Umran Dergisi Ocak 2023 çıktı!...

Umran Dergisi, Ocak ayında "Futbola Nasıl Bakmalı?" dosya konusuyla çıktı.

Umran Dergisi Ocak 2023 çıktı!...

FUTBOLA NASIL BAKMALI?

-Katar Dünya Kupası, Kültür-Politik ve Sömürgecilik-

Neredeyse tüm dünyayı peşinden sürükleyen ve milyarlarca insanın tutkuyla bağlandığı futbolun, sahadaki oyuncularla oynanan bir oyundan fazlası olduğunu, tarihle, mekânla, toplumsal sınıflarla, paganizmle, aidiyetlerle, siyasetle ilintisini biliyoruz. Coşku, tutku, dram ve maksimum heyecan fırtınası ise duyguları sahanın dışına taşırıyor.

Dünya futbolunun “patronu” FIFA tarafından 2022 Dünya Kupası’nı düzenleme hakkının Katar’a verildiği 2010 yılından bu yana bu tercih uluslararası kamuoyu nezdinde ağır eleştirilere maruz kalmıştı. Şimdiye kadar gerçekleştirilenler içinde siyasi yanı en görünür olan bir dünya kupasını geride bıraktık. Pusuda bekletilen oryantalist literatürden argümanlar devşirildi hemen. Diğer taraftan dünya kupasının Katar’da düzenlenmesinin Arap ve Müslüman toplumların farklı kültürlerini futbolun küresel deneyimini zenginleştirmek için kullanarak bu toplumlar hakkındaki önyargılı düşünceyi dekolonize etmeye yardımcı olabileceği söylenmişti. Türkiye’de değil yalnızca, dünyada da Müslüman ülkelerin ötesinde tüm ezilmiş, Asya, Afrika, Güney Amerika ülkelerinin Avrupa ile oynadıkları maçların kolonyal dünyadaki “kurtuluş savaşları” ile bir tutulup anlamlandırılarak izlenmesi bununla doğrudan bağlantılıdır.

Katar’da düzenlenen şampiyona, endüstriyel futbol, hafıza, tarih, mekân, siyaset, mali özerklik, şöhret güdümlü yıldız oyuncu sistemi, karmaşıklık, çelişkiler, millî kimlikler, çatışmalar, toplumsal sınıflar, sapkınlıklar, sömürgecilik, taraftarlık, duygular, paganizm, aileler gibi onca kavram çerçevesindeki defansif/ofansif cevaplar/yorumlar basit bir oyunun nelere gebe olduğunu gösterdi.

Futbolu bir “yumuşak güç” enstrümanı olarak gayet başarılı biçimde kullanan Katar, kendince İslâmî ilkelerini hayata geçirmekte tüm dünyayı karşısına alacak kadar kararlı davrandı. Entegrizmden, uzlaşmacılıktan, uyumdan, sentezden, “çağın şartları” gibi argümanlardan uzakta belirlediği ilkeleri tavizsiz uygulayarak bu konuda öncülük etti. Suudi Arabistanlı ve Tunuslu oyuncuların, daha sonra Fas Millî Takımı’nın güçlü rakiplerine karşı kazandıkları her maçtan sonra kapandıkları secde giderek dünya kupası jargonunda yerini bulan “secde edenler” (sâcidûn) deyimini üretti. Kupanın Filistin bayrağı da dâhil olmak üzere İslâm coğrafyasında ortak semboller, ritüeller ve mekânlar üzerinden farklı bir kamusal alan oluşturduğunu da belirtmek gerekir.  

Bazı Başlıklar:

Bir “Pagan Ayini” Olarak Futbol/Kamil ERGENÇ

Futboldan Daha Fazlası: Dünya Kupası Katar 2022/Yasin AKTAY

Dünya Kupası, Filistin Davası ve Arapların Birliği/Münir ŞEFİK

Yüceliş Manifestosu Birlik Eşitlik Yasası/Temel HAZIROĞLU

Herkesin Yeri Belli Bir Toplumsal Farklılaşmaya İhtiyacımız Var/Mustafa AYDIN

Sosyo-Psikolojik Boyutlarıyla Kur’ân Kıssaları/Zekeriya AKPINARLI

Seküler Emperyalist Epistemoloji/Üstün BOL

Yayın Tarihi: 03 Ocak 2023 Salı 09:00
YORUM EKLE

banner19

banner36