Onun sesinde kırılmış bir çocukluk saklıdır

Murat Batmankaya, Karabatak dergisinin 13. sayısında Ziya Osman Saba hakkında geniş açılımlı bir yazı kaleme almış. Mustafa Uçurum yazdı.

Onun sesinde kırılmış bir çocukluk saklıdır

 

Karabatak dergisi Ali Ural yönetiminde 13. çıkışını yaptı. İki aylık dergi, dopdolu içeriği ile periyodunun hakkını veriyor. Dosya konuları ve güçlü söyleşiler ile içeriği zengin bir dergi olduğunu kanıtlıyor Karabatak. Ayrıca diğer bir dikkat çeken husus; derginin birçok genç yetenek için bir çıkış kapısı olması. Usta kalemlerin yanında yer alan yeni isimler Ali Ural gibi bir ustanın rehberliğinde edebiyat dünyasında yeni bir ses olmaya gayretli olduklarının işaretlerini veriyor.

On üç sayısı ile ilgili söylentilerden yola çıkarak güzel bir tespitte bulunuyor Ali Ural: “On üçüncü sayımızla hem rakamı hem de uğursuz kabul edilen karabatak kuşunu aklıyoruz. Nasıl mı? Dergiyi her zamankinden daha dolu çıkararak.” İşte bu dolu içeriğinin önemli sacayaklarından biri de Ziya Osman Saba hakkında yazılan bir yazı.

Bazı isimler vardır ki arada sırada onları hatırlamak gerekir ve onların cümleleriyle ruhları onarmaya ihtiyaç vardır. Cümleleri, dizeleri öylesine içtendir ki kalbin susuzluğuna adeta esenlik sunmaktadır. Ziya Osman Saba, edebiyatımızda yaşadığımız hayatın şiirini yazan şairdir. Murat Batmankaya, Ziya Osman Saba şiirini birçok yönden ele alarak okuyucuya şairi tüm yönleriyle tanıtmayı hedefleyen bir yazı kaleme almış Karabatak dergisinin son sayısında.

Sade bir hayatın büyük şairi

Murat Batmankaya, bizlere bir Ziya Osman Saba portresi çizerken gözümüzde canlanacak siluetin ayrıntılarını vermeyi ihmal etmiyor: “Aile sevgisi, kadere boyun eğiş, kulluk, küçük mutluluklar, yoksulluk ve yarım kalmış bir çocukluk.” Sıralanan bu özelliklerin tümü de Ziya Osman Saba şiirinin belirgin özelliklerinden. Sade bir yaşamın şairi olan Ziya Osman Saba’nın şiiri de oldukça sade bir söyleyişe sahiptir. Batmankaya bunu ifade ederken şairin şiirimizdeki yerini belirliyor aslında. İkinci Yeni ile 80 kuşağı arasında fakat ikisinden de daha açık bir şiir diyor onun şiiri için.

Ziya Osman Saba, küçük dünyaların şiirini yazan bir şairdir. Küçük ve yoksul ailelerin şiirini yazarken şair, aslında çocukluğunun kapısını aralamaktadır. Batmankaya, bu tezini doğrulamak için şairin “Ana, Bana, Evlat” şiirini örnek olarak alıyor yazısına. Hüznün ve yoksulluğun şiirini.

Adım adım Ziya Osman Saba

Murat Batmankaya, Ziya Osman Saba şiirine bir girişten sonra “adımlar” kurgusuyla şairi tanıtmaya devam ediyor. Her adım şair için yeni bir kapı açıyor okuyucuya. Örneğin I. adımda şairin Müslüman yanını işliyor. Kullandığı dini terimlerden, dünya görüşünden yola çıkarak, şiirlerinden örnekler vererek yazısını geniş bir zemine çekiyor. Ziya Osman Saba’nın şiirlerine Müslümanca demek için “ruh aleminden, bir tınıdan, bir iskeletten dem vurmak gerek” diyor yazar. Allah lafzını en içten kullananlardan, kulluğunu dizelerine en sağlam şekilde yansıtanlardan olan Saba’nın bu şekilde anılması da isabetli bir karar olarak yazıda yer alıyor.

II. Adım, şairin hayat hikâyesi gibi. Fakat buradaki asıl vurgu çocuk ve çocukluk kavramınadır. Çünkü Ziya Osman Saba şiirinin temel taşlarından biridir çocuk. Batmankaya’ya göre “Ziya Osman Saba’nın ana temalarından biri çocukluk günlerine özlemdir.”

III. adımda Murat Batmankaya, Ziya Osman Saba ile Behçet Necatigil’in ortak bir noktasını paylaşıyor okuyucuyu ile. Necatigil’in “Gizli Sevda şiirine karşılık Ziya Osman Saba’nın “Ana, Baba, Evlat” şiirini alıyor. Onca şiirin arasından bu şiiri seçmekle şaire haksızlık yapıp yapmamanın tedirginliğini de yaşıyor aslında Batmankaya. Hem de bu şiiri Ziya Osman Saba şiirleri arasında farklı bir yerde tutarak.

Bir şairi tanımanın en iyi yolu onun şiirinin içine girmektir. Murat Batmankaya, bu yazıda Ziya Osman Saba’yı bir şiirinden hareketle tanıtmak istemiş. Onun farklı yönlerini, farklı söyleyişlerini paylaşarak şairin çok sesliliğine vurgu yapıyor. Ziya Osman Saba’yı farklı yönleriyle tanımak için Murat Batmankaya’nın geniş soluklu yazısı okuyucularını bekliyor.

 

 

Mustafa Uçurum yazdı

Güncelleme Tarihi: 31 Mart 2014, 15:59
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26