banner17

Modern Dünyada Yeni Tebliğ Dilini İşlediler

Genç Öncüler dergisi bu ay dosya konusu olarak Batı coğrafyası menşeili -genellikle mühtedi- âlimler/ tebliğcileri incelemiş. Deniz Baran bu sayıya değindi.

Modern Dünyada Yeni Tebliğ Dilini İşlediler

İslami camianın gençlik dergileri deyince akla ilk gelecek dergilerden biri şüphesiz ki, 14. yılı devirmiş olan Genç Öncüler’dir. Genç Öncüler dergisini birçok kimse gibi ben de düzenli olarak takip ediyor olsam da şu ana kadar buradaki yazılarımda herhangi bir sayısını incelemek nasip olmamıştı. Derginin Şubat 2017, yani bu ayki sayısı ise sonunda bu fırsatı bulmamı sağladı çünkü burada benim ve birkaç yazarın uzun süreli gündemi olan bir konuya temas ediyorlar: “Modern Dünyada Yeni Tebliğ Dili”. Mealen açıklamak gerekirse son yılların popüler figürleri olan, “Batı coğrafyası menşeili -genellikle mühtedi- âlimler/ tebliğciler.” 

Bu cihetle, Dünya Bizim olarak birçok yazıda derinlemesine işlemeye çalıştığımız bu konuyu ele alan bir sayıyı es geçmemiz olmazdı diye düşünüyorum.

Görebildiğim kadarıyla diğer gençlik dergilerinin de hep yaptığı gibi Genç Öncüler de çıkardığı sayıları sadece kendisine seçtiği kapak konularıyla sınırlamıyor. Her ne kadar bir konsepte yoğunlaşan ve onun üzerine derinlemesine çalışan dergileri seven biri olsam da bu tutumu anlayabiliyorum. Yeter ki kapak konusuna en azından kayda değer seviyede yer verilsin, dergi hacminin hatırı sayılır bir kısmını kapaktaki konu ihtiva etsin… İşte Genç Öncüler’in Şubat sayısı bana kalırsa bu bakımdan başarılı bir sayı olmuş. Açıkçası, daha önce bu konuyu işleyen dergi(ler) beni bu bakımdan hayâl kırıklığına uğratmış ve yavan kalmışlardı.

Sadece figürlere odaklanmayıp kurumları da mercek altına almışlar

Derginin içeriğine fazla girmeden neler var diye sıralarsak, elbette öncelikle derginin kapak konusunu belirleyen figürlerin kimler olduğuna dair kısa tanıtımlar mevcut. Esasında mevzubahis mesele bağlamında ele alınabilecek birçok isim varken biraz daha derinlikli bir araştırmayla daha fazla isme yer verilebilirmiş. Sadece en popüler isimlerden birkaçı (hepsi değil) ele alınmış ve bu isimler zaten Türkçe olarak haklarında malumata ulaşabileceğimiz (ekseriyetle de Dünya Bizim’de) isimler olmuş. Türkçe olarak haklarında bir şeyler yazılmamış birkaç popüler figür daha eklense çok daha verimli bir çalışma olurdu diye düşünüyorum. Ancak mevcut isimlerin tanıtım yazılarına dair en azından şöyle bir güzel nokta var: Her birinin karakteristik olarak öne çıkan özellikleri sayılmış ve böylece okuyucuların derli toplu bir kıyas yapabilmesine imkân tanınmış. Bu yöntem, bana daha önce yaptığım “Dünyaca Ünlü Kâriler/Hafızlar” yazı dizisinde yapmaya çalıştığım şeyi hatırlattı.

Bu bölümün dışında “bu figürleri neden takip ediyorsun/seviyorsun?” temalı bir kısım daha var ki zaten bu kapak konusunu işleyen bir dergi için konulması vacip bir bölümdü.

Sadece figürlere odaklanmayıp konu bağlamındaki kurumları da mercek altına alma çabasında olan bir bölümün mevcudiyeti ise oldukça güzel bir fikir olmuş. Fakat bu kısımda da biraz daha derinlikli bir çalışmayla çok daha kapsamlı bir içerik sunulması mümkündü. Hatta iki-üç (yine hakkında en çok Türkçe kaynak olan) kurumdan bahsedip geçmek yerine liste biraz daha uzatılsa sanıyorum ki Türkiye’de de ilk kez böyle bir liste üzerine çalışılmış olurdu. Bu da hepimize ilham verirdi. Tabi not etmem gerekir, bu beklentiler karşılanamamış olsa dahi yazının sonlarında geçen Türkiye’deki bir-iki oluşumu merakla okudum. 

Ayrıca müstakil bir yazı olarak Dava Türkiye’nin anlatılmasını, daha doğrusu kendi dillerinden anlatılmasını oldukça ilgi çekici buldum. Nitekim Dava Türkiye’nin metodunu benimseyen hareketler benim de ilgimi çekmiş ve doğrudan Türkiye’deki oluşuma dair olmasa da “Dawah Mission” hareketine dair bir yazı kaleme almıştım. Bu bağlamda, benim de bilgilerimi pekiştiren bir yazı oldu Eyüp Birkan Çanak’ın Genç Öncüler’deki yazısı.

İçeriğe dair son olarak not düşmek istediğim yazı ise Dücane Demirtaş isimli yazara ait. Evvelâ yazıyı çok beğendim. Ayrıca yazıyı beğenip beğenmemek bir yana, bir konu hakkında sadece malumat verip geçmek yerine bu tip düşünce/perspektif yazılarıyla konuyu ele alma biçimlerini zenginleştirmek bence çok doğru bir tercih. Benzer çalışmalar yapan başka dergilerde de böyle bir yaklaşım görmek şahsen beni mutlu eder.

Velhasıl, Genç Öncüler –kapak konusu bağlamında değerlendirince- genel olarak iyi bir sayı çıkarmış diye düşünüyorum. Yukarıda değindiğim gibi daha derin olabilirdi, daha “komple” bir şekilde konu ele alınabilirdi ama mevcut içerik de okuyucuyu besleyici bir nitelikte. Emeği geçenlere teşekkürler.

Not: Kapak konusu bağlamında olmadığı için yazıda yer vermedim ama son sayılardaki röportajlar oldukça orijinal isimlerle yapıldığı için bence çok ilgi çekici. Kesnizani Tarikatı yazıları da çok hoş, şahsen hiç bilmediğim bir konuyu işliyor. Bunları ayrıca not etmek istedim.

 

Deniz Baran

Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2017, 16:20
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20