banner17

Yaşadıklarından öyküler derleyen bir kâşif

Mahalle Mektebi, 27. sayısında kapsamlı bir Abdullah Harmancı dosyası hazırlamış. Mustafa Uçurum bu dosya hakkında yazdı.

Yaşadıklarından öyküler derleyen bir kâşif

Son yıllarda öykünün gözle görülür bir yükselişi söz konusu. Yeni öykücüler, öykü dergileri, öykü merkezli sempozyumlar derken öykü dünyasında dikkat çeken bir hareketlilik var. Şiir, roman, dergiler, programlar derken artık öyküler de edebiyatın merkezinde. Belki her zaman bir ağırlığı vardı öykünün ama artık öykü üzerine düşünen, kuramlar ortaya koyan önemli kalem erbabları da edebiyat gündeminde önemli yer tutuyor.

Mahalle Mektebi dergisi, ilk çıktığı günden bu yana öyküdeki ağırlığını hissettiren bir dergi. “Hayat Edebiyat dergisi” alt başlığıyla çıksa da dergi; şiir, öykü künyesiyle de adından söz ettiriyor. Elbette bunda derginin ilk çıktığı sayısından itibaren ekibinde Abdullah Harmancı gibi önemli bir öykücüyü bulunduruyor olmasının katkısı büyük.

Dergilerde bir gelenek haline gelmiştir, derginin sayfaları aralanır ve okuyucuyu ilk olarak şiirler karşılar. Mahalle Mektebi dergisi, ilk sayfalarını öyküye teslim etmiş bir dergi. Burdan bile anlaşılabiliyor öykünün dergideki ağırlığı.

Ocak-Şubat 2016 tarihli 27. sayısında Abdullah Harmancı’ya bir vefa örneği olarak geniş bir dosya hazırlamış Mahalle Mektebi dergisi.

Bize bizi anlatıyor Abdullah Harmancı

Abdullah Harmancı biyografisi ile başlıyor dosya. Köksal Alver, Selçuk Küpçük, Cihan Aktaş, Necip Tosun, Mehmet Kahraman, Vural Kaya, Ömer Yalçınova ve daha birçok isim var dosyada. Abdullah Harmancı’ya dair hiçbir eksik kalmasın istemiş dosya editörü Ulvi Kubilay Dündar. Biyografi, albüm, değerlendirme, anı gibi birçok başlık var dosyada.

Abdullah Harmancı, günlük hayatın ritmini bozmadan öyküler yazan bir yazar. Bu yüzden rahat bir anlatımı ve dili var. Kurguya çok da meyletmeyen, süsü özünde olan bir öykü yazıyor Harmancı. Dosyada yer alan yazılarda da bu noktaya dikkat çekiyor birçok yazar.

Öykücü, hikâyeyi hayatın ortasından çekip alan bir kâşiftir.” diyor Köksal Alver ve bir kâşife benzetiyor Harmancı’yı. Yaşadıklarından öyküler derleyen bir kâşif. Günlük hayatın Harmancı’nın öyküsündeki yerini örneklerle anlatıyor Köksal Alver.

Cihan Aktaş, Abdullah Harmancı öykülerindeki ev hallerinden ve kadınlardan bahsediyor. Öykülerden örnekler eşliğinde yapıyor bunu Aktaş.

Bize Ait Acının Kazısına Dair” adlı yazısında Ahmet Sarı, Abdullah Harmancı kitapları üzerinden hayata dair notlarını derlemiş. Yoğun bir Harmancı çözümlemesi var Ahmet Sarı’nın yazısında.

Öykücünün kuramla olan imtihanı da var dosyada

Günümüz öykücülüğünde kuram dendiğinde artık net bir şekilde Necip Tosun ismi anılır oldu. Öyküye ayırdığı mesai, öykü üzerine yaptığı çalışmalar ve öykü kuramını oluşturma anlamında Necip Tosun artık bu alanda önemli bir isim olarak edebiyat dünyamızdakini yerini aldı.

Necip Fazıl, poetikasında “Arı bal yapar ama balı tarif edemez.” der. Bu söz çok iddialı bir ifade olsa da balın tarifini yapan ustalar da yok değil. Ben poetikaları ve kuram yazılarını balın tarifi olarak görürüm. Bu bağlamda Necip Tosun’un öykü kuramında ortaya koyduğu yapısalcı ifadeler bir öykücünün öyküyü tarifidir.

Abdullah Harmancı da öykü kuramı üzerine yazan öykücülerden. Necip Tosun, dosyada Harmancı’nın kuram yazılarını topladığı Kurmacanın Büyülü Sureti adlı kitabını merkeze alan bir yazısı kaleme almış. Usta bir kuramcı yazarın Harmancı’nın kitabını satır satır ele aldığı önemli bir yazı bu. Bir öykücünün öykü üzerine yazılar yazmasını önemsiyor Necip Tosun ve “Harmancı aynı zamanda bir öykücü olduğu için içeriden biri olarak türü tartışıyor, yaşadığı açmazları ve öykünün yazılma serüvenini hikâye ediyor. Bu yüzden yazılar değerli ve ufuk açıcı” diyerek fikrini açıkça belirtiyor.

Mahalle Mektebi, Abdullah Harmancı’yı her yönüyle tanıtmak istemiş. Söyleşiler, anılar, fotoğraf albümü, öykülerinden örnekler ile bunu hakkıyla yapmış görünüyor. Edebiyatın bir yanı da vefaya yaslıdır. Zamanında, yetkin bir çalışmayla bunu yaparak aldığı mesafenin hakkını da ödemiş oluyor dergi.

Yazdığı öykülerle, üniversitede yetiştirdiği öğrencileriyle Abdullah Harmancı önemli bir isimdir. Harmancı’dan ders almak bile bir öykünün giriş cümlesine başlamak kadar öykü tadındadır. Bunu sosyal medya üzerinden, onun öğrencileriyle kurduğu sıcak bağdan anlayabiliriz. Ondan öyküler okumaya devam ederek ona şahit olmaya devam edeceğiz. Çünkü öyküsünde kendisi var Harmancı’nın.

 

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2016, 16:24
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20