Turan Oflazoğlu çok yönlü bir kültür adamı

Dil ve Edebiyat dergisinin Ağustos sayısında Turan Oflazoğlu ile yapılan söyleşi, bu çok yönlü kültür adamını yakinen tanımak için ideal..

Turan Oflazoğlu çok yönlü bir kültür adamı

 

 

Dil ve Edebiyat dergisinin Ağustos sayısında, Turan Oflazoğlu’yla bir söyleşi gerçekleştirilmiş. Daha ziyade tarihî tiyatroları ve çevirileriyle tanıdığımız Oflazoğlu (1932), söyleşide kendisinin de dile getirdiği gibi çok yönlü bir kalem.

Baktığımızda, bu çok yönlülük, onun kuşağının genel bir özelliği, birkaç örnek verelim: Cemal Süreya (1931), şair-denemeci-dergici-çevirmen; Sezai Karakoç (1933), şair-denemeci-dergici-parti başkanı-çevirmen; Nuri Pakdil (1934), denemeci-dergici-çevirmen; Erdem Bayazıt (1939), şair-denemeci-dergici-siyasetçi. Günümüz şair-yazarlarının tek bir edebî türe odaklanışlarını düşündüğümüzde, çizdiğimiz söz konusu tablo, gerçekten takdire şayan.

Gözden kaçacak gibi değil; bu kuşağın imzalarında yoğun bir kültürel birikim, Oflazoğlu’nun İngilizceyi kendi kendine öğrendiğini hesaba katarsak şiddetli bir öğrenme aşkı ve her alanda topluma fayda sağlama arzusuyla karşılaşıyoruz. Ve teslim etmek gerekir ki, bugün sahip olduklarımızı, çok büyük oranda bu şahsiyetlerin çok yönlülüklerine borçluyuz.Turan Oflazoğlu, Dil ve Edebiyat Dergisi

O, kalemini Osmanlı tarihine yöneltti

Turan Oflazoğlu, söyleşisinde şiir sevgisini ve şairlik tutkusunu belirtmişse de, edebiyatımızdaki asıl yerini tarihî tiyatrolarıyla sağlamış bir yazarımız. Zaten şiirdeki üretimi de bu alandaki üretimine nazaran düşük düzeyde kalmış. Öyle ki, onlarca tiyatro metnine imza atmış yazarımızın, şiir sahasında yalnızca iki kitabı var. Turan Oflazoğlu, kimisi televizyona ve sinemaya da uyarlanan “IV. Murat”, “Kanuni Süleyman”, “Yavuz Selim” gibi birbirinden güzel tiyatrolarıyla, birçok kuşağa Osmanlıyı sevdirdi.

Takdire şayan bir tutumdur bu, tiyatronun solun hâkimiyetinde olduğu ve klasik kültürümüzün dışlanmaya çalışıldığı bir dönemde, o, kalemini Osmanlı tarihine yöneltti ve Osmanlı kültür-uygarlığını modern tiyatromuza yerleştirip oradan başarılı eserler devşirdi. Oflazoğlu, Osmanlı tarihinden en yoğun beslenen yazarımız belki de. Yazarlarımızın bu ataklığı vaktinde göstermesine rağmen, sinema ve dizi yapımcılarımız Osmanlı tarihine yeni yeni uyanıyorlar, bu projelerin oryantalist dokusuna ise şimdilik dokunmakla yetineceğim.

Turan Oflazoğlu’nu yakinen tanımak için ideal bir röportaj

Turan Oflazoğlu’nun, tiyatro yazarlığının dışında, edebiyatımıza bir diğer katkısı da çeviri alanında gerçekleşti. Nietzsche’nin dilimizdeki en yetkin çevirmenlerinden Oflazoğlu. Onun Böyle Buyurdu Zerdüşt (İz Yayınları) çevirisi ise, piyasadaki birçok “Zerdüşt” çevirisini elden geçirmiş biri olarak söyleyeyim, niteliğiyle bütün muadillerinin üstünde. Üstelik, Oflazoğlu’nun çevirisine yazdığı Nıetzsche önsözü, bu Alman filozofunu detaylı tanımak isteyenler için bir rehber niteliğinde.

Turan Oflazoğlu’nun “Dil ve Edebiyat” dergisine verdiği röportajdan da öğreniyoruz ki, Nıetzsche’nin “Zerdüşt”ü iki ayda yazması gibi, Oflazoğlu da söz konusu eseri iki ay gibi kısa bir sürede çevirmiş.

Evet, sözümüzü bağlayalım, Turan Oflazoğlu gibi gerçek bir kültür-edebiyat mücadelecisini yakinen tanımak isteyenler, Dil ve Edebiyat dergisinin bu ayki sayısını kaçırmamalı.

 

Osman Kurt haber verdi

Güncelleme Tarihi: 15 Ağustos 2012, 12:27
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13