlatmış. Hüseyin’in sıkıntılarından kurtulma mücadelesi, seccadede yanan yüreği ve annesine olan sevgisi de anne yüreği sıcaklığında ifade edilmiş.
 “Kara, derin gözlerinde bulduğum ışık, geceleri anamın denize bakan penceresinden bulduğum ay ışığı gibi gönlüme düşüyor, içim ferahlıyordu. Hasret kaldığım baba şefkatini yüklenmiş gözlerine, yüreğine dualarım, acılarım ulaşsın istiyordum.”

İsmail Demirel, “Ayna” hikayesinde, Ekrem karakterine Şeyh’in ayna olması üzerine Ekrem’in kendini seyredişi rüya unsuru ile anlatılmış.
“Şeyhin bana ayna olduğunu anladığımda yüzümdeki bütün tedirginlik kaybolup gitti. Kendime geldim, bütün vücudum kocaman bir tebessüm oldu.”

Yörüklerin yerleşik hayata geçişi

Mustafa Sarı "Kelebek Etkisi" başlıklı yazısında Yörüklerin yerleşik hayata geçişi, göçebeliği bırakmalarında pamuk üretiminin rolü, Yaşar Kemal'in Çukurova bölgesine dair her ayrıntıya âşina ve vâkıf oluşu, Yörüklerin yerleşik hayata getirdikleri yeni kelimeler ve Yörüklerin geçirdikleri süreci anlatıyor.

Hikmet Dündar "Siyaset Ahlakı" yazısında siyaset ahlakını ve günümüz siyasetinin sorunlarını ele almış.

Ali Haydar Haksal "Tolstoy'un Hristiyanlık Anlayışı ve Kilise Eleştirisi" başlıklı yazısında; Tolstoy'un inanç dünyası ve gelgitleri, Hristiyanlık inancının değişip değişmediğini sorgulaması, kiliseyi ve papalığı, gerilim çıkarıp çatışmalara neden olduklarını iddia edip suçlaması, yazılan İncillerdeki çelişkileri açıkça beyan etmesi, kilise ile karşılıklı köprüleri atması ve bu olayların eserlerine yansımasını anlatmış. Bütün bu eleştiri ve çatışmaya rağmen Tolstoy'un Hristiyan olarak kaldığı ifade edilmiş.

Mahmut Babacan "Türk Edebiyatı Çerçevesinde Şiir ve Müzik İlişkisi" yazısında şiir ve müziğin tanımı, tarifi, ortak unsurları ve birbirleriyle ilişkilerini incelemiş. Sesin rolü ve etkisi, nağme, ezgi, ahenk, dil gibi unsurlar ve söz sanatlarının şiir ve müziğe etkileri, müzik ve müzik aletlerinin şiire yansımaları, edebi akımların müzik aletlerini simge olarak kullanmaları titiz bir şekilde anlatılmış ve misaller verilmiş.
Yahya Kemal "Ses" şiirinde Cenâb-ı Hak'tan 'ses yaratan kudreti' şöyle diler: "Ya Rab ne müsavatı ne hürriyeti ver /Hatta ne o yoldan gelecek şöhreti ver / Hep neşve veren aşkı terennüm dilerim / Ya Rab bana bir ses yaratan kudreti ver."

Osman Koca dergideki diğer yazısında Namık Kemal’in Renan Müdafaanamesi’ni tetkik etmiş. “Bir başka açıdan Renan Müdafaanamesi” başlıklı yazısında, Ernest Renan ve düşünce yapısı, Renan’a yazılan reddiyeler, Namık Kemal’in müdafaanameyi yazma nedenleri, Renan’ın tezleri, Namık Kemal’in gözünden Renan gibi konuları işlemiş.

