Mesleğini Seven Emekli Olamaz

Tarih ve kültür dergisi Yedikıta'nın 'Tecrübe Konuşuyor' bölümünde mesleğinde başarılı olmuş isimlerle söyleşiler yer alıyor. Prof. Dr. Recep Toparlı ile de çalışma hayatı, emeklilik, iş huzuru konulu bir söyleşi gerçekleştirilmiş. Mustafa Uçurum yazdı.

Mesleğini Seven Emekli Olamaz

Prof. Dr. Recep Toparlı, Türkçe sevdalısı, kendini mesleğine adamış bir eğitimci. Genelde Türkçenin daha iyi anlaşılması, Türkçenin hak ettiği değere kavuşması için mesai harcayan bir akademisyen. Bu konuda 500’den fazla konferans vermiş bir isim. Halen de gelen davetlere sonuna kadar açık.  Türk Dil Kurumu’nda uzun yıllar görev yapan, birçok çalışmaya imza atan Toparlı, emeklilik nedir bilmeden çalışmalarına devam ediyor.

Recep Toparlı Hoca, Erzurum ve Tokat’ta görev yaptıktan sonra şimdi memleketi Sivas’ta Cumhuriyet Üniversitesi’nde çalışmaya devam ediyor. Sadece üniversitede değil yaşadığı şehirde de duyarlılıklarını hissettirecek birçok faaliyette yer alarak şehrine de anlam katmayı bir görev sayıyor.

Tarih ve kültür dergisi Yedikıta, “Tecrübe Konuşuyor” bölümünde okuyucularını mesleğinde başarılı olmuş isimlerle buluşturmaya devam ediyor. Başarılı olmanın yolları, izlenen metodlar gibi tecrübe isteyen paylaşımları ile okuyucularına katkı sağlamaya çalışıyor dergi. Prof. Dr. Recep Toparlı ile de çalışma hayatı, emeklilik, iş huzuru konulu bir söyleşi gerçekleştirilmiş.

“Emeklilik eşittir atalet” değildir, olamaz

Severek çalışmak, yaptığı işten zevk almak gibi kavramları duymayalı epey zaman oldu. Huzursuzluk, işini beğenmeme, sürekli bahaneler üretme gibi kaçak yollara o kadar çok başvurulur oldu ki bu isteksizlik yapılan işlere de sirayet etmeye başladı ve işini iyi yapan kişilere hasret yaşar olduk. Doyumsuz olmak, bulunduğu durumdan daha iyisini hedeflemek, şükürsüzlük ve daha birçok sebep var ki iş hayatında memnuniyetsizlerden oluşan bir topluluğun varlığını çoğaltmaya devam ediyor.

Yedikıta dergisi, “Tecrübe Konuşuyor” diyerek işinin ehli kişileri okuyucularına tanıtıyor. Çünkü ehil isimlere çok ihtiyaç duyduğumuz zamanlardan geçiyoruz. Recep Toparlı da, kendisini tanıyan herkesin çok iyi bildiği gibi işine âşık bir akademisyen. Durmak nedir bilmeden çalışan, işinin hakkını vermek için yoğun mesai harcayan Toparlı, Türkçe üzerine yaptığı çalışmalarla, ortaya koyduğu eserlerle bu çalışmalarının meyvesini de almış bir hoca.

Kendisi ile yapılan röportajın merkezinde de hocanın çalışmaları, iş disiplini var. “En önemlisi mesleğini sevmek. Türkçeyi sevmek. İnsan mesleğini sevmediği müddetçe başarılı olamaz.” diyerek başlıyor sohbet. TDK’de yaptığı çalışmalardan, üniversitedeki faaliyetlerinden ve Sivas Belediyesi’ndeki kültür danışmanlığı göreviyle yaptığı çalışmalardan bahsederken şu vurguyu sürekli yapıyor; çalışmayı sevenin, işini sevenin emekliliği olmaz.

Türkçeye karşı duyarlılığını her fırsatta ortaya koyan Toparlı, ömrünü adadığı bu iş için emekliliğin söz konusu olmadığını, dilin daha iyi anlaşılması için hayatın her alanında sürekli bir uğraşa ihtiyaç olduğunu özellikle belirtiyor.

İyi eserleri okumak, dil bilincini sürekli canlı tutmak, geçmiş zamanların eserlerini tanımak, özellikle Kuran alfabesini öğrenmek gerektiğinin önemine de değinen Toparlı, bu bilincin herkes için gerekli olduğunu ifade ediyor.

Kitaplarının tamamını bağışlamış   

Öğrencilik yıllarından itibaren kütüphane oluşturmaya başlayan Recep Toparlı, beş bin civarındaki kitabını Cumhuriyet Üniversitesi Merkez Kütüphanesi’ne ve Sivas Halk Kütüphanesi’ne bağışlamış. Son yıllarda internet sebebiyle kitaba olan ilginin azalmasından dolayı oldukça muzdarip olan hoca, kütüphanelerin işlevlerini yitirdiğinden yakınıyor. Fakat şu vurguyu da yapmadan geçmiyor: “Kitabı elinize alıp onun kokusunu duymadıkça hiçbir zaman bu işin lezzetini alamazsınız.”

Yabancı sözcükler yerine Türkçe karşılığını kullanmak üzerine önemli tespitlerin de yer aldığı söyleşide duyarlılıklara dikkat çeken ifadelerine örneklerle vererek hassasiyetini somutlaştırıyor Recep Toparlı. Dilimize yerleşen kelimelere bulunan karşılıkların toplum nazarında kabul görmesi gerektiğini, “selfie” yerine “özçekim” sözünün çok da kabul görmediğini örneklendiriyor. Olumsuzluklar olsa da ümit vaat eden cümlelerle söyleşiyi noktalıyor Recep Toparlı: “Ben ümitliyim, korkmayın. Türkçe elden gitmez. Türkçeye bir şey olmaz.”

Yedikıta dergisi, 95. sayısında Osmanlı’nın demiryolu projesini kapağına taşımış. Okuyucularına bu ayın eki olarak da demiryolu projesi posterini veriyor. “Baharat tadında tarih”, “şehit sadrazamlar” gibi içerikler okuyucusunu bekliyor. 

 

Mustafa Uçurum

Yayın Tarihi: 28 Haziran 2016 Salı 14:30 Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2016, 14:30
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Cihangir OKUL
Cihangir OKUL - 5 yıl Önce

Hocam Allah uzun ömürler versin. Sizin bu dünyada ve Sivas'ta bulunduğunuzu bilmek. Her an karşılaşabilir ümidiyle yaşamak çok güzel bir duygu.

banner19

banner26