Unutulanları hatırladıkça güzel olacak her şey

Ders alınacak en önemli hoca, geçmiştir. Tekrarlarla, hatırlatmalarla geçmişte yaşanan vakitler bir uzlaşma zeminine çekilebilir. Mustafa Uçurum; Kemal Sayar’ın İzdiham dergisinin son sayısındaki “Unutuş ve Hatırlayış” adlı yazısı hakkında yazdı.

Unutulanları hatırladıkça güzel olacak her şey

Aramızda bir heyula gibi dolaşan sessiz bir devdir geçmiş. İçimizin bütün sınırlarını dolduran, bütün kuytularımızın başköşesini kendine ayıran geçmiş, sessizdir ve içine kapanmayı sever. Uyandırılmayı istemeyen, çoğu zaman unutulmayı tercih eden geçmiş, ne yaparsak yapalım hayatımızın başköşesinde yer tutar her zaman.

Geçmiş alınacak en büyük derstir aslında. İnsan yaşadıklarının rehberini tutar ama geçip giden zaman öyle bir sır perdesi çeker ki yaşananların üzerine, unutmak denen karanlık gelir ve konar geçmişin üstüne. Kemal Sayar, İzdiham dergisinde Unutuş ve Hatırlayış üzerine bir yazı kaleme aldı. Unuttukça kaybolacağımızı söylüyor Kemal Sayar yazısında.

Neyi unuttuğunu hatırla

Neyi Kaybettiğini Hatırla”, İsmet Özel’in hafızalarımızı zorlayan en nadide kitaplarından biri. Bu kitabın satır aralarında ilerlerken hafızamız öylesine gel gitler yaşıyor ki geçmişle gelecek arasındaki çizginin üzerinde dönüp duruyoruz. Unuttuklarımızın hayatımızda açtığı derin yaraya şahit oluyoruz İsmet Özel’in cümleleriyle.

Kemal Sayar’ın yazısı da İsmet Özel’e göndermeleri olan bir yazı. İnsan, unutan bir varlıktır. Bazen bunu unutmuş gibi yaparak gerçekleştirir ama sonuçta unutulmuştur unutulması gerekenler. İnsan bunu çoğu kez bilinçli olarak yapar. Çünkü bazen unutmak da şifadır. “Neyi unuttuğumuzu hatırlamak, ‘geçmişin susturulduğu’ anlara dönüp bakmak demektir.” diyor Kemal Sayar. Aslında geçmiş içimizde bir yerde öylece duruyor. Biz susturuyoruz yaşanmışlıkları ya da sessize alıyoruz bile bile. Önemli olan neyin hatırlanması gerektiğini belirlemek gerekli diyor Sayar.

İnsanlığın yaşadığı trajedilerin unutulmaması, daha büyük trajedileri yaşamamak için önemli bir adımdır. Bunun için karamsar olmak yerine unutmamayı tavsiye ediyor Kemal Sayar. Yani geçmişi bir ders olarak görüyor.

İnsanın yaşadığı, çoğu zaman yaşayacaklarının bir yansımasıdır. Bu yüzdendir ki psikiyatristler tedavi sürecinin ilk aşaması olarak hastalarının geçmiş yaşamlarına inerler. Kemal Sayar’ın mesleği göz önüne alınacak olursa, “Mağdur ve madunların geçmişte yaşadıkları acıların resmi olarak kabul edilmesi, tarihsel belleği dönüştürülebilecek bir güce sahiptir.” cümlesi ile karşılaşmak hiç de şaşırtıcı olmasa gerek.

Geçmişi susturmak bugünü zehirler

Dünyada yüzyıllar boyunca devam eden zulümlere dikkat çekiyor Kemal Sayar. Gözü dönmüş bir vahşilikle Eskimolara, Cezayirlilere, Kızılderililere, Aborjinlere, Maorilere ve daha birçok halka her türlü ezayı gösteren devletlerin bugün dileyecekleri özrün ancak yeni zulümler işlememekle mümkün olacağını söylüyor Sayar ve ekliyor; “Bugün süregiden katliamlarda payı olan ‘haydut devletlerin’ kendi geçmişlerindeki terör ve ayrımcılıklardan utandıklarını ancak bugün sömürgeci emellerinden vazgeçmeleriyle anlayabiliriz.” 

Geçmiş, bir ibretler coğrafyası gibi daima zihinlerde canlı olmalıdır. Unutturmamak için yaşanan önemli kesitler sürekli hatırlatılarak sorumluluklar herkese ait olmalıdır. Özellikle hocaların bir tekerleme gibi öğrencilerine söyledikleri “et-tekraru ahsen velev kane yüz seksen” sözünü hayatın her noktasında kullanmak gerek. İnsan unutkandır ama acılar geçse de yaralar kabuk bağlasa da içlerde bir yerlerde derin izleri vardır yaşananların.

Geçmişin inkâr edilerek değil kabul edilerek anlaşılabileceğini söylüyor Kemal Sayar. Bunun da merhamet üzerine inşa edilmesiyle ve “Bu toprakların üzerinde geçmişte sesi kısılmış, dilsizleştirilmiş olan kim varsa onu anlamaya çalışarak.” mümkün olacağını ifade ediyor.

Seçim meydanlarında, siyasilerin yaptıkları her şeyi tekrar tekrar söylemeleri, bıkmadan usanmadan aynı şeylerden bahsederek insanlara seslenmeleri; toplum olarak yaşanan unutkanlıklardan kaynaklanmakta. Geçmişi unutup yaşanan anın tadını çıkarmaya çalışanların bir süre sonra aynı imtihanlarla sınanmayacağını kimse bilemez.

Ders alınacak en önemli hoca, geçmiştir. Tekrarlarla, hatırlatmalarla geçmişte yaşanan vakitler bir uzlaşma zeminine çekilebilir. “Unutarak uzlaşılmaz.” diyen Kemal Sayar’a kulak vererek yine onun telkiniyle “hatırlatma adaleti” sağlamak gerek. Dünyadaki hiçbir acıyı ötelemeden tüm acıları ortak bilerek hatırlamalı ve konuşmalı insan. “Her acı, insanlığın acısıdır.”

Kemal Sayar’dan şifa niyetine okunabilecek bu yazı, İzdiham dergisinde yer alan birbirinden önemli çalışmayla birlikte okuyucularını bekliyor.

Mustafa Uçurum, unutulmaması dileğiyle yazdı. 

Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2016, 15:19
banner12
YORUM EKLE

banner19