Derginin bu sayısında Yüksel Yalçınkaya’nın arşivinden alınan bir mektup okurlar için paylaşılmış. Cahit Zarifoğlu’nun Mazhar Gürgen Bayatlı’ya yazdığı mektupta, Mavera dergisinin yayın hayatındaki yeri, gelişimi, tanıtım araçları ifade edilmiş, derginin mali konularına dair mahrem konular yer bulmuş. Mektubun ilk defa yayınlanıyor oluşu önemli..

Sevgi Korkusuz “Bana Huzuru Anlat” isimli yazısıyla, bir kadının mülteci esnaf ile yaşadığı olayı, kadının gözlemleri ve iç konuşmalarıyla hikaye etmiş.

Bilgin Güngör, “Edebiyat Etrafında” adlı köşesinde; Zygmunt Bauman’ın İtalyan yazar Riccardo Mazzeo ile yaptığı söyleşiyi barındıran Edebiyat’a Övgü kitabı, edebiyat ile sosyoloji ilişkisi, dijital çağda dil konusunda meydana gelen daralma, karaoke kültürü, Emin Nedret İşli’nin Sahafnamesi ışığında Sahaflık, Emil Michel Cioran’ın Çürümenin Kitabı adlı eseri hakkında görüşlerini dile getirmiş.

Birgül Temur’un “dile dökemediğimiz mecburiyetlerimizi”, “dermanının olmadığını bildiğimiz halde yine sevdiğimiz müzmin derdimizi” anlattığı “Muamma” isimli yazı da bu sayının güzel yazıları arasında yerini almış.

"Güveler Kelebekler ve Ayna" 

Refika Mert, "Anafor" hikayesi ile, eleştirinin getirdiği popülariteyi, önde olmak mı öncü olmak mı konularını vicdan aynasından anlatmış.

Sena Alper, "Güveler Kelebekler ve Ayna"  hikayesine "bense kurulduğunu sanıyordum köprülerin" diyerek başlamış. Ve bakliyat dahil herkes ilgi ve alaka bekliyor yoksa kurtçuklar oluşuyor ve güveler sarıyor içimizi demiş adeta. Ve şu soruları sormuş: "Güveler henüz uçacak bir ateş bulamamış kelebekler midir? Kelebekler pervaneye uçarken mi yoksa aynalar karşısında mı güzelleşir?"

İbrahim Eryiğit, Şakir Kurtulmuş'un  "Dağların Açık Yarası" adlı son şiir kitabı hakkındaki inceleme yazısıyla yer almış. Kitap ile ilgili tespitlerinden biri şu şekilde: "Yahya Kemal, Sessiz Gemi adlı şiirinin başından sonuna kadar ölümü anlatmasına rağmen ölüm ve ölümü çağrıştıracak imge veya sözcük kullanmaz ya Şakir Kurtulmuş da çoğu şiirinde aşk ve aşkı çağrıştıracak imge veya sözcükler kullanmadan aşk şiirleri yazmış ve bu şiirleri Dağların Açık Yarası başlığında toplamış."

Büşra Akar, "İnsan, yüreğinin burukluğunu daha bir ağır hissediyor kadim şehre veda vakti geldiğinde" diyerek başladığı "Sessiz Ağlayan Şehir: Kudüs" yazısında Kudüs ziyaretini ve izlenimlerini duygu boyutuyla anlatmış. Kudüs şehrine, Kudüs’ün çocuklarına, Peygamber Efendimiz’in Mirac hadisesindeki şerefli hatıralarına temas edip, o mübarek beldenin bizi beklediğini vurgulamış. Genç yazarımızın yolu açık olsun.

