Okunur Olmak Popüler Olmaktan İyidir

Handan Acar Yıldız, son dönemin en önemli öykücülerinden biri. Kitaplarıyla, aldığı ödül ile adından söz ettirmeye devam ediyor. Türk dili dergisi Handan Acar Yıldız ile öykü tadında bir söyleşi gerçekleştirdi. Mustafa Uçurum bu söyleşi hakkında yazdı.

Okunur Olmak Popüler Olmaktan İyidir

Son yıllarda öykünün yükselişi ve öyküye olan rağbet bir yana, kadın öykücülerimizin başarıları daha da göz doldurmaya başladı. Artık dergilerin başköşesinde kadın öykücülerimiz yer alırken, çıkan yeni öykü kitaplarındaki kadın yazar yoğunluğu da hiç de azımsanmayacak bir seviyeye ulaştı. Öykülerdeki anlatım teknikleri, öyküye eklemlenen yeni söyleyişlerle birlikte gelen başarı, daha da üst seviyelere çıkacağa benziyor.    

Handan Acar Yıldız, üç öykü kitabı sahibi üretken ve artık sesini bulmuş bir öykücümüz. Kademe kademe yükselen bir sesin içimizde yankılanan son sedası “İnatçı Leke”ydi.  Ödüllü bir kitap bu. Bizde ödüller her zaman olur olmaz kişiler tarafından eleştirilir ama Handan Acar Yıldız’ın aldığı ödül, “tam isabet” olarak kabul edilebilecek bir değerlendirmeye sahip.

Cam Koridor’da daha çok hayatın içinden seslerin öykülerde can bulduğu karelere rastlamıştık. Ağır Boşluk ile aslında yazar bütün boşlukları doldurduğunu bizlere öyküleri ile göstermişti. Şimdi karşımızda İnatçı Leke var. Popüler bir reklamın çağrışımını da yapan bu kitap, Handan Acar Yıldız’ın artık okunur olma payesini elde ettiğinin kanıtı olan bir çalışma olarak mutlaka okunması gerekenler arasındaki yerini almaya başladı. Dünyadaki tüm inatçı lekelere postmodern bir gönderme aslında bu kitap.

Türk Dili dergisinin Nisan 2016 tarihli 772. sayısında Erdem Dönmez, Handan Acar Yıldız ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Uzun bir söyleşi olmasına rağmen hem yazarın öykü dünyasının tüm köşelerini keşfetme fırsatı sunması bağlamında hem de öykü üzerine kuramsal tespitler içermesi bakımından dikkatle okunması gereken bir söyleşi olmuş.

İmgelerle öyküler yazıyor

Öykünün hayatla bir irtibatı vardır. Yazar, hayatın kendinde kalan kesitini iç dünyasının zenginliğiyle gönlünce anlatır. Olay ya da durum öyküsü okuyorsanız bunun farkına varmanız için birkaç cümle yeterlidir. Handan Acar Yıldız’ın öyküleri daha ilk cümlesinden başlayarak okuyucuyu farklı bir dünyanın içine davet eder. Onun öykülerinde farklı bir dünyaya adım attığınızı hissedersiniz.

Ağır Boşluk’ta gerçekçi öykülere yer vermiştim.” diyor söyleşisinde Yıldız. Gerçekçi öyküler ve imgesel öyküler. İç içe geçmiş bir anlatım dünyasının tüm zenginliğini yazarın öykülerinde buluyoruz.

“Şiirsel bir anlatım” denir bazen bir öykünün içinde adım adım ilerlerken. Bu, öykünün ruhunu incitecek bir söz değildir. Aksine öykücü için açılımları geniş bir dünyanın kapısını aralamaktır. Handan Acar Yıldız öykülerini okurken kendinizi bir anda imgesi bol bir şiirin tam ortasında hissetmeniz yazarın dünyaya bakış açısıyla ilgili bir tercihtir. “Haber bombardımanına tutulduğumuz bir dönemde metinler, haber vermekten öte, olaysal olmaktan öte lirizme yaklaşmış olabilir.” diyerek hem şiirselliğe hem de anlatımdaki imge yoğunluğuna açıklık getiriyor.

Biçim olarak da sınırları yok Handan Acar Yıldız’ın. “Biçim öze zarar vermediği sürece, özellikle postmodern anlatım teknikleri bir sihirbaz gibi kullanılabilir.” Bu, yazarın anlatım tekniğini biçimsellikle beslediğini okuyucu nezdinde de açıklayan bir ifade. Yani Yıldız, okuyucuyu çok renkli bir öykü bahçesine davet ediyor. Hayatın tekdüze gidişine sembollerle ve kurmaca tekniklerle bir hareket katıyor. Öykülerinin canlı oluşunu da bu hareketliliğe bağlıyor.

İnatçı Leke devam ediyor

Handan Acar Yıldız’ın son öykü kitabının adı İnatçı Leke. 2015 TYB öykü ödülünü alan bu kitap ile yazar öyküye verdiği emeğin karşılığını da almış oldu. Elbette ödül değildir bir öykücünün amacı. Ödül, marifetin iltifatı olur ancak. Handan Acar Yıldız, okunur olmayı tercih ediyor. Daha geniş okuyucu kitlelerine ulaşmayı arzu ediyor.

“İçimdeki özneyi nesneleştirmeden, kendime yabancılaşmadan, daha kaliteli öykü ve romanlarla daha geniş bir okuyucu yelpazesine ulaşmak.” Bu bir yazarın ulaşmak istediği en nadide hedeftir. İnatçı Leke ile önemli bir okur kitlesine ulaşan Handan Acar Yıldız, artık okuyucular tarafından adı dergilerde özellikle aranan isimlerden.

Kendisi de söyleşinin sonunda dergilerin önemine değiniyor. Gençleri dergi okumaya, dergileri takip etmeye çağırıyor. “Ben gençlerin, farklı dünya görüşüne sahip en az iki edebiyat dergisini her ay edinmesini öne­riyorum.” diyor ve ekliyor: “Her ay aynı dergileri almak yerine dönüşümlü de alabilirler.” Dergiyi önemseyen yazarlar önemli yazarlardır. Çünkü dergisiz edebiyat da sanat da olmaz.

Dünya her gün yeni inatçı lekelerle başa çıkmaya çalışıyor. Sadece bedenler değil, ruhlar da kirleniyor fark etmeden. İyi öykücüler, ruha nüfuz eden söz sahipleri biraz olsun içimizdeki dinmek bilmez acılara şifa olacak sözlerle dünyanın rengine canlılık katıyorlar. Handar Acar Yıldız, öyküleriyle bunu başarıyor. Onu örnek alan, onun cümlelerine tutunan gençlerin varlığı da bunun en somut ispatı.

 

Mustafa Uçurum

Yayın Tarihi: 19 Nisan 2016 Salı 10:49 Güncelleme Tarihi: 20 Nisan 2016, 11:53
banner25
YORUM EKLE

banner26