Nurettin Albayrak, Dergilerinin İlk Abonesiydi

2016 Ekim’inde aramızdan ayrılan derviş gönüllü, türkü nefesli Nurettin Albayrak Hoca’ya bir vefa dosyasıyla 3. seferine çıkan Bûtimar dergisi, attığı üç sağlam adımla kalıcı olmak istediğini gösterdi. Mustafa Uçurum Bûtimar dergisi hakkında yazdı.

Nurettin Albayrak, Dergilerinin İlk Abonesiydi

2017 yılına 3. sayısı ile girdi Bûtimar dergisi. İlk sayısı bahar 2016’da çıkmıştı derginin. Tam olarak olmasa da derginin çıkışının bir periyoda oturtulmaya çalışıldığı görülüyor. Dergilerin belirli periyotlarda ve bir disiplinle çıkması gerektiğine inananlardanım. Son yıllarda dergilerimiz artık bu disiplini yakalamış görünüyor. Ay bitmeden daha son birkaç günde dergilerin yeni sayılarına dair duyurular paylaşılmaya başlanıyor.

Ben Bûtimar’ı bütün dergilerden azade bir yere koyuyorum. Daha ilk sayısıyla birlikte sanki yıllardır edebiyat çevrelerinde arz-ı endâm etmiş bir havada okuyucularına ulaşan dergi, sadece yazar kadrosu olarak değil; mizanpajdan içeriğe kadar birçok konuda kendinden emin bir duruşa sahip. İlk sayısındaki Mustafa Kutlu söyleşisi, kadrosunda edebiyat çevreleri tarafından tanınan birçok ismin bir arada olması, kapak ve iç tasarım olarak göz doldurması Bûtimar için iyi bir başlangıçtı.

Bûtimar 2. sayısını 15 Temmuz vurgusu ile çıkararak darbe girişimine karşı tavrını açıkça ortaya koyan dergiler arasındaki yerini aldı. 3. Ssayının ilk yazısı da yine 15 Temmuz temalı bir yazı: İsmail Canbulat, “Hayatımızın Şiirini Çalamayacaksınız” diyerek sesleniyor milletine silah çeviren tüm hainlere.

Her derginin olduğu gibi Bûtimar’ın da bütün yükünü çeken bir ismi var: Şeyma Subaşı. Bir dergi çıkarmanın heyecanını Şeyma Subaşı’da an ben an görebilirsiniz. Derginin hazırlık aşaması, çıkışı, dağıtımı, yazarlardan ve okuyuculardan gelen tepkilerin heyecanla beklenmesi gösteriyor ki Bûtimar uzun soluklu bir yolculuğa çıkmaya hazır.

Şeyma Subaşı dergilerle iç içe bir isim. Dergilerde kaleme aldığı yazıları ile yer alan Subaşı, dergi dünyasına çocukluk yıllarında adım atmış bir isim. İlkokulda çıkardığı 3/C’nin Sesi sınıf dergisinin de editörü Şeyma Subaşı. İçinde birikip duran ve gönlünde yatan dergiyi çıkarması 2016 yılında nasip oluyor Subaşı’ya.

İlk abonelerine vefa dosyası

Bûtimar’ın ilk abonesi Nurettin Albayrak, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi’nde öğretim üyesi iken 15 Ekim 2016 tarihinde aramızdan ayrıldı. Bûtimar dergisi 3. sayısında hocaya bir vefa olarak özel dosya hazırladı. Öğrencileri, yakınları, arkadaşları hocanın kendi dünyalarındaki yerini anılar eşliğinde anlatıyor dergide. Derginin editörü Şeyma Subaşı da bu dosya ile kendi hocasına karşı samimi bir veda sayısı hazırlayarak vefasını gösteriyor.   

Özenli bir sayı ile okuyucularını selamlayan Bûtimar, hikâyeyi önceleyen dergilerden. Derginin ilk sayfaları hikâye ile açılıyor. Deneme, inceleme derken dosya konusu Nurettin Albayrak ile ilgili yazılara sıra geliyor. Arkadaşlarının, yakınlarının yazıları, kendisi ile yapılmış söyleşi, Orhan Okay ile Nurettin Albayrak hakkında yapılan söyleşi dosyada yer alan yazılardan.

