Kuşluk Vakti'nde İyi Şeyler Oluyor!

Derginin yeni sayısı gayet ilgi çekici. Zaten sevimli bir yanı da var derginin..

Kuşluk Vakti'nde İyi Şeyler Oluyor!

Kuşluk Vakti'nde İyi Şeyler Oluyor!

 

Derginin yeni sayısı gayet ilgi çekici. Zaten sevimli bir yanı da var derginin. Rasim Özdenören bölümü orjinal! Yusuf Kaplan'ın şiir eleştirileri çok tartışılacağa benziyor!

 

Kuşluk Vakti yedinci sayısıyla yine dopdolu. Dergi her geçen gün büyüyor, bu gerçek. Bu gerçeğin açılımını sunan yazılarla karşılaşıyoruz dergide.

 

Said Konar'ın kitap tanıtım yazısı, Nazife Şişman'ın yazma gerekçesini sunan metni , Kuşluk Vakti'ne düşünsel bir boyut katmış. Nazife Şişman'ın  yazı etkinliğine dair metni, genç kadın yazarlar için öğretici bir yazı. Sibel Eraslan ile yapılan söyleşi, yazarın Siret-i Meryem adlı kitabı için arka bahçe niteliğinde. Söyleşinin bir bölümünde "Yalnızlığı bilinçli tercihtir yazarlık. Cesaret ve bedel ister." diyor, Eraslan.

 

 

Kimi yazarlar içinse yazarlık,yalnızlığın bilinçli çoğaltımıdır. Yazı yazmak, çoğalmayı, anlamla zenginleşmeyi temel alır. Yazı, varoluşsal bir etkinlik aynı zamanda. Dünyaya anlam verme, soruna kökensel bir bakış getirmedir. Yazar hemen her zaman en dipte olandır. Kavrayışta köklere inendir.

 

Önemli bir bölüm!

 

Kuşluk Vaktinde usta yazarımız Rasim Özdenören'e dair bir portre çalışması var.

 

Asım Gültekin, Hüseyin Rahmi Göktaş, Adem Turan, Ümit Savaş, Ayşe Su, Beyza Akyüz kendi Özdenörenlerini anlatmışlar! Hüseyin Rahmi Göktaş'ın yazısını özellikle imliyoruz! Dergideki yazarların Özdenören'e, onun öykü ve fikir dünyasına, hayattaki duruşuna dair izlenimleri, bir öykü ve düşünce yazarı olarak Özdenören'in komplekssiz kişiliğini, mütevazi duruşunu yansıtıyor.

 

Bu önemli. Öncelikle genç yazar ve edebiyatçılar için önemli. Ben eski kafalıyım bu anlamda. Günümüz edebiyatçılarında, günümüz şairlerinde gördüğüm kibri hiç  hoş karşılamam. Yazdığımız her metin bizi daha bir mütavazi kılmalı, diyorum. Mevlânâcıyım ben, Dirilişçiyim, bu anlamda. Başım göğe ermez usta işi bir şiir yazdığımda. Bu bağlamda İsmail Güleç'in Mesnevi Sadece Mesnevi Midir adlı yazısını kardeşim gibi gördüğümü söylemek isterim. Bu toprakların ruhundan sesleniyor çünkü. Değerlerimizden konuşuyor, bizi konuşuyor.

 

Kuşluk Vakti, şiir konusunda bir yoğunluğa sahip değil henüz. Derginin şiddetle genç şiire, genç şaire ihtiyacı var. En büyük eksiği şimdilik bu. Bunun yanında Yusuf Kaplan örneğinde olduğu gibi iddialı, meselesi olan yazılar yer almalı dergide.

 

Kaplan şiiri eleştiremez mi?!

 

Yusuf Kaplan'ın yazısının tartışmalı tarafları var. Kaplan, eleştirisini günümüz şiirine getirseydi katılabilirdik. Günümüz şirinin istikamet fikrinden, büyük atmosferden yoksun oluşunun köklerini İkinci Yeni'de arayabiliriz pekala. Öncelikle Yusuf Kaplan bir şair ve eleştirmen değil. (Mustafa Celeb'in bu cümlesine Asım Gültekin katılamadı!) Şiire dair eleştirel ölçütleri baz almalıydı. İkinci Yeni'yi hapishane deği,l şiire getirilen bir özgürlük (özellike şiirde kelimenin yeri, dil-içi imkanlar bakımından) olduğunu söyleyeceğiz.

 

İkinci Yeni, Türk modernleşmesinin yüz akıdır. Yusuf Kaplan, modern insanın serüvenini, hayata tutunma arayışını Turgut Uyar'ın şiirinden okuyabilirdi mesela. İnsanın yabancılaşma olgusunu  Edip Cansever özelinde ele alabilirdi. Sezai Karakoç şiirini yeni-gerçekçi açıdan işleyebilirdi. Hakeza Cemal Süreya, Ece Ayhan, Ülkü Tamer, İlhan Berk şiirlerini modernizm bağlamanında inceleyebilir, çözümleyebilirdi. İkinci Yeni'nin merkezinde duran adam Sezai Karakoç'tur.

 

Şiirde medeniyet pespektifi Karakoç'la zirveye taşınır. Ama Karakoç'un şiirine sadece medeniyetçi bakış açısından yaklaşmak da bizi şiirden uzakaştırabilir. Şiirde hüküm cümleleri şiire dair yaklaşımlar kucaklayıcı olmalı. İkinci Yeni her anlamda bir imkandır. İkinci Yeni'yi doğru okumak gerekiyor. Bu şiir hala bu imkanı, bu vasfını koruyor.

 

Artık Kuşluk Vakti'nin düşünsel bir ağırlığı var ve öyle inanıyorum ki, özellikle şiir üzerine düşünen genç şairlerin poetik metinlerine yer verdiğinde,  her sayısıyla ivme kazanan bir dergi olacaktır.

 

 

 

Mustafa Celep ve Asım Gültekin, beğendiler.

 

                                                               

Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2010, 23:27
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdurrahman Cem
Abdurrahman Cem - 12 yıl Önce

Taşrada edebiyat olur mu?
olmaz mı?
Bunun cevabını veriyor kuşluk vakti.

Yakup ÖZTÜRK
Yakup ÖZTÜRK - 12 yıl Önce

dergi gercekten iyi isler yapiyor
yer verdigi imzalar dikkate deger
helal olsun
kusluk vakti'ni okumak bugun bir edebiyat dergisi takip etmek olabiliyor...

Hatice Algın
Hatice Algın - 12 yıl Önce

Yusuf Kaplan'ın şiir eleştirilerini çok merak ediyorum. Dergiyi alacağım inşallah.

Birokur
Birokur - 12 yıl Önce

Sevgili Asım Gültekin'in yorulmak bilmez gayretlerinin bir uzantısı olarak kurduğu, güzel şeyler yapan, esprili, "beyaz haberler" veren, belli bir düzeyi tutturduğu gözlenen http://www.dünyabizim sitesinde, Hüseyin Kaya'nın yazıya dikkat çeken kısa bir "haber-metni"yle, Mustafa Celep ve Asım Gültekin'in kaleme aldıkları bir yazıda değinilmiş nehir-yazıya.

Devamı: Yeni Şafak / Yusuf Kaplan

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=28.11.2008&y=YusufKaplan

banner19

banner13

banner26