Vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi

Dua, derin manasıyla, insanın Allah'la sürekli irtibat halinde olması ve/veya konuşmasıdır. Hüseyin Kahraman yazdı..

Vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi

Deruni anlamından giderek uzaklaştığımız kavramlarımızdan birisi dua. Dua, sadece namazdan sonra tekrarladığımız bir seremoni veya bir sıkıntı ve ihtiyacımız hasıl olduğunda başvurduğumuz münacaat değildir. Dua, derin manasıyla, insanın Allah'la sürekli irtibat halinde olması ve/veya konuşmasıdır.

İlim ve İrfan dergisi, Mayıs 2014 sayısında, "dua" konusunu ele almış. Prof. Dr. Ali Akpınar duayı şöyle tarif ediyor: "Dua, Rab ile kul arasında kurulan bir nevi canlı bağlantıdır. Aracısız olarak kulun Rabbine içini döküşü, sızlanışı, yakarışı ve nazlanışıdır. Dua Rabbe çağrı, ya da Rabbi yardıma çağrıdır."

Dua etmek için duaya hazır olmak da gerekiyor. Bunun için günahlardan uzak durmak ve tevbe etmek son derece önemli. Zira günahlar, duanın gerçekleşmesi önündeki en önemli engellerdir.

Prof. Dr. Süleyman Derin ise, sıkıntı ve musibetlerin de Allah’tan geldiği bilincinde olmanın önemine vurgu yapıyor: "Gerçek mü'minler, bela ve zorluklar zamanında Rablerine yönelir, tazarru ve niyaz halinde O'na sığınırlar. Belaları sabır, rıza ve sükunetle karşılarlar. Hz. Mahmud Hudayi Hazretlerinin,

'Hoştur bana senden gelen

Ya gonca gül yahut diken'

mısralarındaki kastettiği mana, beladaki ‘erdirici’ vasfı görmesindendir."

"Dua kalbin sözüdür. Bu nedenle, ancak kalpten dile dökülen sözler duadır" diyen İsmail Acarkan'a göre üç tarz dua vardır: Hâl ile yapılan (hâli) dua, eylem ile yapılan (fiili) dua, söz ile yapılan (kavli) dua. Buna göre, hâl ile yapılan duaya, "...çekirdeğin duası ağaç olmaktır. Yumurtanın duası civciv olmaktır. Çiçeğin duası meyve olmaktır. Bulutun duası da yağmur olmaktır"; fiili duaya, "...sabah kalkıp işe gitmek duadır" sözleriyle açıklık getiriyor. Duada ne istediğimizi ve nasıl istememiz gerektiğini bilmenin de önemine dikkat çeken Acarkan, kişisel gelişimcilere de bir eleştiri getiriyor: "’İstedim, gayret ettim, çalıştım, oldu’ anlayışı yanlıştır. ‘İstedim, gayret ettim, çalıştım, Allah lütfetti verdi’ demek doğru anlayıştır."

 

Hüseyin Kahraman yazdı 

Yayın Tarihi: 03 Haziran 2014 Salı 15:04 Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2014, 15:04
banner25
YORUM EKLE

banner26