Tanpınar'ın öyküde ustası kim?

Yediiklim'in son saıyısında Türk hikayeciliğinin önemli bir isminden bahsediliyor: Ahmed Abdülbaki'den..

Tanpınar'ın öyküde ustası kim?

İsmail Demirel Yedi İklim dergisinin Ağustos–2009 tarihli sayısında Necip Fazıl Kısakürek’in hikâyeciliği üzerine bir yazı kaleme getirmiş. Yazı, Kısakürek’in hikâyelerinin sayısından, yayımlanma tarihlerinden ve özellikle muhtevalarından bahsediyor

Necip Fazıl KısakürekNecip Fazıl şiirindeki kudret, onun yazdığı diğer türleri çok zaman gölgede bıraktı. Eser verdiği edebi türler arasında şiirinden sonra en çok tiyatro oyunları konuşuldu. Hikâyesi her zaman geride bırakıldı. Hatta birçok okur, Necip Fazıl’ın hikâyelerinden habersiz. Haberdar olanlar da şiirinin yanında hikâyelerinin söz konusu edilemeyeceğini düşünüyor.

İsmail Demirel bu durumdan tedirginlik duymuş olacak ki, Yedi İklim’de Necip Fazıl’ın iyi bir şair olduğu kadar iyi bir hikâyeci de olduğunu beyan eden bir yazı derlemiş. Yazı, Demirel’in özgün fikirlerinin yanında Necip Fazıl’ın hikâyesi üzerine yazılan metinlerle de akrabalık kuruyor. Bu da okura birçok kaynağın mazbut mesele hakkında ne dediğini kısaca gösteriyor.

Yazının önsöz kısmında Sezai Karakoç’tan alınan şu sözler dikkat çekiyor:

“Şiir, resim, tiyatro, sinema, metafizik bir temele oturmalıdır. Hayatın ve hayat anlayışının en derin tabakasını dillendirmeyen, seslendirmeyen bir sanatın ömrü olamaz.” Bu sözlerdeki maya, Necip Fazıl’ın hikâyesi ele alınırken ne derece anlamlı oluyor, bunu metnin devamında görüyoruz. Necip Fazıl’ın şiirini ve sanattaki gayesini akla getirdiğimizde, onun hikâyesinin bu anlam bütünlüğünden çok da uzaklara savrulmadığını, bilakis bu gayeye hizmet etsin diye yazıldığını görüyoruz.

 

Necip Fazıl Kısakürek, HikayelerimNecip Fazıl’ın İlk Hikâyeleri

İsmail Demirel’in “Metafizik Derinlikten Toplumsal Eleştiriye: Necip Fazıl Hikâyesi” başlıklı metninde Necip Fazıl’ın hikâye yayımlama kronolojisini takip etme imkânı buluyoruz. İlk hikâye kitabını 1933’te Birkaç Hikâye Birkaç Tahlil adıyla yayımlıyor Necip Fazıl. 1965’te o tarihe kadar yazdıklarını da üstüne koyarak Ruh Burkuntularından Hikâyeler’i çıkarıyor.

Vefatından sonra Hikâyelerim adıyla bütün hikâyeleri yayımlandı.

 

Ahmed Abdülbaki ismiyle yazdı

İlk hikâyelerini Peyami Safa’nın Cumhuriyet gazetesinde yönettiği edebiyat sayfasında yayımlamıştır. Bir tek öyküsü hariç bütün öykülerinde Ahmed Abdülbaki adını kullanmıştır.

Necip Fazıl’ın kudretli bir şair olması, onun hikâyelerinin görünmesine mani olmuştur denilebilir. Bu konuda İsmail Demirel “Ne gariptir ki, solcuların Müslümanlığından dolayı sahip çıkmadığı Necip Fazıl hikâyesine, biz Müslümanlar da ‘o ne de olsa bir şairdir diğer yazdıklarını şiirlerinin gölgesinde kalmıştır’ düşüncesinden hareketle sahip çıkmamışızdır yıllardır.” diyor.

Bazen de tam tersi durum olmuştur. Aksiyon, dava adamı olan Necip Fazıl’ın bu yönüne taassup seviyesinde biat edenler onun edebi eserlerine yönelme arzusu taşımamışlardır. Demirel, bu mesele üzerine de yazısında yerinde tanımlamalar getiriyor. Aynı akıbetin Sezai Karakoç için de geçerli olduğunu dile söylüyor.

 

Ali Haydar Haksal
Ali Haydar Haksal

Kimler Hikâyesinden Bahsetti?

İsmail Demirel’in tespitiyle Necip Fazıl’ın hikâyesi hakkında Orhan Okay, Kamil Eşfak Berki, Ali Haydar Haksal, Hüseyin Su, İsmail Kıllıoğlu, Ömer Lekesiz ve Âlim Kahraman yazılar yazmışlar, görüş belirtmişlerdir.

Ölü Saklayan Mezarcı hikâyesi Demirel’e göre Necip Fazıl’ın hikâyelerinin yazılış süreci hakkında bize en doğru bilgileri veren hikâyedir. Yine Demirel’e göre “ben” diliyle yazdığı hikâyelerde Necip Fazıl daha başarılıdır.

