Mesafelere Aldırış Etmeyen Dergi

Kuşluk Vakti; editörü İstanbul'da, sahibi Manisa'da yaşayan ve aradaki onca mesafeye aldırış etmeden, üstelik aylık periyotla yayımlanmaya devam eden nahif bir dergi.

Mesafelere Aldırış Etmeyen Dergi

KUŞLUK VAKTİ'NE VAKİT AYIRIN

 

 

 

 

Her geçen gün edebiyat dergiciliğinin sıkıntılarının arttığı, bu alanda yapılan işlerin kıymetinin azaldığı yönünde şikâyetler biraz daha artsa da, şartlara aldırmaksızın ve maddi karşılık beklemeksizin, tüm samimiyetiyle bu işleri sırtlanan birileri her zaman mutlaka vardır. Olmalıdır da. Zira zannedilenin aksine memleket edebiyatının nabzı; suni teneffüsle yaşayan, resmileşmiş, yıllanmış dergiler yerine bu dergilerde atar. İlk hür teşebbüs girişimini, dost düşman kazanma tecrübesini bu türden dergilerde yaşamış, öğrenmiştir ağabeylerimiz, üstatlarımız.

 

Bu dergilerde yazmaya başlayanlar günü vakti geldiğinde, ırmağı besleyen akarsular gibi, taze kan olur çoğu zaman büyük dergilere.

 

Kuşluk Vakti; editörü İstanbul'da, sahibi Manisa'da yaşayan ve aradaki onca mesafeye aldırış etmeden, üstelik aylık periyotla yayımlanmaya devam eden nahif bir dergi.

 

Yarım gazete ebadında ve sekiz sayfa olarak baskıya hazırlanan dergi, özellikle son birkaç sayıdır biraz da sayfa endişesi yüzünden olsa gerek, yükte hafif, pahada ağır çalışmalar sunma endişesinde.

 

Derginin ilk sayıları dönüşümlü editörlük usulüyle, her sayısı başka bir editör tarafından hazırlandıysa da bir zaman sonra editörlük sıfatı Fatma Zehra'da sabitlendi. Son iki sayıdır İstanbul'dan Manisa'ya, oradan bizim eşiklerimize uzanan yorgun ama heyecanlı ve ümitli bir yüzü var derginin.

 

6. sayısı yakın zaman önce görücüye çıkan dergi yine sıcak muhtevasıyla okunmaya değer sıfatını hak ediyor. Şu Editör, Editör Dedikleri… başlıklı sunuş yazısında dergi editörü; editör kelimesinin ülkemizdeki anlamını, çağrışımlarını yaşadığı tecrübelerden hareketle anlatıyor. İlk sayfada Gülnihal Ümit'in de, Tahayyül isimli bir metni var.

 

Derginin Yazıyorum Çünkü… bölümünün bu sayıdaki misafiri Yıldız Ramazanoğlu. Yazarımız, yazı serüveninden ve yazmanın kendisi için ne ifade ettiğinden bahsediyor samimi itiraflar ve sıcak bir üslupla. Bu sayının söyleşisini ise Ayşe Şahinboy, Münire Daniş ile gerçekleştirmiş. Melek Altun'un, geçen sayı yazmaya başladığı Bosna İzlenimleri, bu sayıda da devam ediyor. Merhum Aytmatov'un manevi kızı, Güzel S. Şonbaeva da dergiyi renklendiren isimlerden…

 

Yine derginin 5. sayısında yayımlanmaya başlanan Yusuf Kaplan'ın, Medeniyet, Şiir ve Modern Türk Şiiri başlıklı yazı dizisinin ikinci yazısı da bilhassa şiire, edebiyata hevesli gençler için bir kılavuz olma niteliğinde.  

 

Dergi, her sayısında bir yazarımıza sürpriz yaparak, dostlarının kaleminden yazara ait portre yazıları derliyor. Derginin bu sayısında A.Turan Alkan için yazılmış portre denemeleri derlenmiş. 

 

Dergide şiir de yayımlanıyor. Tayyib Atmaca, Mustafa Uçurum, Hasan Çağlayan ve Mustafa Oğuz bu sayıda şiiri yayımlanan isimler. Şiir, diğer dergilerimizde olduğu gibi Kuşluk Vakti'nde de halen gereğinden fazla yayımlanmakta.

 

Bunca kelamdan sonra bu dergiye nasıl ulaşacağız diye merak edenler [email protected] adresine bir e-posta göndererek dergiyle irtibata geçebilirler. Unutmadan, Kuşluk Vakti'nin her sayısı, 1 yeni lira...

 

Hüseyin KAYA yazdı

Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2011, 13:25
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner26