banner17

Paradigma dışı muhalefet lazım!

'İslamî Sol' tartışmalarına Umran Dergisi'ne Nisan ayı dosyasıyla katıldı. Dosyada neler var?

Paradigma dışı muhalefet lazım!

Aylık yayın yapan dergilerin herhalde en önemli handikabı içerik olarak dolu olmayı istikrarlı bir şekilde sürdürememesi. Bir ay çok iyi olan dergi bir sonraki sayıda size hayal kırıklığı yaşatabilir. Dergi takipçileri –özellikle aylık yayın yapan dergileri takip eden okurlar- bunu çok iyi bilirler.

Umran Dergisi Sayı: 188 Nisan 2010
(+)

Arşivlik bir sayı: İslamî Sol

“Ümmetin uzun soluklu yürüyüşü” sloganıyla yayın hayatına devam eden Umran dergisi Nisan ayında arşivlik bir sayı ile okuyucu karşısına çıktı.

Derginin bu ayki ‘Seküler Teoloji: İslamî Sol’ dosyası, yeni bir tartışma olmayan fakat bazı kafası karışık müslümanlar ile Birikim dergisi çevresinin tekrar gündeme getirdiği ‘sol ilahiyat’ hakkında müslüman düşüncenin nerede konuşlanması gerektiği, hangi referanslara yaslanmasının elzem olduğu, vb. sorulara cevap olma, yol gösterme çabasının ürünü olmuş.

Dosyada kimlerin yazıları var?

Dosya yazılarında Mustafa Aydın kavramlar üzerinden İslamî Sol terkibini irdelerken M.Önal Mengüşoğlu Türkiye’de dindarların profilini çizmeye çalışmış. Dindar burjuvazi ya da abdestli kapitalist tanımlamalarının müslümanların kente ve kent piyasasına girdikten sonra ortaya çıktığını belirtiyor Mengüşoğlu.

M. Önal MengüşoğluMengüşoğlu, bahsi geçen tanımlamaların zengin Müslümanların parayı kazanma biçimine yönelik bir önyargıya (ya da biz ‘zan’ diyelim) sebep olmaması gerektiğini dile getirdikten sonra şu tesbitte bulunuyor: “(Para) Kazanma şekillerini tartışmak ayrı, tüketim alışkanlıklarını tartışmak ise ayrı husustur. Bunu hesabını da dışarıdan bakarak tutmak o kadar kolay olmasa gerektir.” Zira zengin Müslümanların birçoğu kente gelmeden önce de varlıklı idi.

İhsan Eliaçık’ın yaklaşımı arızalı mı?

Mustafa Tekin, İslamcı bir geçmişe sahip fakat aktüel İslamî Sol tartışmalarının Türkiye’deki en hararetli aktörü olan İhsan Eliaçık’ın Mülk Yazıları isimli kitabının uzun bir kritiğini yapmış.

İhsan EliaçıkEliaçık’ın kullandığı retoriğin tepkisel, refleksif olduğunu kaydeden Tekin, Eliaçık’ın Allah azze ve celle’yi sadece teolojik değil aynı zamanda praxise’e (yani insanî eyleme ait olan, insan gibi davranan, E.K.) yönelik tanımlamasının da ‘önemle’ üzerinde durulması gereken bir yaklaşım olduğunu söylüyor. Tabii bu ‘önemli’lik, yaklaşımın sahiciliği değil de arızalığı üzerinedir.

Muhafazakârlaşmış din anlayışı ‘sosyal adalet’i unuttuğu için…

Dilaver Demirağ, hem sosyalist hem de anarşist bir gelenekten geldiği için konu üzerine yaptığı tahlillerin diğer yazarlardan daha vazıh olduğunu söylemek diğer yazarlara bir haksızlık olarak anlaşılmamalıdır. Demirağ, İslam’ın, herhangi bir ideolojiye gerek bırakmayan eşsiz yeterlilikte olduğunu dile getirdikten sonra şu tespiti yapıyor: “Sol vurgusunun yapılmasına neden olan, sağcılaşmış yani muhafazakârlaşmış din anlayışının ‘sosyal adalet’i unutulmaya terk etmiş olmasındandır.” İslamî Sol mefhumunun, aynı zamanda, Hasan Hanefi gibilerin elinde bütünüyle aydınlanma şirkinin içine daldırılmakta olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Bir de ona sormak lazım!

Dergi daha çıkmadan önce muhterem Abdurrahman Arslan Hocadan, derginin Nisan sayısı için kendisiyle İslamî Sol üzerine bir söyleşi gerçekleştirildiğini öğrenmiştim.

Abdurrahman ArslanDünya Bizim sitesinde Dilaver Demirağ ile ‘Sol ve Anarşizm’ üzerine yaptığımız söyleşide Demirağ’ın, bazı söylemlerini, İslam ve sol birlikteliği üzerine inşa etmesi, bununla beraber ‘İslamî Sol’ nosyonunu kullanması, zaten tartışma gündeminde olan bu konuda işin ehli olan Abdurrahman Arslan’la da röportaj yapma gereği hissettirmişti.

Bu nedenle kendisini rahatsız ettiğimde, şehir dışına çıkacağı için yakın bir zamana kadar burada olamayacağını, ancak Umran’ın Nisan sayısında aynı minvalde bir söyleşi gerçekleştirdiğini bildirmişti Arslan. Umran’dan sonra gerekirse röportajı yapabileceğimizi eklemeyi de ihmal etmemişti.

Mevcut düzene paradigma dışı bir muhalefet gerek!