Necip Fazıl’ın şiirdeki gücü ve onun için söylenen “hikâye de yazmış şair” tanımlamalarının karşısında duruyor müellif. “Hikâyeye de şiiri kadar önem vermiştir.” diyor. Hikâyemizin emekleme dönemindeyken bu türe el uzatmıştır Necip Fazıl, Demirel’in nazarında.

Kısaca yazıdan istifade ederek Necip Fazıl hikâyelerinin konusu ve malzemesi üzerinde de durabiliriz. İlk dönem hikâyelerinde bir olgu olarak yer alan korku, daha sonra metafizik bir çehreye bürünecek ve havf olacaktır. Merak unsuru da yine metafizik bir örtüyle okurlarının karşısına çıkacaktır. Ölüm teması da ilk dönem hikâyelerinde çokça kendini hissettirir. Kumar da ilk dönem hikâyelerinin vazgeçilmez bir unsurudur.

Necip Fazıl toplumun ruhunu okumaktan hiçbir zaman geri durmadığı için hikâyelerinde de buna yer vermiştir. Nesil çatışmaları, modernizm eleştirisi toplum üzerinden işlenmiştir.

Ahşap köşk, hapishane, konak hikâyelerinde vazgeçmediği mekânlardandır. Peki, kimler vardır onun hikâyesinde, karakterleri kimlerdir? Bu sorumuza da Demirel’in yazısından cevap alıyoruz: “Necip Fazıl’ın hikâyelerinde deliler, deli görünümlü veliler, ölüler, mezarlar, mezarlıklardan ayrılmayan insanlar, kumarbazlar, evhamlılar, vicdanlarıyla hesaplaşmaktan korkanlar mesken tutmuştur.”

 

Ahmet Hamdi Tanpınar
Ahmet Hamdi Tanpınar

Tanpınar, Necip Fazıl’dan Etkilendi mi?

Yazının iddialı sözlerinden biri de Ahmet Hamdi Tanpınar’ın hikâyecilik anlamında Necip Fazıl’dan etkilendiğidir. Necip Fazıl’ın yayımladığı bir hikâyenin konu, muhteva ve meselesi bakımından bir benzerini yıllar sonra Tanpınar’ın Ağaç dergisinde yayımlaması üzerine böyle bir yargıya vardığını belirtiyor Demirel. Bu konunun daha fazla ayrıntısına girmiyoruz. Metnin tamamını okumak isteyecekler için bunu bir not olarak kenara iliştirmiş olalım.

Yedi İklim dergisinin son sayısında bu metnin tamamını okuyabilirsiniz. Dergide bu metnin haricinde birbirinden önemli imza ve konular var. Mesela Kamil Eşfak Berki’nin Gidişata Dair başlıklı yazısı konuşulmaya değer. Yeprem Türk’ün Hüseyin Atlansoy şiiri üzerine yazısı, Nurettin Durman’ın şiiri de derginin okurlarına hazırladığı güzelliklerden...

 

Ali Haydar Haksal,Cervantes’ten söz açtığı yazısının ilk metnini bu sayıda yayımlamış. Selçuk Küpçük bir şiir, Osman Koca bir hikâye yazmış.

Osman Bayraktar, Zafer Acar, Yunus Emre Özsaray nitelikli yazılarıyla dergide yer almışlar. Velhasılı dolu dolu bir Yedi İklim olmuş.

 

Yakup Öztürk Yediiklim’den bize haber verdi.

 

GYY’nin notu: “Biz’im yaşayan en önemli edebiyat dergilerimizden biri olan, belki de birincisi olan Yediiklim’i 1987’den beri heyecanla takip ediyor, mektebinden çıkmış tüm usta yazarlarımız için, şairlerimiz için Yediiklim’e teşekkür ediyoruz. 

Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera çizgisinin devamı olan Yediiklim’in kıymetini dost düşman herkes elbette biliyor. Bilmeyenler de bir gün fark eder elbet. Edebiyat sadece dedikodu demek değil ki...

Yayın Tarihi: 21 Ağustos 2009 Cuma 17:53 Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2009, 10:38
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ALİ KOZLU
ALİ KOZLU - 12 yıl Önce

Yedi iklim, GYY'nin notunda da belirtildiği gibi bir geleneğin, bir düşünce izleğinin günümüzdeki uzantısı. Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera çizgisi bizim için, ülkemiz için, düşünce ve edebiyat dünyamız için çok önemli. Sürsürücülerine selam olsun!

serhad kır
serhad kır - 12 yıl Önce

peki necip fazıl'da bizi görecek mi?

Ali Boz
Ali Boz - 12 yıl Önce

Sizin şimdilik Necip Fazıl'ı görmeniz şimdilik yeterli. Bu dünyada onun kadar çalışırsanız neden olmasın Necip Fazıl'da sizi görebilir. Ama böyle NFK'da bizi görecek mi diye konuşursanız kusura bakmayın ama o sizi göremeyecek.

banner26