banner17

Söylemesi zor, okuması güzel!

Yumuşak G dergisi, bir dizi yeniliklerle farklılığını yine ortaya koymuş. Uzunca bir tatilden sonra.

Söylemesi zor, okuması güzel!

Ğ, onlar sayesinde artık sadece bir harfi çağrıştırmıyor bize. Yeni sayılarını, hikâyelerini, şiirlerini, içerisinde yer alan çizimleri merakla ve heyecanla beklediğimiz, her sayısı defalarca okunası bir edebiyat dergisi Ğ! Peki kim mi onlar? “Bir edebiyat eylemi” mottosuyla ‘bir dergi ateşleyen’ Aykut Ertuğrul, Abdullah Faruk Gönüllü, Cihad Özsöz, Ömer Faruk Demirel, Murat Murat, tashihte İrem Ertuğrul ve diğer dergi sakinleri…

Yumuşak G
(+)

Tasarımda fark var

“Okuyucularımıza bari tatilde rahat verelim, Ğ tatilde” duyurusuyla 7. sayılarından sonra Temmuz ve Ağustos aylarında tatil ilan ettiler ve şimdi tıpkı söz verdikleri gibi Eylül sayısıyla okuyucularıyla buluştular. Bu uzun aranın sebeplerini, derginin yeni sayısını Aykut Ertuğrul Ağabeye sordum; o da muhabbetle şunları söyledi: “Uzun bir aradan sonra döndük evet. Ğ dergisi ilk sayısından bu yana birçok edebiyat dergisinin aksine çıkışını bir gün bile geciktirmeden yedi sayı yoluna devam etti. Kendi kendimizi bağladığımızı bile bile okurumuza sözler verdik. Randevularımıza sadık kalacağız dedik, elhak sadıktık. Bize eserini gönderen her kişinin eserini değerlendirecek, yayımlanmayacaksa bile geri dönüş yapacağız dedik, yaptık. Telif ödeyeceğiz dedik, ödedik. Siyasetçi konuşması gibi oldu ama bu ve diğer saikler bizi aslında yordu da, yani bir tatili hak ediyorduk ve bunun için dergilere ilginin büyük oranda azaldığı yaz aylarını seçtik. (Sanki yılın kalan aylarında ilgi çokmuş gibi değil mi?) Uzun ara bize yeniden düşünme, yaptığımız işe uzaktan ve yabancılaşarak bakma fırsatı verdi. Böylece derginin kemikleşen, ruhsuzlaşan bölümlerini çıkardık; derginin daha zinde bir görünüm kazanmasına çalıştık. Bunda, -özellikle tasarım, mizanpaj aşamasında-  şüphesiz şairimiz Ömer Faruk Demirel'in emekleri göz ardı edilemezdi.”

Başka haller var onlarda şimdi

İşte ardında bıraktığı tatil öyküsünden sonra, “Ey sentetik dilber!” sayısıyla yine uzun muhabbetlere vesile olacak Yumuşak Ge sakinleri. Yolda, okulda, kıraathanelerde, evde kısacası edebiyatın olduğu her yerde yerini almasıyla yüzlerde ve gönüllerde kocaman bir tebessüme sebep olacağı aşikâr. Gerek yenilenen içeriği olsun, gerekse konulara değinme tarzları olsun başka haller var Ğ sakinlerinin üzerinde.

Yumuşak GÇarpıcı bir kapak. Misafirperverliğini kapağıyla daha da bir pekiştiriyor. Özgün tarzda kâğıda dökülmüş “Çarpılmış Bir Kitaptan Çöküntüler”le, yakın zamanda da Yeniyazı Yayınları'ndan Ya da Pişman Değilim isimli şiir kitabı çıkan Cihat Duman’la başlıyor dergi. Uslanmabilmezliğini dunyabizim.com takipçilerinin de fark ettiğini düşündüğümüz M. Fatih Kutan'ın İskele dergisi ile yaptığı söyleşi ile bitiyor. Şiir kısmında dokuz şiir ikramı var derginin.

Söyleşi faslında bir de, “Kadir Yanaç'ın Oğuzhan Yıldız'la Konuştuğudur” başlığıyla sunulan bir söyleşi var. “Dergimizde sürekli ya da kısa aralıklarla eserleri görülen dostlarımızla söyleşi yapmaya karar verdik. Her dergi kendi varoluşunda emeği olan kalemlere en azından bunu borçludur diye düşünüyoruz. Abi ve ablalarımızı edebiyata az çok ilgisi olan herkes tanıyor nasılsa. Söylenenlerin üzerine yeni bir söz söylemek ya da dinlemek de mümkün değil zaten. Gün yeni tanışıklıklar kurma, yeni sözler söyleme günüdür o hâlde.” Bu sözlerle gençlere önem verildiğinin altı çizilmiş ve yine kendi tabirleriyle Kadir Yanaç bu değişimde ilk ‘kurban’. Bu sayıda dergide adını ‘kelâmı resmetmesinden’ gördüğümüz Kadir Yanaç'ı yalnızca çizimleriyle değil, şiirleri ve söyleşisiyle görüyoruz.

Yumuşak G
(+)

Kumrunun gördüğünü gördüler

Her sayılarında soruşturmalarıyla edebiyat dergilerine farklı bir soluk getiren Yumuşak Ge, bu sayıda da sormuş soruşturmuş; “Şiir Cemaatleri” başlığı üzerinden bir soruşturma yapmış. Yine okuyucuyu uzun düşüncelere ve kitap karıştırmalara itecek pek çok soru var. Farklı tarzdan şairlerin ve şiirlerin irdelendiği soruşturma mutlaka okunmalı, değerlendirilmeli. Bence hazır olun bu ‘şiir fırtınası’na!

Hikâyeler bölümünde Kumrunun Gördüğü hikâye kitabının yazarı Ahmet Büke ve beş hikâye var. Bu sayıda Hikâyeler kısmı da farklı. Mustafa Çevikdoğan, Banu Kaba, Aykut Ertuğrul'un birbirinden değişik hikâyeleri aynı konudan: Bir kahve ve kahveci.

Çeviri bölümünde Hugo Von Hofmannsthal'dan Ruznâme'ye kadar geniş bir yelpaze var.

 

Tuba Soylu haber verdi

Güncelleme Tarihi: 07 Eylül 2010, 16:51
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20