banner17

Nihayet Teyze Nihayet dergisinin nesi oluyor?

Nihayet dergisi bu ay iş başvurularında sürekli karşımıza çıkan, çoğu zaman CV’lerimizi dolu göstermek için kullandığımız sertifikaları konu edinmiş. Hilal Aydın yazdı.

Nihayet Teyze Nihayet dergisinin nesi oluyor?

Nihayet diye bir kadın ismi duymuş muydunuz? Ben duymamıştım. Ta ki okuduğum dergiyle aynı adı taşıyan bir kadının hikâyesini okuyana kadar. Nihayet dergisinden bahsediyorum. “Tecrübe Biriktiremiyoruz, Bari Sertifika Biriktirelim!” başlığını görünce merak edip aldığım derginin sayfalarını karıştırırken “Nihayet Teyze’nin Ahir Ömrü” diye bir yazıya rastladım. İlk bakışta yayın kurulu kadınlardan oluştuğundan herhalde kendi tecrübelerini yazmışlar diye düşünmüştüm ki, Ayşegül Tozal’ın bir komşularını anlattığı yazıyı okuyunca yanıldığımı anladım.

Nihayet Teyze, elli yaşında bir yurdum teyzesi. Kendinden önce doğan dokuz kız kardeşi öldüğü için, babası ona bu ismi vermiş. En güzel şekilde Kur’an okuması gerektiğini düşünerek elli yaşından sonra Kur’an kursuna gitmeye karar vermiş. Ancak ilkokul diploması olmadığı için kursa kabul edilmemiş. Bunun üzerine hemen okuma-yazma kursuna kaydolup diplomasını almış ve Kur’an kursuna kaydolmuş. Dört yıldır kursa devam eden Nihayet Teyze anlayacağınız üzere nihayet muradına ermiş.

Hedefe sabır ve sebat ile ilerlemenin yolları

Gelelim Nihayet dergisiye. Dergi bu ay iş başvurularında sürekli karşımıza çıkan, çoğu zaman CV’lerimizi dolu göstermek için kullandığımız sertifikaları konu edinmiş. Genel yayın yönetmeni Fatma Barbarosoğlu, “Editörden” yazısında “Hayat tecrübesi edinemeyenler, ‘yaşam koç’larına mı emanet?” sorusunu sormuş. Derginin içinde bir yazı daha var ki ben de hayatımdaki koçları sorgulama ihtiyacı hissettim. Osman Bülent Manav, yaşam koçlarından okullardaki koç öğretmenlere kadar hayatımızın her alanını işgal eden koçları yazmış.

Fatma Barbarosoğlu'nun dergide birlikte okunmasını istediği iki röportaj var. Bir tanesi felsefe profesörü Hüsamettin Arslan'la yapılmış. (Röportajı Nazife Şişman'ın yaptığını da belirtmeden geçemeyeceğim.) Hüsamettin Arslan göz ve kulak üzerine derin mülahazalarda bulunmuş. Tecrübe ve ibret bahsinin felsefi bir bakış açısıyla ele alındığı röportaj tekrar tekrar okunmaya değer bir yazı.

Diğer röportaj ise diğerinin aksine akademik olarak uzman biriyle değil ama sanatında usta biriyle yapılmış, 24 yaşındaki genç sedef sanatçısı Fatma Ayran ile. Fatma Ayran on dokuz yaşında ustalık eserini yaparak (sertifika ya da diploma değil, bir sanat eseriyle) Türkiye’nin ilk kadın sedefkârı olmuş. Küçük Ayasofya’da küçük bir atölyede sanatını icra eden Fatma Ayran, hem sedefleri hem de kendi hayatını sabır ve emekle ince ince işlemiş. Bugünün kurstan kursa koşan tabiri caizse maymun iştahlı gençlerine, hedefine sabır ve sebat ile ilerlemenin yollarını gösteren somut bir örnek adeta.

Derginin başında yer alan küçük röportajlarda da derginin içeriğindeki hem alanında uzman isimlere hem de hayatın içinde yer alan hadiselere yer verme anlayışı sürdürülmüş. Tevbe üzerine soruların sorulduğu Hüsrev Hatemi röportajının ardından, derginin okuyucularından biriyle yapılan kısa bir röportaj da yer alıyor.

Alzheimer ve tecrübe

Derginin güzel yanlarından biri de sürekli sizi şaşırtması. “Hayatımızın Hikayesi” adını verdikleri bölümde Cihan Aktaş’ın alzheimer hastalığını anlatan bir öyküsünü tartışmış dergi ekibi. Alzheimer hastalığını “hayat boyunca biriktirdiklerimizi tüketmemize izin vermeyen bir hastalık” olarak tanımlayarak dosya konuları olan tecrübeye bağlamışlar.

Yaşam koçlarını bu kadar eleştirdikleri halde derginin sayfalarına bir yaşam koçunu misafir etmeleri ise biraz çelişki olmuş. Her ne kadar yaşam koçuna sordukları sorularla yaptığı işi eleştirmeye çalışsalar da yaşam koçu onlara bu fırsatı vermemiş gibi görünüyor.

Nihayet dergisi, herkesin dertlendiği ama dile getiremediği bir konuyu sayfalarına taşıyarak önemli bir işi başarmış gibi duruyor. Derginin Aralık sayısı hayatına yön veremeyip kendini yaşam koçlarına bırakan, kâğıtlar üzerinden hayatı tanıdığını düşünenlere tonlarca para ödedikleri eğitimlerden daha faydalı bir kaynak niteliğinde. Elinize sağlık Nihayet ekibi!

 

Hilal Aydın şaşırarak yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2015, 16:25
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20