İslam’ın zayıf görüşlüler aracılığıyla çağın ağır basan görüşleriyle yorumlanmasına maalesef artık alıştığımızı söyleyen Arslan, dergideki söyleşisinde, “İslam’dan sol bir damar çıkarmak ne kadar zor ise, liberal bir damarın/yaklaşımın çıkarılmasının da bir o kadar zor olduğunu söylüyor”. Mevcut kapitalist dünyanın zulümlerine sadece ama sadece paradigma dışı bir muhalefetle karşı çıkarsak görevimizi bihakkın yerine getirmiş olabileceğimizi de ekliyor Arslan. Tabii burada şu noktayı da gözden ırak tutmamak gerek: “Müslümanların yeryüzündeki macerası Allah azze ve celle’nin razı olduğu bir hayatı yaşamak içindir. Yoksa bu gün sağlam bir duruşla karşı çıktığımız, liberalizm/kapitalizm iken yarın bu sosyalizm de olabilir.”

Müslüman düşüncenin damarı

Umran dergisi, Türkiye’de bilginin İslamîleştirilmesi çabalarının en uzun soluklularından biri... Ümmetin bu uzun soluklu yürüyüşünde ümmetle beraber olmak inanın çok güzel. Hele bu yürüyüşte Abdurrahman Arslan varsa...

 

 

Erdal Kurgan inceledi

Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2010, 20:48
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
neşe ünal
neşe ünal - 9 yıl Önce

umran dergisi uzun zamandır eski formundan uzak. bu sayısı da problemli. "islamda sol olmamalı" ya da "olamaz" düşüncesi ile çıkmış bir sayı idi. abdurrahman aslan abime de şaşırdım. hem iletişim yayınlarından kitap çıkarıp hem de nurettin topçu' yu açıkça dışlaması iyi olmamış. bu benim düşüncem tabii. umran dergisinin kemik yazarları var ve yeni düşünce üretmiyorlar dersem aceleci bir hüküm mü olur, bilemem.

bir dost
bir dost - 9 yıl Önce

islami sol ibaresi, kaçınılmaz olarak islami sağ tanımlamasına da açıklık getirmeyi dayatır. teorik olarak. sağ ve sol kavramlarının tarihsel olarak Batı zihninin oluşum süreciyle bağlantılı olduğu bir gerçek. İslam'dan sağ veya sol retoriğe ilişkin çıkarımlar öne sürmek, hem kavramların çıktığı kökler açısından, hem de bu topraklarda hiçbir zaman sağ ve solun dayanakları olmaması açısından uygun bir söylem içermediğini düşünüyorum

Akif15
Akif15 - 9 yıl Önce

Islami sag sol olmaz , seriat bellidir , itikadi hükümler bellidir hadisler bellidir bunun neresinin sagi solu olacak.

Sirat-i Müstakim

Laf olsun diye bir kavram ortaya atib , söz olsun diye yaz yazilmaz tartisma edilmez...simdi bide böyle milleti bölmeye calisanlarin masasi olmasinlar ... uslu ulsu otursunlar... yeni birseyler kimsenin akletmedigi islerle ugrasmasinlar hersey yerine oturdu taslar saglam...

artik is onlarla amel etmede...gerisi bos...

istikamet rizay-i bagri

neşe ünal
neşe ünal - 9 yıl Önce

kavram kelimesinin kendisi de problemli. ıstılah gibi bir kelimemiz var.
sağ sol kavramlarına yabancı duranlar için:

islamda parti
islamda enflasyon oranında faiz
islamda burjuva hakları
islamda bankacılık
islamda beş yıldızlı tatil... "sol"a muteriz olanların
bu konulara sessiz duruşu pek "yakışıklı oluyor" (!)

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

68 kuşağı,eski tüfekler nerdeler ? Biz eskiden komünisttik deyip,çoluk çocuğa hikayeler anlatan,medya önünde pohpohlanmayı bekleyen insanlar nerde ?o 68 kuşağı-eski tüfekler şgünümüzde büyük burjuva,küçük burjuva olarak sınıflara mı ayrılmış :) Kimi reklamcı,kimi gazeteci,kimi şirket sahibi olmuş da,çok uluslu şirketlerin değirmenine su mu taşıyor ?

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

islamda banka olur muymuş ? olur tabi.olmazsa elin gavuru bankasıyla gelir ülkeni parseller,günümüzde olduğu gibi.
islamda faiz olmaz birkere,bırak enflasyon oranında faizin olmasını..islamda burjuva olur muymuş,olur tabi,ben birçok insandan zekiyim,birçok insan da benden zeki,yeteneklerimiz aynı değil,birçok insan benden daha yetenekli,ben de birçok insandan daha yetenekliyim,yani standart yaratılmamışız,bu yüzden kimi insanlar kimi insanlardan üstün donanımlara sahip..

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

'terin kurumadan hakkının verilmesi' bu bir ! ihtiyaç hariç,kazancının kırkta biri bu iki,ayette geçen 'infak' konusu ve bu üç..Bu üç konu ekonomik anlamda müslümanların peşine düşmesi gereken konulardır,Allah birilerine maddi imkan veriyorsa,o verdikleri başkalarına veriyo mu vermiyo mu diyedir,imkanı elinde bulunduran Allah indinde parasını temizlemek için vermelidir.mecburdur yani,yani gönlünden geçtiği için değil,acıdığı için değil,mecbur olduğu için vermelidir..

Kenan Subaşı
Kenan Subaşı - 9 yıl Önce

haksızlığa karşı çıkmanın solu sağı olmaz,bir insan hem komünist hem mümin olabilir,çalmaya,çırpmaya,sömürüye,batıla karşı çıkan komünist mümindir diyebiliriz.


banner8

banner19

banner20