Şeyma Subaşı, Orhan Okay Hoca ile yakın dostu, yirmi yıl aynı odayı paylaştığı Nurettin Albayrak’ın ölümünden sonra bir söyleşi gerçekleştiriyor. Ne hazindir ki dergi yayınlandıktan sonra Orhan Okay’ı da kaybettik. Edebiyat ve akademi dünyasına kazandırdığı sayısız isim ile hocaların hocası sıfatını hak eden Okay, Nurettin Albayrak ile ilgili bir dost gözüyle samimi dileklerini aktarıyor söyleşide. Halk Edebiyatı’na yaptığı katkılar, öğrencileriyle ilişkileri, edebiyat çalışmaları gibi birçok konuda Orhan Okay, Nurettin Albayrak’ı anlatıyor.

Nurettin Albayrak’ın oğlu M. Emin Albayrak’ın babasına “Ya Dost” diye seslendiği yazısı, İbrahim Burak Durak’ın hocasını anlattığı satırları, Mustafa Özçelik’in hoca ile tanışması, Mustafa İ. Uzun’un anılarla renklendirdiği anlatısı, M. Sabri Koz’un dost diliyle veda yazısı dosyada yer alan yazılar arasında. Halil İbrahim Aygül’ün Nurettin Albayrak ile gerçekleştirdiği Yunus Emre merkezli söyleşi de hocayı daha yakından tanımak isteyenler için ufuk açıcı notlar barındırıyor.  

Dikkat çekici bir şiir

Bûtimar kanatlanmayı arzulayan bir ruh haline sahip. Çayırkuşunun içli bir şarkısı olacak sözlerle seslenmek istiyor okuyucularına. Bûtimar’ın mitolojilerde anlatılan hüznü ve çayırkuşunun içli terennümü var sayfalar arasında.

Dergi her sayı hacim olarak büyüyor. 3. sayı 104 sayfa. Bir dergide olması gereken bütün yazı türleri var dergide, hatta daha fazlası. Okuma Parçası var mesela. Bir ders kitabı titizliğiyle Şeyma Subaşı tarafından hazırlanan sayfada Yunus Emre şiiri üzerinden hazırlık çalışmaları, okuduğumuzu anladık mı ve proje ödevi gibi başlıklar iletiliyor okuyucuya. Proje ödevi okullarda kullanılabilecek bir güzellikte: “Şeker gibi bir hocanız varsa onunla daha çok vakit geçirin.”

Şiirlerin hikâyesi bölümünde Alper Gencer “Dinmeyen” adlı şiirini ve şiirin hikâyesini paylaşıyor.

3. sayının şiirleri arasında “dikkat” diyeceğim bir isim var: Aziz Kağan Güneş’in “İç Dökümü” adlı şiiri mutlaka okunması gereken şiirlerden:

altı çizili satırlarımız var, altı çizili yaralarımız
kötü değil elbette okumak, gönlü ovalıyorsa
bir kere ağlamıştık odanda gönlümüzce
o gün yüzlerce kitabı çıkardım kütüphanemden

3. sayı bir dergi için daha işin başı denecek bir sayıdır ama mevsimlik çıkan bir dergi için önemli bir sayıdır bu. Yazarların, şairlerin yazmakta mutluluk duydukları dergiler arasında kendine yer açıyor Bûtimar. Kendimden biliyorum.

Bûtimar dergisi kalıcı olmak istediğini pekiştirerek yayınına devam ediyor. Uzun soluklu ve ses getirecek nice yeni sayılar diliyorum.

 

Mustafa Uçurum

Güncelleme Tarihi: 11 Şubat 2017, 11:48
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
hale
hale - 2 yıl Önce

Her ay mahalleme misafir olan vefalı bir yolcuydu. Biz onu değil, o ve öğrencileri bizi ağırlıyordu hem de.

banner19

banner13