Derginin "Yeni Okumalar/Değiniler" bölümünde; İsmail Demirel, Aykağan Yüce, Eren Buğdaycı, Fatih Demirel ve Mustafa Harun Şahin gibi isimlerin kaleminden Akif Emre portresi ve kitapları, Ömer Fuadî'nin Tevhid Risalesi, Çıra Yayınları'nın son çıkardığı kitaplar, Hüseyin Cavid'in yazdığı Şeyh San'an Hikayesi isimli kitabı, İsmail Demirel'in Mühürlü Vakitler ve Köy Hazinesi kitapları, Suriyeli Dima Wannous'un yazdığı Korkunun Çocukları kitabı hakkında inceleme yazıları mevcut. Bu bölümde ilk yazısı yayımlanmış Mustafa Harun Şahin, "Korkunun Çocukları, Suriye insanının yaşadığı drama tutulan büyük bir ayna" diyor. Onun da yolu açık olsun.

Gelelim bu sayıda yayınlanan şiirlere. “Oysa, yetermiş bir tebessüm varmak için” diyen Ahmet Yücel, “Kış Güneşi” şiiriyle, “Halimi kendime bir yokuş yaptım” diyen Nurettin Durman “Çok Acılar Kışladı” şiiriyle, “Üstelik maskeleri ağlıyordu” diyen İshak Aslan “Kemalsiz Kelam” şiiriyle, “Irmağın öte yanında bitimsiz ah sesleri” diyen Hatice Çay “Hatırlar mısın?” şiiriyle,  “Yoksulluk değmiyorsa varlığı gördüğünde” diyen Erkan Kara “Garip Hâl” şiiriyle, “Gittiğim hiçbir yerde beklenmiyordum” ve “İnsan nereye saklanır yüzünden başka?” diyen Sulhi Ceylan “Saklambaç” şiiriyle, "Ne varmaya umudun vardı mecalsiz / Ne de ufuklar sana bir adım atardı" diyen Hikmet Dündar “Pasaport” şiiriyle, “Aynam evde kaldı / Baka baka eskidiğim” diyen Metin Kaplan “Yolculuk” şiiriyle, “Öğrendim dünyadan / Yakınmadan çile çekmeyi” diyen Abdullah Yalın Karadağ “Kabul Ettim Beni Böyle” şiiriyle, “Döndüm bir gün / Ağlarken buldum gökyüzünü / Denizlere sustum” diyen Şakir Kurtulmuş “Denizlere Sustum” şiiriyle, “En hırçın dalgalarıma mürebbidir / Bakışların / Dağların uğultusunu susturur” diyen Ayşe Altıntaş “Yükü Olmayan Hamal” şiiriyle, “Hep böyledir kalbi olan çantasında taşır iyilikleri” diyen Aykağan Yüce “Görüldüğü Yerde” şiiriyle, “Zor dönemlerin hatırına dönmesin gayrı şol dünya” diyen Oğuz Kalamış “Beş Mesel” şiiriyle, “İğnesi kalbinde kırık / Herkes kandırır kendini” diyen Eyüp Taşçı “Türbedar” şiiriyle, “Şair, ne kadar saçma sözcüklerin var böyle” diyen Enes Gürbüz “Megafon Şiiri” isimli şiiriyle, “Üzerime düşen kaçıncı kelime” diyen Emrehan Parlak “Gecenin Sen Köşesi” şiiriyle, “Gönül yorgunuyum zifiri boşluğunun” diyen Mukadder Uçar Beyoğlu “Dünyası Onun” şiiriyle, “Sen yoktun iklimimde, sen olmayınca bahar da yoktu” diyen Akif Dut “Cemre Yüreğime Düştü” şiiriyle, “Soğuk bir gecede duyulmasın ölümüm” diyen Esat Şenyuva “Kırağı” şiiriyle, “Bugün aynanın karşısında / Her şey gidermiş öğrendim” diyen Uğurcan Güler “Birkaç Yağmur ve Sonra” şiiriyle, “İnek mi aldın ninem, yaşlısın işte” diyen Mustafa Eyigün “Daha Fazla Hatırlasam” şiiriyle yer almış.

Derginin bu sayısı Şevval Andıç’ın “Haberler ve Yorumlar” bölümüyle hitama ermiş. Vesselam…
 

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2020, 15:29
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26