Umran Dergisi Mart 2022 sayısı çıktı!...

Umran Dergisi Mart sayısı "Bir Mütefekkirin Dünyası: Cevdet Said" dosyasıyla çıktı.

Umran Dergisi Mart 2022 sayısı çıktı!...

Yaşadığımız çağın eleştirel düşünürlerinden merhum Cevdet Said kimi yazılarında mevcut dünya düzeninin sorunları çözümlemekte kifayetsiz kalan kurum ve anlayışlarını eleştirerek yeni bakış açılarının izini sürmüştü. İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki dünya düzeninin önemli kurumlarından Birleşmiş Milletler’de hiçbir ülkenin veto hakkının bulunmaması gerektiğini belirtti. Dünyada uzun zaman bir numaralı koltukta oturan ve kendisini âdeta “Allah’ın biricik oğlu” zanneden ve uluslararası hukukun dışına çıkan ABD’nin demokrasi ve insan hakları söylevlerine tutunarak yaptıklarının da Firavun düzeninin çağdaş bir kopyası olmaktan başka bir anlamı olmadığını vurguladı. Cevdet Said, yanlış yöntemlerle, şiddete dayalı araçlarla kazanılan bir savaşın aslında kaybedildiğini bıkıp usanmadan dile getirdi. Âdem’in iki oğlunun kıssası Cevdet Said’e göre bize iki yol sunmaktadır: Şiddete bulaşan, elini kana bulayan kişi Kabil’in yolundadır.   

Geniş çaplı, katmerli ve katmanlı zorlukların yaşandığı, dünya düzeninde ve toplumsal hafızada derin izler bırakacağı öngörülen bir dönemden geçiyoruz. Nasıl ki salgın nice insanı önüne katıp götürüyor, âdeta hava gibi soluduğumuz küresel şartlar da başta Soğuk Savaş sonrasının kırılgan ulus devletleri olmak üzere pek çok kronik sorunla boğuşan devletleri türlü zorluklarla baş başa bırakıyor. Dünyada ilginç bir süreç işliyor, bloklar kendini yeniden inşa ediyor. Tarihin sonu böbürlenmesi Batı medeniyetinin anlam ve ideoloji krizini doğurdu. Medeniyetler çatışması İslâm âlemini kırdı, Batı’da ve Doğu’da faşizmlere yol verdi, belki de çöküş devrinin ideolojisi katmerli nihilizmler kapıda bekliyor. Anlaşıldığı kadarıyla Rusya, yeni blokların oluşum sürecinde Batı’nın kendi etkisi altına almaya çalıştığı ülkeleri ellerinden çekip almaya çalışmaktadır. Ukrayna’nın işgalinin anlamı da budur.                                   

Cevdet Said, Kur’ân’ın diriltici mesajlarını bütün insanlara ulaştırabilmek ve insanlığın hak ve adalet temelinde huzurlu bir hayat sürmesine katkı sunmak maksadıyla düşünceler üretti. Kitaplarında ve makalelerinde umumiyetle “bireysel ve toplumsal değişme” üzerinde duran Cevdet Said, ilim ile zannı, kuruntuyu veya hevayı ayırt edemeyen, keza zihni görüntü ile dış gerçeklik arasında ayrım yapmayan kişinin ilim çağına giremeyeceğini belirtti. Cevdet Said’in düşünceleri hocası olarak gördüğü Malik Bin Nebi’nin yaklaşımlarıyla örtüşmüş ve gelişmiştir. Bu bakımdan her iki düşünürün medeniyet, sömürülebilirlik ve toplumsal değişim kavramlarına yaptıkları özel vurgu önemsenmelidir.  

Cevdet Said’in yazdıklarının çağımızda gerek İslam âleminin gerekse dünyanın geleceği için kaygılanan herkes için çok değerli tartışmalar, ufuklar içerdiği söylenebilir. Atıflar değişse ve çeşitlense de ömrü hayatı boyunca soru sormaktan geri durmayan Cevdet Said, nebilerin davet ve ikna metoduyla hareket ettiğini, bundan dolayı da belgelerin, mesajların ve tavırların açıkça ortaya konulması gerektiğini düşünmektedir. Dahası benzeri bir düşünceyi tarih, Kur’ân ve İslâm anlayışından hareketle devletler için de gerekli görmektedir.

     Bazı Başlıklar:

     Cevdet Said Âdem’in Oğlu Habil’in Son Temsilcisi/Metin Önal Mengüşoğlu

     Habil Soylu Bir Mütefekkir Cevdet Said ve Üstadı Malik Bin Nebi/Fatih Okumuş

     Cevdet Said’in Benliğe Daveti ve Şiddet/Mehmet/Furkan Ören

     Ukrayna-Kazakistan Hattındaki Kriz Dünya Savaşının mı, Soğuk Savaşın mı

     Habercisi?/Burhanettin Can

     İsmail Cem ve Türkiye’nin Geri Kalmışlığında Batılılaşma Sorunu/Güngör Göçer

     Türk İslâm Edebiyatı mı? İslâmî Türk Edebiyatı mı?/Cengiz Tatar

Yayın Tarihi: 02 Mart 2022 Çarşamba 14:00 Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2022, 17:46
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26